Serdar Durat

Anayasa'yı Tanımayan Bakan Olur mu ?

Değerli Düşünür Dostlarım,

Malumlarınız olduğu üzere artık ülkemizde yaşananlara şaşırmak adeta imkansız hale geldi. Aslında şok ve skandal içerikli bir çok gelişme kolaylıkla kanıksanabilir oldu. Bu kapsamda son örnek İç İşleri Bakanı Efkan Ala'nın TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmadır. Bakan,normal şartlarda laik - demokratik - sosyal bir hukuk devletinde hayal bile edilemeyecek, sarsıcı ifadeler kullanmıştır.
Mevcut anayasanın darbe anayasası olduğunu belirten ve hiçbir anayasal kurumun milletin egemenliğini kullanma yetkisine sahip olmadığını, böyle bir yetkiyi tanımadığını belirten Bakan Ala, "Anayasaya yemin ediyoruz, uyuyoruz. Bu anayasanın kötü bir anayasa olduğunu söylememize engel bir durum yok, olsa da tanımıyoruz. Bu anayasa darbe anayasasıdır, kötü bir anayasadır, doğru dürüst bir anayasa değildir. Anayasada diyor ki, 'milletindir egemenlik, millet bu egemenliğini devletin anayasal kurumları eliyle kullanır.' Katılıyor musunuz buna Allah aşkına. Millet egemenliğini milletvekilleri eli ile kullanır, referandum yoluyla kullanır. Hiçbir anayasal kurum millet egemenliği kullanma yetkisine sahip değildir, tanımıyorum. Bu anayasa derhal değişmelidir. Milletin iradesini gasp etmiş, satır aralarına gizlemiştir, söküp çıkartıp millete teslim etmek bizim görevimizdir" demiştir.

Sevgili okurlar, 

Anlaşılan Efkan Ala önümüzdeki dönem Parlementoya girebilmeyi ve tekrar Bakan olabilmeyi çok istiyor ki , baş karar verici CB Erdoğan'nın takdir ve teveccühlerini kazanmak üzere kantarın topuzunu kaçırmış ve belagat şehvetine yenik düşerek abartılı ve meydan okuyan usluplu konuşmasını şu şekilde sürdürmüştür.

"Ben, TBMM'den talimat alırım ve bu benim için onurdur. Hiç kimse de bu Meclise, Meclis Başkanvekiline ve Başkanına talimat veremez. Verecek olanın karşısında daha önce darbe girişiminde bulunanların karşısında durduğumuz gibi dururuz. Darbe hangi enstrümanla yapılıyorsa onunla karşısında durulur" 

Bakan Ala, siyasi istikrarın kıymetinin bilinmesi ve baş üstünde tutulması gerektiğini de kaydetmiştir.

Değerli okurlar,

Halen mevcut Anayasa'nın mükemmel olduğunu iddia etmek şüphesiz mümkün değildir. Daha adaletli- eşitlikçi - özgürlükçü zihniyetin egemen olduğu, bireyi merkeze alan, evrensel insan haklarına ve hukuk'un üstünlüğüne gerçekten önem-değer veren , çağın koşullarına daha uyumlu bir Anayasa ihtiyacı vardır. Nitekim 1982 Anayasasında bu güne kadar hayatın olağan akışına uygun ve uygulamadan doğan ihtiyaçlar bazında bir çok değişiklik yapılmıştır. Hal böyle iken sayın bakana sormazlar mı ? 

- Revize edilmesi gerektiğini düşündüğünüz kaç maddeyi TBMM ne getirdiniz de muhalefet partileri elinizi tuttu ( özellikle dokunulmazlık ve seçim barajı konuları) , 

- Tanımadığınız - inanmadığınız bir Anayasa doğrultusunda Bakanlık görevinizi nasıl içinize sindirerek yerine getirebiliyorsunuz?

- Seçime üç ay kala mı aklınız başınıza geldi ? 

- CB Erdoğan'nın 400 Millet vekili talebine dolaylı destek vermek mi gayeniz ?

- Yoksa bu gün için dillendiremeseniz de asıl derdiniz anayasanın aşağıda belirtilen değiştirilemez maddeleri ile mi ?

MADDE 1 Türkiye devleti bir cumhuriyettir. 

MADDE 2 Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. 

MADDE 3 Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır. 

MADDE 4 Anayasa’nın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2’nci maddesindeki Cumhuriyet’in nitelikleri ve 3’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Sayın Bakan, 

Bizim nacizane tavsiyemiz eğer ilk dört madde ile ilgili değişiklik hayalleriniz varsa hiç boşuna ümitlenmeyiniz ve yorulmayınız . Siz tanısanız da tanımasanız da bu ülkede anayasanın ilk dört maddesinde belirtilen ulusal değer'lerimizin - milli kimlik özelliklerimizin muhafaza ve müdafası için canları pahasına direnmeye, mücadele etmeye hazır şimdilik biraz sessiz de olsalar geniş kitleler mevcuttur ve muhtaç oldukları kudretin kaynağını iyi bilmektedirler.

Saygılarımla
Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS