- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -3 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : -2 °C
AK Parti neden ''7 yıl'' istiyor ?

Ankara’da iktidar partisi ile muhalefet yine, yeniden bir tartışma içine girdi; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 5 yıl mı, 7 yıl mı görev yapacak? Peki ama daha yeterli süre varken bu tartışma nereden çıktı?
İKTİDAR PARTİSİ NE DİYOR?
Ak Parti, sürenin 7 yıl olduğunda sonuna kadar ısrarlı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan, partinin en yetkin hukukçusu, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’ya kadar tüm Ak Parti kurmayları “Gül’ün görev süresi 7 yıldır. Dolayısıyla 28 Ağustos 2014’e kadar Cumhurbaşkanı” açıklamaları yapıyorlar.
MUHALEFET NE İSTİYOR?
Diğer taraftan ise, gerek CHP Lideri Deniz Baykal, gerekse MHP Lideri Devlet Bahçeli, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nın 5 yıl olduğunu, sürenin 28 Ağustos 2012’de sona ereceğini savunuyorlar.
Tabii tartışma olunca, Ankara’da senaryolar da hemen konuşulmaya başlanıyor;
Senaryolar, şu soru etrafında şekilleniyor;
Ak Parti neden 7 yılda bu kadar ısrarlı? İşte bu konuda Ankara’da konuşulan senaryolar:
SENARYO 1
ERDOĞAN, “GÜÇLENDİRİLMİŞ CUMHURBAŞKANLIĞI” İSTİYOR
Bu konuda en çok konuşulan senaryoya göre, bu ısrarın ardında Recep Tayyip Erdoğan’ın Çankaya Köşkü’ne çıkma isteği yatıyor.
Buna en büyük gerekçe olarak da, Başbakan’ın önümüzdeki genel seçim için yaptığı “bu benim milletvekili adayı olarak gireceğim son seçim” açıklaması gösteriliyor.
Ankara kulislerine göre, Erdoğan Çankaya Köşkü’ne Cumhurbaşkanlığının mevcut yetki ve sorumlulukları kapsamında çıkmak istemiyor.
“Güçlendirilmiş bir Cumhurbaşkanı” olmak istiyor.
Bunun için ise, Anayasa değişikliği lazım.
Oysa, mevcut genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimi takvimine bakıldığında böyle bir Anayasa değişikliğine süre kalmıyor;
Nasıl mı? İşte takvim;
Genel seçimler Temmuz 2011’de yapılacak.
Başbakan Erdoğan seçimin teknik nedenlerle sadece birkaç ay erkene alınabileceğini söyledi. Bu durumda genel seçim tarihi 2011’in bahar ayları oluyor.
Seçimin ardından önce TBMM’nin yönetiminin oluşturulması, ardından da hükümetin kurulup, yeni Meclis’ten güvenoyu alması gerekiyor.
Bu süreç nereden bakarsanız bakın, yaklaşık 3 aya denk geliyor.
Yani işleyen bir TBMM ve işleyen bir hükümetin kurulması en iyi ihtimalle 2011’in yaz sonuna ya da sonbahar başına denk geliyor.
Şimdi diğer takvime, yani Cumhurbaşkanlığı seçim takvimine bakalım;
Eğer Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresi, muhalefetin ısrar ettiği gibi 5 yıl ise, Cumhurbaşkanlığı seçiminin en geç 2012 Ağustos’unda tamamlanması gerekiyor.
Bu da, seçimlerden sonra kurulacak yeni hükümete, Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar en fazla bir yıllık bir süre bırakıyor.
Bu bir yıl “net” süre de değil;
Çünkü bu bir yıl içinde, Cumhurbaşkanlığı seçim takviminin oluşturulması, adayların propagandası için süre sağlanması, adayların gerekli oyu alamaması halinde, ikinci tur oylama yapılması gibi süreçler yer alacak.
Kısacası, takvim o kadar kısıtlı ki, Ak Parti çok yüksek oy bile alsa, “güçlendirilmiş Cumhurbaşkanı” için Anayasa değişikliği yapacak zamanı kalmayacak.
Oysa, Gül’ün görev süresinin 7 yıl olarak kabul görmesi halinde, 2011 genel seçimlerinden başarıyla çıkacak bir Ak Parti iktidarına 2014 Ağustosuna kadar istediği Anayasa değişikliğini yapacak süre kalıyor.
İKİNCİ SENARYO;
AK PARTİ 2011’DE YÜKSEK OY ALAMAZSA
Senaryonun ikinci kısmı ise şöyle;
Ya Ak Parti, 2011 genel seçimlerinde beklediği oyu bulamaz, oy oranı düşerse;
Böyle bir durum da, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nın önünün kapanacağı konuşuluyor;
Senaryo şöyle;
Ak Parti 2011 seçimlerinden birinci parti olarak çıksa, az farkla tek başına iktidar olsa bile, 2012’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde karşısında muhalefeti “tek cephe” olarak bulması büyük ihtimal.
Malum;
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylardan herhangi birinin ilk turda yüzde 50’nin üstüne çıkamaması halinde, ikinci tura gidilecek.
İkinci tura da sadece iki aday katılacak.
Aday olması halinde, 2011’de oylarını düşürmüş bir Tayyip Erdoğan’ın, 2012’de Cumhurbaşkanlığı seçiminde halkın yüzde 50’sinin oyunu alması zor.
Bu durumda, ikinci tur oylama yapılır.
Ve bu oylamada da, Erdoğan’ın karşısında kalan “ikinci en çok oyu alan aday” çıkar. Bu turda “AK Parti karşıtlarının” oyu birleşir, muhalefetin hemen hemen tümünün desteğini alan bu ikinci aday, kim olursa olsun, Erdoğan’ı geçip Cumhurbaşkanı seçilir.
İşte asıl korkulan senaryo da bu;
Düşünün;
2011 seçimlerinden Ak Parti, az farkla da olsa iktidarı kazanmış.
2012’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise, Ak Parti’nin desteklediği aday –Erdoğan ya da bir başkası- muhalefetin “tek cephe” gibi davranması sonucunda Çankaya Köşkü’ne çıkamamış.
Çankaya’ya “muhalif” bir isim yerleşmiş.
Ve Ak Parti hükümetinin en küçük bir atama için bile, bu “muhalif” cumhurbaşkanı’nın onayına ihtiyacı var.
Kısacası, Ahmet Necdet Sezer dönemine geri dönüş…
Bir sonraki genel seçime kadar, yani yaklaşık üç yıllık bir Cumhurbaşkanlığı-hükümet çekişme dönemi…
SENARYO 3
AK PARTİ İKTİDARI KAYBEDERSE
Üçüncü senaryo ise, 2011 genel seçimlerinde Ak Parti’nin iktidarı kaybetmesi olasılığı üzerine kurulu.
Böyle bir durumda, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2012’de yapılması halinde, muhalefetteki Ak Parti’nin Çankaya’ya kendi adayını göndermesi iyice zorlaşıyor, neredeyse imkansız hale geliyor.
Oysa Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin 7 yıl olması halinde, en azından Abdullah Gül’ün, iktidar hangi partiye geçerse geçsin, iki yıl daha Çankaya’da oturması sağlanmış oluyor.
7 YIL GÖREV SÜRESİ AK PARTİ'YE ZAMAN KAZANDIRIYOR
Bu üç senaryoya bakınca, iktidar partisinin 7 yıl konusundaki ısrarını anlamak zor değil.
Her üç senaryoda da, Gül’ün görev süresinin 7 yıl olması, Ak Parti’ye zaman kazandıracak.
Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olsa da, olmasa da, Ak Parti her ihtimale kendini hazırlamak için en azından 2 yıl kazanmış olacak.
Hürriyet / Zeynep Gürcanlı
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim






































