• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 56.000
  • Dolar
  • 1,8465
  • Euro
  • 2,3365
  • Altın
  • 617,91
  • Ankara : 10 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • İzmir : 12 °C
  • Adana : 17 °C
  • Antalya : 16 °C
  • Diyarbakır : 13 °C
13 bin Euro maaş alan danışman kim ?
Özel okullara 4+4+4 zammı
''Oğlum bak git'' dedi, gitmeyince...
Kadınları etkilemenin en kolay yolu
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

Aa1 Bana Cevap Ver !…

Veysel Batmaz

AA1, Uzan Grubu’nun Mayıs ve Haziran aylarında televizyon izleme ölçümleri (rating) yapan AGB’ye karşı, benim de benzer bilimsel eleştirilere yer veren yazılarımı STAR Gazetesi ve Televizyonunda yayınlayarak başlattığı eleştiri, uyarı ve teşhir kampanyasını, medya terörü yaftası ile anarak, Uzan Grubu’nun, bütün bu olanlardan sonra yeniden AGB ölçüm sistemine girmesini “utanmazlık” olarak nitelendiriyor (Hürriyet, 14 Eylül 2003).

Uzan Grubu’nun bu tür bir nitelendirmeye ne tür cevap vereceğini, konu ile ilgilenen herkes gibi ben de merak ediyorum.

Fakat benim merak ettiğim apayrı bir konu daha var: Ben tam dört ay, beni, STAR yayın organlarında yayınlanan yazılarımdan dolayı kendisine hakaret ettiğim gerekçesi ile mahkemeye vermiş olan AA1’den, bana cevap vermesini, bilimsel olarak sözünü ettiğim yanlışlara ne diyeceğini bekledim ve ne tür bir cevap vereceğini merak ettim.

Haziran ayında izleme ölçümleri ile ilgili RTÜK’ün A.Ü.İ.F’ne düzenlettirdiği toplantısında birlikte olmamıza rağmen (AA1, o sırada AGB ile olan ilişkisi kesilmiş olduğu halde RTÜK’ün davetlisiydi ve beni bu toplantıya RTÜK ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi davet etmemişti; STAR grubunun daveti üzerine, STAR kontenjanından müdahil olarak bu toplantıya katıldım.), AA1 bana cevap vermedi. Bu toplantıda da, sanırım yakında tutanakları yayınlanacaktır, idare-i maslahatçı görüşler beyan etti. RTÜK Başkanı Fatih Karaca’nın, “AGB yaptığını gizliyor; onlardan, raporlarını ve ayrıntılı bilgi istedim bana vermediler” suçlamasına karşı, mealen, AGB’de yanlışlık olmadığını, yanlışlık varsa düzeltilmesini tavsiye etti. Oysa, konu AGB’de olan yanlışlık değil, AGB’nin yaptığı ve yaptırttığı araştırmanın, teknik sözleşmeden kaynaklanan, yürütülmesi, denetlenmesi ve raporlanması aşamasında denetçi olarak çalışan Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. AA1’in konumundaki ve rating ölçümlemesine de yansıyan yanlışlıklardı. Sorun, araştırmanın karakuşi yapıldığı; bilimselliği kuşkulu bir yapısı olduğu idi. Bu sorunlar ve yanlışlıklar hem Internet sitelerinde, hem benim ve Prof. Dr. Ümit Atabek’in yazdığı makalelerde, hem de STAR grubunun yayınlarında yeteri kadar maddi delilleriyle ve bilimsel olarak ortaya kondu.

AA1, Uzanlar hakkında, siyaset ile medya terörünün ittifakı biçimindeki linç kampanyası çerçevesinde ileri geri konuşuyor ama, konunun benimle ilgili olan bilimsel kısmının, kendisi tarafından yargıya intikâl ettirilmiş olduğunu düşünerek veya bu bahaneye sığınarak da, bana cevap vermiyor olabilir. Ancak, mahkemelik olduğumuz konu, benim ona hakaret ettiğim iddiasıdır. Ve külliyen yanlıştır. Ona hakaret etmedim, onu bilimsel olarak sert bir uslüpla teşhir ettim. Kullandığım uslüp AA1’in Hürriyet Gazetesindeki yazılarında kullandığı uslübun aynıdır.

AA1, STAR Grubu ile de mahkemeliktir, onları da aynı konuda mahkemeye vermiştir. Uzan Grubuna veryansın etmekten, hakaret yüklü kelimelerle Uzan Grubunu nitelendirmekten, olguları değiştirerek sunmaktan geri kalmıyor. Ama bana bilimsel olarak cevap veremiyor.

Sığındığı tek bahane şu: Diyor ki, ben eğer Hürriyet gibi bir yayın organında Veysel Batmaz’dan isim olarak bahsedersem, ne kadar kötü bahsedersem bahsedeyim, haksız yere meşhur olur. Bunu yapmak istemiyorum. Bir bilim adamının tavrına bakın !

Hürriyet gazetesindeki 25 Mayıs 2003 tarihindeki Pazar yazılarının arasında aynen şöyle diyor: “suskun kalıyorum çünkü Hürriyet’te beni eleştirenlerin ve bana hakaret edenlerin isimlerinden bahsedersem haksız bir üne kavuşurlar, o nedenle sadece bunları hakaretten mahkemeye vereceğim, onlara cevap vermeyeceğim.”

*******

Bak AA1 ! Hadi, bir bilimadamı gibi değil, seni bir köşeci yazıcısı gibi göreyim, bir anlık:

Ben Türkiye’de ve hatta konum ile ilgili olarak dünyadaki bazı bilimsel çevrelerde yeteri kadar meşhurum. Türkiye’de bilimsel ve sektörel camiada, ben bir şey söylersem herkes oturur dinler. Medya, iletişim, reklam, sosyal psikoloji, uluslararası ilişkiler ve siyasal iletişim ve araştırma konusunda bu tam 15 yıldan beri böyledir.

Sen daha rating denilen ölçüm biriminin adını, kısa pantolonlu olmaklığın yüzünden bilmiyorken, ben Reklamcılar Derneği adına, Güntaç Özler ve Sevan Nişanyan ile birlikte PİAR-GALLUP’un yaptığı Türkiye Medya Araştırmasını (TMA) denetliyordum, Manajans/Thompson’da araştırma müdür iken.

PİAR’ın raporunda, “Okuma-yazma Bilmeyenler” kolonunda, 5000 Hürriyet, 2000 Tercüman okuru’nu ilk gören ve Eli Acıman’a haber veren benim. Haluk Ağabeyoğlu şahittir. O zamanlar da bu işler Türkiye’de karakuşî yapılıyordu, anlayacağın.

Ben TMA günlerinde, şimdi unutmuş ama, PİAR’ın Genel Müdürü Temel Aksoy ile, medya ölçümleri konusunda, Güntaç Özler’in Medya dergisinde tartışmaya giriyordum. Bunların çoğunu kitabımda (MEDYAYA DÜŞMAN YETİŞTİRİYORUM, Karakutu Yayınları, 2003) yayınladım. Tamamını yakında yayınlayacağım.

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in Kanal-D Koordinatörlüğü sırasında, sana tevdi edilen AGB Denetçiliğini, İzmir Tolga ilk kez bana teklif etmişti. Pınar Kılıç ile parada anlaşamadığımız için kabul etmedim.

O nedenle benim meşhur olmamdan korkma. Meşhurluk adama para kazandırmaz; başını da belaya sokar. Eğer Umumi Neşriyat Müdürün izin vermiyorsa, benim yaptığım gibi yap, bana Internet’te cevap ver. O zaman meşhur olmama imkân da vermemiş olursun. Ya da danışmanlığını yaptığın MediaCat Dergisinde cevap ver. Ya da Reklamcılar Derneği veya Vakfının Internet sitesinde, AGB’ninkinde, ya da ParsMcCann’inkinde cevap ver. Ya da utanmaz diye nitelediğin STAR gazetesinde. Ver ki, bilimsel tartışma nasıl olur, görsün bu medya. Ama senden bir ricam var: Cevap verdiğin zaman bana bir e.mail at ki, haberim olsun. Ve cevabın mutlaka yazılı olsun. Bazı sitelere zamanım el vermediği için bakamıyorum.

Sen bugüne kadar bana cevap vermedin, beni mahkemeye verdin. Ben ise adama cevap veririm, mahkemeye vermem.

*******

Benim AA1’den istediğim, bilimsel namusu olan her bilim adamı gibi davranıp, bana, konu ile ilgili yazdığım dört makaleye, ki bunların tamamı mahkeme’ye de delil olarak sunulup resmi kayıtlara geçmiştir; İÜ ve İTÜ’deki bilimsel camialara dağıtılmıştır, Internet’te (ve ikisi STAR’da) yayınlanmıştır, bu makalelerde ileri sürdüğüm bilimsel eleştiri ve teşhirlere cevap vermesidir. Hadi azgın azınlık diye nitelendirdikleri Internet’tekileri okuyamadı; STAR Gazetesinde yayınlanları okumadığını iddia edemez; diğerleri de aynı çerçevededir. Ayrıca herhalde bugüne kadar mahkeme eliyle de kendisine iletildi bu makaleler.

AA1’in, öyle, Türk medyasını bu hale getiren, diğer tüm gruplarda da, STAR Grubu içinde de şu an varolan bir takım medyacıların (bunların isimleri diğer yazılarımda var), her çalıştıkları yayın organını, hiç bir referans sabitlikleri ve bilimsel tavırları olmadan, farklı farklı etkileyerek, bir medya grubunun dört ay içinde verdiği söylenen çelişkili kararlarıyla uğraşacağı; bu tür çelişkili davranışları “utanmazlık” olarak addedeceği yerde, ki isterse bunu da yapar tabii, bana ne, bana bir bilim adamı gibi cevap vermelidir. Sadece ve sadece bilimsel olarak.

*******

Bak AA1, seni adınla daha önce uyarmıştım (Radikal İki’de yayınlanan bir yazımda), eğer benimle ilgili Hürriyet’te yazarsan, yazdığın yer kadarını bana da ayıracaksın. UNM’ün izin vermese bile. Internet ise serbest… Ve artık asıl bilimsel mecra burası… Kızgın, cehaletten bıkmış, cehaletle savaşan ve bilimsel çoğunluk burada, Internet’te.

Bak, bir şey daha söyleyeyim, ben medya testisi değilim; Ferhat Boratav’ı severim ama, sakın beni, Fatih Altaylı’ya özenerek, o ÇENENETÜRK’teki absürd programına davet etme, çıkmam; nedenini de istersen sevgili Uğur Dündar’a sor, o anlatsın sana.

Hiç korkma, ben adamı mektebe göndermem; mahkemeye de vermem, (…….).

Prof. Dr. Veysel Batmaz
15 Eylül 2003


Bu yazı toplam 171 defa okunmuştur
    * Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
Yazarın Diğer Yazıları
MANŞETLER
Savcı serbest kalmasına itiraz ettiİşte en düşük fiyatlı otomobillerKadınlara müjde ! Bu bir müjde...Bakan: Vur emrini o komutan verdi !Eşini ve çocuğunu öldürüp...TTNET, YALIN NETLİMİTSİZ PAKETKokoreççi ölümle dans ettiÇobanlar köye geri dönüyorFuhuştan kaçtı CEV'den atıldı!Dul kadına maaşa isyan ettiler !
FIRSATLAR
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim