- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -2 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
10 TL’ye dünyada yatırım yapın !

Akbank’ın BRIC fonu 2 ay gibi kısa sürede büyük bir ilgi gördü. Neden mi ?
19 Mart 2010 / 15:38
HABER3.COM / Son yıllarda artan yatırım fonlarına ilgi büyük.. Fonlarda son aylarda en dikkat çeken ise Akbank’ın BRIC fonları oldu.
Akbank ve Ak Portföy’ün Ocak 2010’da Franklin Templeton işbirliği ile yatırımcılara sunduğu BRIC fonlarının büyüklüğü 2 ay gibi çok kısa bir sürede yaklaşık 48 milyon TL’yi buldu.
Bu büyük ilginin arkasında ise sadece 10 TL’ye bile uluslararası piyasalarda yatırım yapabilme imkânı yatıyor. Peki, BRIC fon nedir ve BRIC fonlarına nasıl yatırım yapılabilir?
İşte buna dair bugün Ak Portföy Genel Müdürü Cem Yalçınkaya, Türkiye’nin önde gelen internet haber sitelerinden isimlerle bir araya geldi.
Yalçınkaya, Akbank, Ak Portföy ve Franklin Templeton ortak girişimiyle çıkartılan Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin ülkelerinin hisse senetlerine yatırım yapma imkanı sağlayan BRIC fonlarının sadece 10 TL’ye uluslararası piyasalarda yatırım imkânı sağlandığına dikkat çekerek, “BRIC fonu gelişmekte olan piyasalarda en fazla büyüme potansiyeline sahip ülkelere doğrudan yatırım yapma imkanı sağlıyor. BRIC fonu sayesinde Türk yatırımcılar, bu ülkelerin piyasalarına Franklin Templeton’ın tecrübesini kullanarak yatırım yapabilecekler” dedi.
Yalçınkaya, BRIC fonlarının yatırımcı profilinin ise yurtdışı piyasalarla ilgilenen hisse senedine aşina yatırımcılar, alternatif getiri arayışında olanlar ve bahsi geçen ekonomilerin büyüyeceğini düşünen yatırımcılar olduğunu söyledi.
Yalçınkaya, BRIC fonlarının yatırımcı profilinin ise yurtdışı piyasalarla ilgilenen hisse senedine aşina yatırımcılar, alternatif getiri arayışında olanlar ve bahsi geçen ekonomilerin büyüyeceğini düşünen yatırımcılar olduğunu söyledi.
BRIC’İN ÖZELLİKLERİ NELER ?
29 Ocak 2010’da kurulan fonda, ağırlıklı olarak Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin ülkelerinin borsalarında işlem gören şirketlere yatırım yapılıyor. Gelişmekte olan bu 4 ülke borsalarına kolay ve masarfsız yatırım sayesinde bu ülkelerin yüksek büyüme potansiyeline ortak olunuyor.
Kısa vadeli piyasa dalgalanmalarını ön planda tutmaksızın, uzun vadeli getiri ve büyümeyi amaçlayan fon için yılda sadece %2,25’lik bir yönetim ücreti alınıyor. Ayrıca vergisel yükümlülüklerin takibi kolayca yapılabiliyor.
En az 1.000 pay yani en az 10 TL ile alınabilen fonda satış emri verildikten bir gün sonra fon bedelini alabiliyorsunuz.
29 Ocak 2010’da kurulan fonda, ağırlıklı olarak Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin ülkelerinin borsalarında işlem gören şirketlere yatırım yapılıyor. Gelişmekte olan bu 4 ülke borsalarına kolay ve masarfsız yatırım sayesinde bu ülkelerin yüksek büyüme potansiyeline ortak olunuyor.
Kısa vadeli piyasa dalgalanmalarını ön planda tutmaksızın, uzun vadeli getiri ve büyümeyi amaçlayan fon için yılda sadece %2,25’lik bir yönetim ücreti alınıyor. Ayrıca vergisel yükümlülüklerin takibi kolayca yapılabiliyor.
En az 1.000 pay yani en az 10 TL ile alınabilen fonda satış emri verildikten bir gün sonra fon bedelini alabiliyorsunuz.

HER AY İKİ ANAPARA KORUMALI FON
Türk yatırımcıların birikimlerini genel olarak kısa vadeli ve risksiz ürünlerde değerlendirmeyi tercih ettiğini belirten Ak Portföy Genel Müdürü Yalçınkaya, “Türkiye’de birikimlerin dörtte üçü mevduatta değerlendiriliyor. Bunun üçte biri ise döviz cinsi mevduatta. Toplam yatırım fonu sektörünün yüzde 80’inin likit fon olduğu ülkemizde artık ürün yelpazesinin genişlemesi gerektiği bir döneme girdik. Kriz öncesi elde ettiği getirileri arayan yatırımcılar için artık bir miktar risk almanın vakti gelmiş gibi görünüyor” dedi.
Türk yatırımcısına anaparasını kaybetmeden, riskli yatırım araçlarına yatırım yapabilme imkânı sağlayan anapara korumalı ve garantili fonlarda yüzde 26 pazar payına sahip olduklarını belirten Yalçınkaya, her ay iki anapara korumalı fonu yatırımcılara sunduklarını söyledi.
Şubat 2010 sonu itibariyle, Ak Portföy’ün yönettiği toplam varlık tutarı 6.5 milyar TL’ye ulaştı. Yatırım fonları, emeklilik yatırım fonları ve kurumsal&bireysel porföy yönetimi kurumun 3 temel işkolu.
Yalçınkaya, kurumsal&bireysel portföy yönetimi işkolunda 33 müşteriye portföy yönetimi konusunda hizmet verdiklerini belirterek, “Müşterilerimiz ağırlıklı olarak kurumsal müşteriler. Şubat 2010 sonu itibariyle işkolunda 615 milyon TL tutarında fon yönetiyoruz. Çok hızlı büyüdük. 2009 yılında işkolunda piyasa yüzde 46 büyürken, Ak Portföy yüzde 137 büyüdü” dedi.
YALÇINKAYA: “FAİZLERDEKİ DÜŞÜŞ, YATIRIMLARI RİSKLİ ÜRÜNLERE YÖNLENDİRİYOR”
Yalçınkaya, ekonomide yaşanan son global krizle birlikte TL mevduat ve bonolara yatırım yaparak yüksek getiri elde eden yatırımcılar için ortamın değiştiğini ifade ederek, “Son krizle birlikte tüm dünyada ve Türkiye’de faiz oranlarında gördüğümüz düşüş, yurtiçinde hanehalkının yıllardır değişmeyen yatırım tercihlerinin farklılaşmasına ortam hazırlıyor. Artık risksiz ürünlerde yüksek getiri sağlama imkânı kalmadı. Özellikle mevduat ve bono faizlerinde gelinen tarihi düşük seviyeler, Türkiye’deki risksiz enstrümanlarla yüksek getiriye sahip olacağımız ezberini bozarak, kademli olarak yatırımcıları riskli ürünlere doğru yönlendiriyor. Artık, eski getiri düzeyini korumak isteyen yatırımcılar birikimlerinin en azından bir kısmı ile daha riskli yatırımlar yapmak durumunda kalacak” dedi.
Türk yatırımcıların birikimlerini genel olarak kısa vadeli ve risksiz ürünlerde değerlendirmeyi tercih ettiğini belirten Ak Portföy Genel Müdürü Yalçınkaya, “Türkiye’de birikimlerin dörtte üçü mevduatta değerlendiriliyor. Bunun üçte biri ise döviz cinsi mevduatta. Toplam yatırım fonu sektörünün yüzde 80’inin likit fon olduğu ülkemizde artık ürün yelpazesinin genişlemesi gerektiği bir döneme girdik. Kriz öncesi elde ettiği getirileri arayan yatırımcılar için artık bir miktar risk almanın vakti gelmiş gibi görünüyor” dedi.
Türk yatırımcısına anaparasını kaybetmeden, riskli yatırım araçlarına yatırım yapabilme imkânı sağlayan anapara korumalı ve garantili fonlarda yüzde 26 pazar payına sahip olduklarını belirten Yalçınkaya, her ay iki anapara korumalı fonu yatırımcılara sunduklarını söyledi.
Şubat 2010 sonu itibariyle, Ak Portföy’ün yönettiği toplam varlık tutarı 6.5 milyar TL’ye ulaştı. Yatırım fonları, emeklilik yatırım fonları ve kurumsal&bireysel porföy yönetimi kurumun 3 temel işkolu.
Yalçınkaya, kurumsal&bireysel portföy yönetimi işkolunda 33 müşteriye portföy yönetimi konusunda hizmet verdiklerini belirterek, “Müşterilerimiz ağırlıklı olarak kurumsal müşteriler. Şubat 2010 sonu itibariyle işkolunda 615 milyon TL tutarında fon yönetiyoruz. Çok hızlı büyüdük. 2009 yılında işkolunda piyasa yüzde 46 büyürken, Ak Portföy yüzde 137 büyüdü” dedi.
YALÇINKAYA: “FAİZLERDEKİ DÜŞÜŞ, YATIRIMLARI RİSKLİ ÜRÜNLERE YÖNLENDİRİYOR”
Yalçınkaya, ekonomide yaşanan son global krizle birlikte TL mevduat ve bonolara yatırım yaparak yüksek getiri elde eden yatırımcılar için ortamın değiştiğini ifade ederek, “Son krizle birlikte tüm dünyada ve Türkiye’de faiz oranlarında gördüğümüz düşüş, yurtiçinde hanehalkının yıllardır değişmeyen yatırım tercihlerinin farklılaşmasına ortam hazırlıyor. Artık risksiz ürünlerde yüksek getiri sağlama imkânı kalmadı. Özellikle mevduat ve bono faizlerinde gelinen tarihi düşük seviyeler, Türkiye’deki risksiz enstrümanlarla yüksek getiriye sahip olacağımız ezberini bozarak, kademli olarak yatırımcıları riskli ürünlere doğru yönlendiriyor. Artık, eski getiri düzeyini korumak isteyen yatırımcılar birikimlerinin en azından bir kısmı ile daha riskli yatırımlar yapmak durumunda kalacak” dedi.
Akbank ve Ak Portföy olarak inovasyona verilen önemle geliştirdikleri yeni ürünleri yatırımcılara sunmaya her zaman liderlik ettiklerini belirten Yalçınkaya, 2006 yılında ilk altın fonunu ve 2007 yılında Türkiye’nin ilk anapara korumalı fonu yatırımcılara sunduklarını belirtti. Yalçınkaya, “Bu fon yüzde 73 getiri ile yatırımcısının yüzünü güldürmeyi başardı” dedi.
Anapara korumalı ve Garantili fonların Türk yatırımcısının yatırım alışkanlıklarının değişmesine ciddi katkılar yapabilecek ürünler olduğunu anlatan Yalçınkaya, “Bu fonlar yatırımcıya anaparasını kaybetmeden, riskli yatırım araçlarına yatırım yapabilme imkânı sağlıyor. Örneğin 100 TL’si ile bu fonlardan alan bir yatırımcı, vade sonunda en kötü ihtimalle 100 TL’sini geri alıyor. Bunun üzerine önceden belirlenmiş olan bir yatırım aracının (borsa, altın vs.) yükseliş veya düşüşünün belli bir yüzdesini de kazanabiliyor” dedi.
Yalçınkaya, farklı yatırım araçlarının getirisinin belli bir yüzdesini yatırımcısına taahhüt eden bu fonların, aynı zamanda yatırımcıların portföylerinde çeşitlendirme sağladıkları için riski azaltabilecek bir etkiye de sahip olduklarını söyledi.
Yalçınkaya son olarak, “Artık yatırımcıların birikimlerinin ufak da olsa bir bölümüyle bir miktar risk alma dönemi gelmiş gibi görünüyor. Piyasaya sürülen bu tip yeni fonların Türk yatırımcısının yatırım imkânlarını zenginleştirerek daha yüksek getiri elde edebilmelerine olanak verecek” diye konuştu.
Etiketler: 2010, Arkas, Hızlı, Zaman, Şubat, Ocak, Rusya, Hindistan, Brezilya, Akbank, seçim sonuçları
3045
Günün Popüler Haberleri
Bu Kategorinin Diğer Haberleri
Son Dakika Haberleri
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








































