• İngiliz Parlamentosu’ndan şok Türkiye raporu
  • Ailesiyle birlikte sokakta kalınca
  • CHP'den sürpriz erken seçim iddiası
  • Amerika-Rusya PYD ile kol kola
  • Sosyal medyada linç ettiler
Serdar Durat

Angajman Kuralları Barışı Korur, Tezkere Tahrik Eder

Değerli düşünür dostlarım,

Suriye krizi ile birlikte sıradan insanlarımızın bile günlük hayatına yeni bir terminoloji girdi. Angajman Kuralları ibaresi gerek görsel ve gerekse yazılı basında çok sık kullanılır oldu.  Aslında askeri bir terim olan angajman kuralları çok basit ve kısa olarak açıklamak gerekirse ; muharip birliklerin başka bir ülkenin askeri güç unsurları tarafından hasmane(düşmanca) niyet ve/veya hareketleri karşısında öz savunma ve caydırıcı maksatlarla mukabil tedbirleri (reaksiyon tarzını) tanımlayan/sınırlayan kurallar manzumesidir diyebiliriz. Bahsekonu kurallar hedef/muhatap ülke/ler ile aramızdaki ilişkiler bakımından statükoyu muhafaza edici veya tırmandırıcı özellikte- vüsatte olabilir. Barış zamanında farklı, gerginlik dönemlerinde farklı angajman kuralları uygulanır.

Bu kurallar normal olarak yapılması yasak olan hareketleri tanımlar ve ihtiyaç halinde serbest bırakılır. Serbest bırakma yetkisi  stratejik-politik ve taktik gereksinimler doğrultusunda askeri makamlar veya Siyasi iktidar-yasama iradesi olabilir.

Sevgili okurlar, angajman kurallarının uluslararası meşruiyetinin olabilmesi için kesinlikle mütecaviz (saldırgan) duruma düşülmemeye çalışılmalıdır. Tabiatı itibarı ile meşru müdafa hakkı ile tarif edilebilecek reaksiyonları içermelidir.

Bu kısa açıklamanın ardından Suriye krizine bakacak olursak ilişkilerimizin halen uygun angajman kuralları ile disiplin ve kontrol altında tutulabileceği, bir başka deyişle egemenlik/hükümranlık haklarımızın topyekün bir savaşa girmeksizin korunabileceği aşikardır. Bu durumda yeterince caydırıcı olunabilir ve statükonun tırmandırılmasından kaçınılabilir kanaatindeyim.

Değerli düşünürler, TBMM den Tezkere yani hükümete yabancı ülke topraklarında TSK unsurlarını görevlendirme yetkisinin çıkması bu aşamada erken bulunmuş, gerek güney sınırımızdaki tüm komşularımızı ve gerekse BM ve Nato müttefiklerimizi tedirgin etmiştir. Öte yandan Rusya ve Çin; Suriye politikalarındaki duruşlarını muhafaza etmektedirler. Bu şartlar altında ve Suriye'nin akıl dışı bir çılgınlık yapmadığı sürece bahsekonu Tezkere'yi kullanmak için koşulların oluşmayacağı değerlendirilmektedir.

O zaman neden göz göre göre ve kullanılmayacağı bilinen bir yetki TBMM den alınmıştır ? Daha fazla güç sahibi olmak için mi ?

Netice olarak ; iktidar elinde pimi çekilmiş, patlamaya hazır bir bomba tuttuğunu bir an bile göz ardı etmemeli, sosyolojik anlamda kesinlikle ikna edilememiş olan Türk Milletini karanlık bir geleceğe sürüklememelidir. Strateji ve uluslararası ilişkiler disiplinlerinde kendimi halen bir öğrenci olarak kabul etsem de profesyonel  harp eğitimi almış, Nato-BM ve ABD yi haspel kader bir parça bilen eski bir kurmay subay olarak demem odur ki ; askeri imkan kabiliyetlerimiz ile bir kaç günde mevcut siyasi coğrafyayı değiştirebiliriz ama korkarım çok uzun yıllar içinden çıkamayacağımız bir kaos ortamında / bataklıkta kalırız.

Saygılarımla

Serdar Durat

Stratejist
05.10.2012

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS