• Booking.com'un Türkiye faaliyetleri durduruldu
  • İstanbul'a havaray müjdesi ! Tarih belli oldu
  • Terör örgütü PKK yeni Kandil'e iyice yerleşti !
  • Adil Öksüz en son görüşmeyi Amerikalılar ile yaptı
  • CHP'den sürpriz referandum iddiası
Engin Civan

Alles Prima ?

Ağustos ayı dünya finans piyasalarının ateşini yükseltti. Piyasalar bir türbülansa girdi ve şimdilik yere çakılma atlatılmış gözükmekte. Acaba yeni bir türbülans ve yere çakılma olasılığı var mı ? İşte bu analizimizde konumuz bu. Sub-Prime : Finansal çalkantı Amerikan mortgage piyasalarında ortaya çıkan sorunlarla başladı. Kısaca mekanizmayı açıklamak gerekirse, mortgage alacak kimsenin uzun vadeli kredisini verecek bankalar için üç kriteri önemlidir. Bir geliri, iki baştan ne kadar peşinat ödeyeceği ve üç borcu alacak kişinin kredi mazisi, yani kredi notu. Kriterlere uygun kimseye mortage jargonunda kaliteli anlamında ”prime” denir. Bunun dışında kalanlar da ”prime” altı yanı ”sub-prime”diye adlandırılır. Son yıllarda taşınmaz değerlerinin tarihte görülmemiş şekilde yükselmesi ile mortage piyasası, tutucu kriterlere bakmadan, nasıl olsa ipotek altına alınan varlıkların değeri artıyor mantığı ile disiplini elden bıraktı. Sonuç gayrimenkule dayalı piyasalarda faizlerin artması ile birlikte gelen bir durgunluk ve ödeme zorlukları ile ortaya çıkan iflaslar. İlk Sinyal Japonlardan Gelmişti : Bundan bir kaç ay önce Japon Merkez Bankası faizleri yükselterek, tüm dünyada spekülatorlerin Japon Yeni üzerinden borçlanarak başka piyasalarda kar etmesini zorlaştırmıştı. Altın, gümüş, bakır, demir-çelik ve petrolde ortaya çıkan fiyat artışları aniden durdu. Kimde Ne Var : Bu arada Amerikan “sub-prime” mortgagelerı paketleyip bono haline getiren Wall Street bu bonoları getirisi yüksek ve ipotek karşılığı var diyerek bütün dünyaya sattı. İş sadece bununla da kalmadı, yükselen varlık değerleri, tüm gayrimenkul, mal ve emtialar üzerinde yaratılan finansal türevleri ve bu türevlerin karmaşıklığını giderek artırdı. Sonuç olarak “off-balance sheet” kalemleri olarak anılan ve gerçek varlıkların dışında ve denetim dışı olan finansal yükümlülüklerin değerleri, bilançolarda bulunan gerçek varlıkları defalarca aşmış durumda. Şu anda dünyanın en büyük bankaları bile net olarak finansal yükümlülüklerinin ve ’down-side” risklerinin boyutu tam olarak bilmemekte. Kurumsal Yetersizlik : Amerikan ve Avrupa Merkez Bankaları sisteme para pompalamakta. İngilizler geleneksel olarak saha kenarından durumu seyretmekte. Japon Merkez Bankası 20 yıldır yaşanan ekonomik durgunluğun ne olduğunu bildiği için, çok aktif. Ancak ortaya başka gerçekler çıkmakta. Devletlerin mali disiplini için kurulmuş IMF bu kadar ciddi günlerde tamamen karaya oturmuş vaziyette ve artık hurdaya çıkması gerektiğini feryat etmekte. IMF hurdaya çıkarken ikiz kardeşi Dünya Bankasını da hurdaya çıkarma planları gerekmekte ama şimdilik konuyu fazla dallandırıp budaklandırmayalım. Ulusal Merkez Bankaları yetersiz, soğuk savaşın mali kurumları yetersiz ve dünya global finans piyasaları freni patlamış kamyon gibi. Geriye tek bir çözüm ve umut kalmakta. Artık bir dünya Merkez Bankasına gereksinme var. Hem de şimdi. Film Aynı Senaryo Farklı : Alexander Dumas’nın Siyah Lale romanı ile ölümsüzleştirdiği 17. yüzyıl Hollanda Lale çılgınlığını hatırlarsınız. Hani şu spekülatorlerin bir lale soğanına keselerle altın ödediği ve lale soğanını yemeklik soğan sanıp yiyen tayfanın yıllarca hapis yattığı dönemi. Bir de 20.yüzyılın 1929 senesinde Amerika’da başlayan, sonra dalga dalga dünyaya yayılan ”Great Depsession = Büyük Ekonomik Kriz”. Dünyanin bu krizi atlatması 20 sene kadar sürdü ve II. Dünya savaşı sayesinde ekonomik kriz bitti. O döneme atfedilen analizlerde, krizin Amerika’da Ulusal Merkez bankasının bulunmamasından kaynaklandığı, şimdilerde böyle bir durumun söz konusu olmadığı filan söylenir. Aşırı likidite, fantazi projeler, aşırı değer kazanmış varlıklar ve küresel sermayeyi kontrol edecek küresel bir Merkez bankasının olmaması geçmişte yaşananlara çok benziyor. Tek farkları boyut çok daha büyük ve küresel. Umarız kriz çıkmaz ve dünya ekonomisi kendini toparlar. Küresel ekonomi ince buz üzerinde yürümekte. Umarız G-8 iyi bir orkestrasyon gösterir. Aksini düşünmek bile istemiyorum, çünkü bir kriz halinde merkez bir şiddetinde sallanırsa, Türkiye, Kore, Brezilya gibi ülkeler 7 şiddetinde sallanır. İşte böyle değerli okurlar. Gül gibi Cumhurbaşkanı kimin cumhurbaşkanı, sıkma portakal, pardon, sıkma baş filan derken, yaşlı dünyamız ve üzerinde yaşayan milyarlarca insan çok ciddi ve görülmemiş boyuttaki finansal riskler ve tehlikelerle karşı karşıya. Sizleri, magazin haberler, ulusalcı haberler, derin devlet enformasyonu, çıkar grubunu dezenformasyon bombardımanına tutan necip Türkiye medyasından farklı bir açılıma getirmeye çalıştım. Naçizane görevim, felaket tellallığı yapmak değil, etrafta ciddi aysberglerin yüzdüğüne dikkatinizi çekmek, efendim. Sizin anlayacağınız, herşey “fevkalade = prima “ değil.


Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS