Serdar Durat

AKP ile Cemaatin Bilek Güreşini Seyrederken Gözden Kaçanlar

Değerli düşünür dostlarım,

Ülkemizdeki gündemin ne kadar sık ve çabuk değiştiği malumlarınızdır. Nitekim bu aralar dershaneler başlığı altında cemaat ve AKP iktidarı arasındaki nüfuz mücadelesine tanık oluyoruz, muhteşem bir şekilde zihinsel manada angaje edilerek hayatın geri kalanından uzak tutuluyoruz. Bir an başımı kaldırıp ülkemizin ve dünyanın gündemine baktığımda ise yaşantılarımıza doğrudan veya dolaylı biçimde etki edebilecek nitelikteki ama her nedense pek umrumuzda olmayan bazı gelişmeleri aşağıda dikkatlerinize sundum.

Marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından hazırlanan "Nation Brand Index - En Değerli Ülke Markaları" araştırmasının sonucunda Türkiye 688 milyar dolar marka değeri ile 19'uncu sırada yer almış.

Araştırmaya göre dünyanın en değerli ülke markası, 17 trilyon 990 milyar dolar marka değeri ile ABD olmuş. ABD'yi 6 trilyon 109 milyar dolar marka değeri ile Çin takip etmiş. Türkiye 688 milyar dolar marka değeri ile 19'uncu sırada yer almış.

"En Değerli Ülke Markaları" araştırmasında yatırım, turizm, ürünler ve yetenek olmak üzere, bir ülkenin markasına güç katan 4 değer incelenmiş. Yatırımlar açısından en başarılı ülke Singapur, ürün ve hizmetler açısından ABD, yetenekli insan açısından İsviçre, turizm açısından ise Tayland'ın öne çıktığı araştırmada Türkiye, yetenekli insan alanında pek değer yaratamamış.

Nasıl olsun ki ? Bu coğrafyada hiç bir başarı cezasız kalmaz diye ata sözü bile üreten biz değilmiyiz ?

Sevgili okurlar, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği'nden yapılan açıklamaya göre dünyadaki Suriyeli sığınmacıların sayısı 3 milyonu aşmış ve bu sayının yaklaşık dörtte biri Türkiye sınırları içinde imiş. Özellikle ülkemizin güney ve güneydoğu bölgesinde kümelenen Suriye vatandaşlarının giderek büyüyen bir sosyolojik sorun haline geldiği, geçim sıkıntısı yüzünden böbreklerini satışa çıkaran kendi vatandaşlarımızın emekli maaşlarından kesinti yapılarak bahsekonu mültecilere yardım yapıldığı düşünülürse bu meselenin boyutları biraz daha net olarak anlaşılabilir kanısındayım,

Bu arada Türk-İş verilerine göre, yurdumuzda dört kişilik ailenin açlık sınırı 1,065 lira, yoksulluk sınırı ise 3,470 lira imiş. Her ne kadar İstatistik sonuçlarını, bikinili bir kadına benzetirlerse de( En hassas ve mahrem yerler hep gizlenmiştir) yine de fikir vericidirler .

İstatistiklere göre Türkiye nüfusunun yaklaşık %70 kadarı hayat şartları altında eziliyormuş. Bir başka deyişle Türkiye’de 1,92 milyon aile, yani 6.6 milyon kisi (nufusun %9,1’i) aclik sinirinin altina yaşıyormuş.

Yine, TÜRK-İŞ’ in hesaplarına göre Türkiye’de 46 milyon kisi, nüfusun %63,3’u, yoksulluk sinirinin altina yasamaktaymış.

İstanbul Ticaret Odası'nca hazırlanan 1995 bazlı Ücretliler Geçinme Endeksine göre, İstanbul'da Kasım ayında perakende fiyatlar % 0.34, toptan fiyatlar % 1.68 artmış. Gıda harcamaları grubunda ise bir önceki aya göre % 0.70 artış kaydedilmiş.

AK Parti'nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyeleri Başbakan Erdoğan ile görüşmüş ve bundan sonraki toplantılara katılmama kararı almışlar.
Böylelikle Türkiye'nin daha demokrat, özgürlükçü ve insanı merkeze alan yeni sivil anayasa beklentisi tabiatı ile bir başka bahara kalmış .

Hal böyle iken , kendilerini Hizmet Hareketi olarak lanse eden cemaat ile iktidar arasındaki bilek güreşini seyretmeye devam etmek milli sorun stoklarımızın eritilmesine ne denli hizmet eder takdirlerinize sunar,İyi seyirler dilerim.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS