• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 55.734
  • Dolar
  • 1,8555
  • Euro
  • 2,3350
  • Altın
  • 615,82
  • Ankara : 11 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • İzmir : 13 °C
  • Adana : 16 °C
  • Antalya : 15 °C
  • Diyarbakır : 11 °C
13 bin Euro maaş alan danışman kim ?
1 milyon kişiye ikinci şans !
Yargılanırken aynı kıza ikinci tecavüz !
Şırnak ve Muş'ta 2 şehit !
Ankara HaberleriDiğer İller
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

Ak Parti Tbmm Grup Toplantısı...(4)

07.02.2012 15:42

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün, dindar nesil kavramı üzerinde kopartılan fırtına işte 31 Mart'ta İstiklal Mahkemeleri öncesinde, Menemen hadisesinde, 27 Mayıs öncesinde, 28 Şubat'ta, AK Parti'nin kapatılma davası öncesinde yürütülen kampanyanın tıpkısının aynısıdır" dedi.

Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında, 'dindar nesil', 'dindar gençlik' kavramları üzerinden bir kampanya yürütüldüğünü belirterek, bu kampanyanın son derece bayat bir kampanya olduğunu söyledi. Bu kampanyanın 13 Nisan 1930'dan beri 31 Mart Vakası'ndan bu yana 103 yıldır temcit pilavı gibi bu milletin önüne getirildiğini ifade eden Erdoğan, "31 Mart vakasıyla başlayan irtica kampanyaları Türkiye'de periyodik aralıklarla milli iradenin gasp edilmesinde araç olarak kullanıldı. İltica diyerek

partiler kapatıldı, irtica diyerek demokrasi askıya alındı, irtica diyerek insanlar idam edildi, irtica diyerek hükümetlerin eli kolu bağlandı, irtica diyerek bu milletin dini değerledi, milli, manevi değerleri ayaklar altına alındı" diye konuştu.

Erdoğan, İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy'un bir şiirini de 'ondan da bir irticayı dinleyelim' diyerek okudu. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdadıma saldırdı mı,hatta boğarım!...

Boğamazsam da hiç olmazsa yanımdan kovarım.

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;

Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...

İrticanın şu sizin lehçede manası bu mu?

İşte biz bunları yapıyoruz. Akif'in dediği gibi 'irticanın şu sizin lehçede manası bu mu?' işte bunlar bize utanmadan, sıkılmadan mürteci yaftası yapıştırmaya kalkıyor. Açıkça söylüyorum, Türkiye hiçbir zaman irticaya prim vermedi. Ama Türkiye bu irtica kampanyalarına, bu sanal irtica korkularına çok ama çok ağır bedeller ödedi. Kimi susturmak istedilerse mürteci dediler, kimi dışlamak istedilerse gerici dediler, kimi aşağılamak istedilerse yobaz dediler. Bugün, dindar nesil kavramı üzerinde kopartılan

fırtına işte 31 Mart'ta İstiklal Mahkemeleri öncesinde, Menemen hadisesinde, 27 Mayıs öncesinde, 28 Şubat'ta AK Parti'nin kapatılma davası öncesinde yürütülen kampanyanın tıpkısının aynısıdır. Kusura bakmayın biz bunları yutmayız. Zira biz siyasi mücadelemiz boyunca bu kampanyaların içinden geçtik, bu kampanyaları aşarak bu günlere ulaştık. Şunu açık açık bir kez daha ifade ediyorum. Biz bu yolda elinden irtica bahanesi alındığı için kimlik bunalımı yaşayan o yazarlarla değil, biz milletimizle yürüyoruz.

Bize milletimizden başka hiç kimse istikamet çizemez Televizyonlarda, şurada burada çeşitli oturumlarda şu anda veryansın ediyorlar. Sizin veryansınınız değil, milletimin veryansını önemlidir. Onun da ölçüsü sandıktır."

"AKILLI TAHTA KARŞISINDA YETİŞEN BİR NESİL ÜNİVERSİTELERE GİDECEK"

Bir insanın hem dindar hem çağdaş olabileceğine yönelik sözlerini tekrarlayan Erdoğan, "Anayasa'nın 24. maddesini açın okuyun, Anayasa'yı kabul etmiyorsunuz. O zaman da dindar bir insanın çağdaş olabileceğini niçin düşünmüyorsunuz, dindar insandan çağdaş olmaz mı? Hem dindar ham çağdaş olamaz mı bir insan? Bunlar dindarlığı ne zannediyorlar acaba? Bunların dindarlık anlayışı da bu. Bunlar maalesef çağdaşlığı da anlamış değiller" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, FATİH Projesi ile böyle konuşanlara yeni bir ders verdiklerini belirterek, FATİH Projesinin, dindarlığı savunan bir Başbakan'ın kadrosuyla beraber ortaya koyduğu bir proje olduğunu kaydetti. Erdoğan, "İnternet, bilgisayar yeni mi icat oldu? AK Parti iktidarından önce bunlar yok muydu? Niçin sizler bunları yapamadınız? Niçin okullarda yavrularınızın önüne bunları koyamadınız?" dedi.

Bir televizyon kanalında birilerinin, 'Anadolu çocuğu, yoksul kesim üniversiteye gidemiyor' dediğini anlatan Erdoğan, "Sen öyle zannediyorsun, şimdi Anadolu'nun o yoksul yavrularının eline, tablet bilgisayarları vereceğiz, bunlarla beraber akıllı tahta karşısında yetişen bir nesil üniversitelere gidecek" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, 'Bu Hükümetin gizli ajandası, gizli niyetleri var, bu hükümet takiye yapıyor' diyerek enselerinde boza pişirilmesine asla ve asla müsaade etmeyeceklerin ide belirterek, "Zira bizim iktidarımızda ikna odaları yok Sayın Kılıçdaroğlu. Bu ülkede on yıllar boyunca dindarlara ikinci sınıf muamelesi yapıldı. Namaz kılanlar, oruç tutanlar, sakallılar, başörtülüler, hatta 'selamün aleyküm' diyenler aşağılandı, dışlandı, ötelendi. Dini eserler yasaklandı, camiler kapatıldı, Kuran-ı öğrenmek

isteyenlerin, imam hatip okullarına gitmek isteyenlerin yolları kesildi, orta kısımlar kapatıldı" diye konuştu.

CHP'Lİ TARHAN'A YANIT

Yıllar boyunca CHP tarafından zararlı alışkanlıklar özendirilirken, gençliğin dinini öğrenmesinin yasaklandığını, gençlerin kendi değerlerine yabancı hale getirildiğini ifade eden Erdoğan, "1940'lardan söz etmiyorum, 1990'larda, 2000'li yıllarda ikna odalarında başörtülü kızlara işkence edenler CHP tarafından korundu ve milletvekili yapılarak ödüllendirildi" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ın 'Elinizde dindarlığı ölçecek alet mi var?' sözlerine de yanıt veren Erdoğan, "Siz bu ülkede yıllarca laikliği nasıl ölçtünüz? Hangi cihazı kullandınız, önce bunu anlatın. Başörtülü kızların laikliğini nasıl ölçtünüz? İkna odalarında kızlara hangi araçlarla işkence yaptınız bunları anlatın. Başörtülü düzenlemeyi ey Kılıçdaroğlu neden Anayasa Mahkemesi'ne götürdünüz. Siz önce millete onu anlatın. Şimdi 'dindar bir nesil' derken neyi kastettiğimi anlıyor musun? Ey

köşelerinde yazanlar, bunu niçin söylediğimi anlıyor musunuz?" diye konuştu.

"OLSA OLSA BİLGİSAYARLARI FORMATLARSINIZ, ZİHİNLERİ DEĞİL"

Sadece AK Parti'ye oy verenlere değil, 75 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına seslendiğini belirten Erdoğan, "Biz 9 yıldır hiçbir dayatmanın içinde olmadık. Bugün de değiliz, yarın da olmayacağız. Biz birilerin geçmişte yaptığı gibi, öğrenci formatlama gayretinde değiliz" dedi.

Erdoğan, dün FATİH projesini 17 ilde, 52 okulda başlattıklarını da hatırlatarak, "Orada olanların büyük bir çoğunluğu yoksul ailelerin çocukları. Asla istisnası, zengin fakir ayırımı yok. Bunu bilmeyen profesörlere de sesleniyorum: Bakıyorum koskoca prof, akşam bunu söylüyor. 'AK Parti iktidarı yoksullara eğilmedi' diyor. Vah zavallı. Önce bunları öğren. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Tabii her dinleyen de zannediyor ki bunun önünde profesör var, her şeyi bilir, her şeyi bilmez. Bildiğini bilir. Onun

bildiği de ne- İşte FATİH Projesi ile ilgili hangi adımların atıldığından haberi yok. Peyami Safa'yı okumalarını özellikle tavsiye ederim" dedi.

9 yılda okullara 1 milyona yakın bilgisayar gönderdiklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Haberin var mı hoca? 1 milyon. 29 bin 812 bilişim teknolojisi sınıfı açtık. Haberin var mı hoca? Bilgisayarın, internetin olduğu bir okulda dayatma olabilir mi? İşte onun için bizden önce okullara bilgisayar göndermediler, internet bağlamadılar. Böyle okullarda ve sınıflarda, olsa olsa bilgisayarları formatlarsınız ama zihinleri asla formatlayamazsınız. Elbette her siyasi partinin gelecek, nesil tasavvuru vardır. Dini, milli ve manevi değerlerle yetişen bir nesil arzulamanın neresi yanlıştır? AK Parti

değil midir modern olanla, geleneksel olanı harmanlayan; medeniyet değerlerimizle evrensel değerleri bir arada götürmeye çalışan. İktidara talip olan her partinin bir toplum ve birey tasavvuru vardır. İnsanlar ona göre oy verirler. Biz meydanlarda böyle dolaştık, bunları anlattık ama hiç bir parti kendi tasavvurunu topluma dayatmaz, dayatamaz. İşte biz bunun idraki içindeyiz. Toplumu zorla devlet marifetiyle dönüştürmeye çalışmaz. Ama sizler de lütfen, köşe yazarları ve konuşmacılar, zorla işi buralara

kaydırmaya çalışmayın. Biz toplum mühendisliğine de karşıyız, siyaset mühendisliğine de. Sorun AK Parti'nin nasıl bir toplum ve siyaset tasavvuruna sahip olduğunda değil, sorun diğer partilerin böyle bir tasavvuru, böyle bir vizyonu olmamasıdır. Bizler, milletimizin rızası çerçevesinde, Anayasa ve yasalar çerçevesinde 9 yıldır ne yaptıysak onu yapmaya, millete hizmet üretmeye devam edeceğiz. Engelleri kaldırarak; dayatmaları, yasakları tek tek kaldırarak, yolları açarak, gençlerin ve ailelerin önüne

seçenekler, imkanlar, fırsatlar koyarak bu yolda yürüyeceğiz. Biz devletin zihinleri tek tipleştirmesine, şekillendirmesine de karşıyız. Çocuğunu ateist olarak yetiştirmek isteyenlerin, çocuklarına yaptığı dayatmaya da karşıyız. Bu, AK Parti'ye ve Hükümetine yönelik bayat bir kampanyadır. Kimlik bunalımı içindeki, modası geçmiş, çağa ayak uyduramayan yazarların, 103 yıl önceki modaya uyarak, irtica yaygarası çıkarması artık bu ülkede... Milletim müsterih olsun. Bize oy verenler kadar vermeyenler de

müsterih olsun. Bu hükümet 75 milyonun hükümetidir. bu Hükümet 75 milyonun tercihlerine saygılı bir Hükümettir. Geride bıraktığımız 9 yıl, 75 milyonun tercihlerine nasıl saygı gösterdiğimizin en büyük ispatıdır. Milletimiz bize inansın, bize güvenmeye devam etsin; biz bu yolda milletimizle yürüyecek sadece ve sadece milletin rotasında ilerleyeceğiz."

Öte yandan, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır'ın grup salonunda çıkarken ayağı kayarak düştüğü ve başını çarparak yaralandığı öğrenildi.

52
    * Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
MANŞETLER
Federasyonun B planı hazır !Davutoğlu'ndan ABD'ye 'Predator göndermesiGaranti'de Polis Bayramıİşte o rapor !Rolü belli oldu !Yumurta atma sırası ondaydı...Eve haciz dönemi bitiyor !Oraya gitmem büyük risktiBu utançtan ben sorumluyumUltraslan'dan Terim'e tepki !
FIRSATLAR
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim