Bugünlerde ruhumda arabesk bir rüzgâr esiyor. Acaba, Işın Karaca’larla, Şevval Sam’larla ve Orhan Gencebay’larla gelişen bir kültürün dışına taşamıyor muyum ben?
Yahut, niye taşmak isteyeyim ki? Aşık olmuyor muyum? İntiharı düşünmüyor muyum kimi zaman? Hiçbir şey olmamış gibi, umutla uyanmıyor muyum tekrar yeni güne? Tutkularım yok mu? Hırslarım? Günahlarım ve sevaplarım? Çelişkiler yumağı değil miyim, her yumak gibi?
Mesela, Fazıl Say’ın ‘arabesk yavşaklığı’ sözünü içerleyip, Fazıl Say’ı da sevmiyor muyum? Bu bir tezatlık mı? Renk mi? Kültürel zenginlik mi?
Fazıl Say’dan da öte; Tuluyhan Uğurlu’nun piyano tuşlarıyla sevişmesine, o kıvır kıvır saç tellerinin her bir santiminde farklı notalar hissetmesine tutulup, vecd halinde, sevgiyle, tutkuyla ve umut karışımlı bir hüzünle çaldığı melodileri dinleyince uçup gitmiyor mu ayaklarım? Onun bir eserinde İstanbul’u sevdiğimi, diğer eserinde ‘bu şehirde yaşamak zor be kardeşim!’ düşüncelerine gark olduğumu gizlemeli miyim?
Ümit Besen’in yumuşak tonajlı bir şarkısıyla aşık olduğum adamın omzuna başımı yasladığımı, birlikte Karşıyaka Körfezi’ni sessizce izlediğimizi düşlerken; Sezen Aksu’nun acılara batırılmış nağmelerinde ağız dolusu kavga ettiğimiz o günü hatırlayamaz mıyım?
Bir an da olsa, meftun olduğuna nefret duyduğunu düşünmek arabesk olamaz mı? İnsanın kendisi bu karışık duyguların arasında sıkışıp kalan, mütevazi görünüp de egosunun okşanmasından hoşlanan varlığın tanımı değil mi?
Sigara kullanmayıp, ara sıra sevdiğiniz bir dostunuzun yanında tellendirdiğiniz; ‘abi, ben çok içmeyeyim, ülserim var’ dedikten hemen sonra bir küçük kadeh içtiğiniz; sürekli namaz kılmadığınız halde, namaz kılanları gördüğünüzde önlerinden geçmemeye çalıştığınız ya da kandillerde iki rekat secdeye vardığınız olmadı mı hiç?
Kendi değerlerinizi savunduğunuzu düşünürken, hayatın değerleriyle çakıştığınızı hissetmediniz mi?
Kimi zaman yalanın hasını söyleyip, yalandan korkmadınız mı yılandan öte?
Aldatılmak istemeyip, aldatmadınız mı?
İnternette kimliklerinizi gizleyip, vakit öldürmediniz mi? Önemli işleriniz varken, dalıp gitmediniz mi uzaklara?
Tartışmada ağza alınmayacak şeyler söyleyip, ardından akvaryumda balık olurcasına sessizleşmediniz mi?
Coşkularınız aniden kederle kıyıya vurmadı mı?
Ağlarken gülmeye başlamadınız mı?
Peki, tüm bu çalkantılar arabesk değil mi? Bu da sizin bir renginiz sayılamaz mı? Damarlarınızı kesmediğiniz, vücudunuzu jiletle bilemediğiniz sürece… Ruhunuzu bileyen, ama içerideki kirli kanı da akıtarak sizi sağaltan bir aracı diyemez miyiz yaşanılan deneyimlere?
Arabesk, aşk değil mi? Kavga? Neşe? Hüzün? Tutku? Afallama? Terslik? Heyecan? Gerginlik? Sakinlik?
Aslında, hepimiz bir parça arabeskiz… ‘Aslını inkar eden bizden değildir’ dendiğine bakmayın siz. Bizdendir, bizdendir. Aslını inkar eder, ama aslında o da bizdendir!..
Bu yazıya 5 yorum yapıldı.
yazı diye yazilmış saçmalıklar
BeğendimBeğenmedimNeslihan hanımın yazılarını bir süredir takip ediyorum. Yorumcuların çoğu onun ufkunun altında diyebilirim. Ya siz anlamamakta diretiyorsunuz ya da anlayamıyorsunuz. Arabesk müzik değil bir kültür yansımasıdır demiş. Siz şarkılara takılıp kalmışsınız. Ufak şeyler etrafında dolanıp büyük meseleyi gözden kaçırmayın bence.
BeğendimBeğenmedimKirli bir müzik türüdür.....Gelişmeye kapalı insanların benimsediği sözde
BeğendimBeğenmedimbir müzik türüdür....Müzikden anlayan insanların Arabesk le işi olmaz
Arabesk yapanlar sanatçı değil..Ceplerini doldurmak için uğraşan bir
guruptur....Çünkü Cepler kültürsüz insanlar tarafından çok kolay doldurulur....Bu AKP nin Oy toplamak için güttüğü yolun tıngırtılı şeklidir
Arabesk dinleyen biri ,KLASİK müziği dinleyemez ve o tür müzik yapanlara ulaşamıyacağı için KISKANIR ve TU kaka der.Al sana yavşak
Orijinimiz Baykal gölü etrafindaki ucsuz bucaksiz daglar, ovalar...ruhumuzda hayatin gercekligini sevmek, tevazu ve sonsuzluga sevgi var. Bize yamadiklari Arap + Farsi müzikleri bizi kesmez ve bundan dolayi da hep aci, kopuk muziklerimiz.
BeğendimBeğenmedimBence bize hitap edebilecek ne yakin müzik Amerikan Country müzigi'dir. Kowboylarin müzigi...
Biyik altindan gülenler...bir kac country müzik sarkisi dinleyin...söylenenleri anlamasanizda belki size birseyler verebilir. :)
Valla Tam Türkiye Aşkı Yazısı Olmuş Başlık Bu İçerik De Bu ... Tabii artık siyasal popilizmin değirmenine su taşıyan bir şey ..her türlü kültürel eleştiri...Avam olan zaten hızla Türkiye'nin bölünmesine sessiz kalması gerektiği için... Arebesk dair ... Tartışmak da bu bölünmeyi hızlandırmaya yaramasından korkarım... Yazar melankoliyi aşsa bunu göreceğinden eminim..Belki diğer yazısında...Kısmet..Tebrikler...İYİ YAZI.
BeğendimBeğenmedim