• Tacizci adama linç girişimi !
  • CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
  • Bakan Soylu söz verdi ''Hesabını ödeteceğiz''
  • Sivillerin üzerine bomba yağdı: 200'den fazla ölü var
  • Avrupa Komisyonu Türkiye'nin AB Büyükelçisi'ni çağırdı
Elvan Göknel Karaçay

46 Yok Olan - Erdal Beşikçioğlu

Geçtiğimiz Pazar geceyarısına doğru, yepyeni bir dizi başladı.

Dizinin başrolünü, arızalı komiserimiz, Erdal Beşikçioğlu oynuyor. Beşikçioğlu, yeni dizisinde de, bir Genetik Profesörünü oynuyor. İlk altmış dakikadan anladığımıza göre, ilerleyen bölümlerde, Doktorun kişilik bölünmesini, bol bol göreceğiz diyebiliriz.

Konu çok alışılmadık, adeta ezber bozuyor. Türk dizi izleyicileri, bu diziyi ya sevecek, ya da sevmeyecek. Çizgisi çok net. Bu diziye, ya kaptırır izlersiniz, ya da kanal değiştirirsiniz. Gerilim var, halüsinasyon, şamanizm var.

Hani bildiğimiz, aşina olduğumuz aşk - aldatma - zengin kız - fakir oğlan tarzı, asla değil.

Dizinin süresi sadece 60 dakika. İnşallah, ilerleyen bölümlerde süre, sarkmaz.

46 Yok Olanın konusu ise kısaca şöyle; kız kardeşini hayata döndürmek için bir bilim insanının kendini kobay olarak feda etmesi, büyük çabalar harcaması ve sonunu kimsenin tahmin edemeyeceği bir yolculuğa çıkışının hikayesi. (Alıntı)

Oyuncu kadrosu ise, Erdal Beşikçioğlu, Melis Birkan, Yasemin Allen, Ayça Eren, Saygın Soysal, Berkan Şal (Behzat Ç - Akbaba)

Yönetmen : Serdar Akar

Senaryo: Ercan Mehmet Erdem (Alıntı)

Dizi sektörünün, kromozomlarını bakalım, bu dizi nasıl bozacak.

* * * * *

SABAH RİTÜELLERİM :)...

Eminim, sabah uyandığınızda alışkanlık haline gelmiş davranışlarınız vardır.

Çilink gözlerimi açtım değil mi, önce sevgilime bir sabah busesi kondururum. Sonra yüz yıkama vs, alarmımızın şifresini girerim, interneti kontrol ederim, neredeyse tüm perdeleri ve camları açarım, Shela kızın ıslak burnuna bir öpücük olmazsa olmazımdır, ardından dumanı üzerinde mis kokulu kahvemi alırım köşede ki koltuğuma kurulurum. Eğer, güne çok erken gözümü açmışsam, saat 07:00 civarında da çayı demlerim ve sofrayı kurarım.

Ardından da, Muko yu uyandırırım. O uyanınca, günümüz başlamış olur. Düşeriz o günün telaşına.

Sizlerin var mı sabah ritüelleriniz. Varsa neler.

Düşünün bakalım, siz neleri sabah alışkanlıkları haline getirmişsiniz. Ezbere alınmış gibi neler yapıyorsunuz sabahları.

Şimdiden iyi eğlenceler.

* * * * *

BİR ZAMANLAR ...

Bir zamanlar, Adile Naşit, Münir Özkul' un oynadığı sıcacık aile filmleri vardı.

Hani, her kapıdan çocuk seslerinin geldiği kalabalık bir aile, sonunun mutlaka tatlıya bağlandığı çekişmeler. Varlıkta - yoklukta, omuz -omuza, elelele, her küçük mutlulukta, atılan neşe dolu  kahkahalar.

Evin kızının flörtü olduğunda, çatılan kaşlar, soru soran bakışlar. En son, evin babasının duyduğu durumlar.

Asla bağnazlıkla bağdaşmayan, sadece ufak uyarılarda bulunulan zamanlar.

Bugünlerdeyse, böylesi sıcacık ailelerin olduğuna adım gibi eminim.

Varsa, gelecekte ki güzel günler için hala, umut var demektir.

Aman diyeyim, böyle bir ailede yaşıyorsanız, kıymetini bilin en ufacık esintide savrulmayın dört bir yana.

* * * * *

Sevgili Evren, sağlıklı - sıhhatli - besbereketli - oldu en sonunda bimbambom diyeceğimiz bir Çarşamba günü yaşayalım hepimiz pls.

Pazartesi gününe kadar hoş kalın, hoşça kalın.

P.S: Cuma günü, 1 Nisan Şaka Günü. Lütfen, şakalarınızın dozunu kaçırıp, tat tuz bozmayın.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS