• Darbeci komutandan kan donduran emir
  • ABD'nin cihaz yasağı misilleme mi ?
  • Kılıçdaroğlu: ''Kaybeden tek ülke Türkiye'dir''
  • 9 günlük bebeği 4 bin liraya satmışlar !
  • İngiltere'de terör saldırısı
Elvan Göknel Karaçay

Arife deyince...

Bayram öncesi en şahane gün. Rahmetli anneannem böyle günlere çok önem verirdi.

Sizlere anneannemin oturduğu evden bahsetmezsem olmaz. Suadiye' de iki katlı bir köşkte otururdu rahmetli. Ah o ağaçların dili olsa da konuşsa. En büyük keyfim o ağaçlara tırnanmaktı.

Alt katta dayımlar otururdu. Her iki evinde çifte kapısı vardı. Biri mutfağa, diğeri ise eve açılırdı.

Ah o mutfak, ah anneannemin elinden çıkan enfes lezzetler. Her bayram muhakkak üç - dört çeşit tatlı, birkaç tane zeytinyağlı, İran' dan gelmiş pirinçle pişirilmiş çilav, mutlaka etli bir yemek olmazsa olmazlarıydı.

Dedem İranlı olduğu için, harika İran yemekleri yapardı. Azıcık onun elinin lezzetini aldıysam ne mutlu bana.

Bayram çoşkusu bana kesinlikle anneannemden geçmiştir. Çok önem verirdi böyle günlere.

Vefat ettiğinde doksan yaşındaydı. Son onbeş yıl annemlerin evinde yaşadı. Tipik bir Osmanlı kadınıydı.

Süse, püse pek düşkündü. Ama herşeyi dozundaydı. Bir gün abartılı giyindiğini, takı taktığını, makyaj yaptığını görmedim. Rakıyı çay bardağında içerdi.

Asker kızıydı, dedemle lise yıllarında tanışmışlar. Kandilli Kız Lisesi mezunuydu. Dedem motosikletiyle okuldan alırmış onu. Rahmetli dedem ayrı çılgınmış. Harley Davidson motora Türkiye' de ilk binenlerdenmiş. Dedemi hiç tanımadım. Çok genç yaşında göçmüş gitmiş.

Anneannemi üç çocukla bırakmış. İşte canım kadar sevdiğim anneannem böyle bir kadındı. Her bayram öncesi hep onu hatırlar, onun yaşattığı coşkuyu, heyecanı yaşarım. Ve kendimce onun   yaşattıklarını yapmaya çalışırım.

Nurlarda yat canımın içi. Mekanın cennet olsun.

* * * * *

HARİKA BİR ŞEYE ŞAHİT OLDUM...

Cumartesi günü hava malumunuz anormal sıcak, bende yeniden Beşiktaş pazarına gitmişim, işlerim bitmiş dönüyorum.

Tam Barbaros Bulvarı meydanına geldim. Bir baktım ortadaki fişkiyenin orada bir sokak çocuğu, bir tane sokak köpeğini almış havuzun içine yıkıyor.

O an fotoğraf çekemediğim için, ne kadar üzüldüğümü size anlatamam.

Kendi kendime dedimki vay be bu Memlekete ne yaparlarsa yapsınlar, hala umut var. İnsanlık ölmemiş, vicdan lügatta kalmamış.

İnanın huzur kapladı içimi. Hay yaşa be çocuk, gelecek günlere bir ışık yaktın. Selam olsun altın kalbine dedim.

* * * * *

ARKA SOKAKLARIN ÇOCUKLARI...

Hep yazar dururum, bir yerlere giderken ana yolları kullanmayı sevmem diye. Haftalardır o ara sokaklarda gördüğüm bir şeyler gıdıklıyor beni.

Sürekli dokuz - on yaşlarında erkek çocuklarına takılıyor gözüm. Hepsinin kafasında takke, Kuran kurslarına gidiyorlar. İnanın içim cızlıyor. Gidip sarsmak istiyorum. Kafalarında ki o dantel takkeleri alıp fırlatmak istiyorum.

Oturup Atatürk' ü uzun uzun anlatsam. O takkeyle örttükleri ufuklarını açsam düşüncesi  aklımdan geçiyor usulca. Anneleri hep yanlarında, sıkı sıkı ellerinden tutup kursun kapısına kadar eşlik ediyorlar.

Neden mi, bence adı üstünde çocuk bu, ya misket oynamaya kaçarsa velet.

Onun için hep yanlarında anneleri var. Ruhum daralıyor onları gördüğüm zaman. Yakalayıp sorsanız hiçbir çocuk yazın kavurucu sıcağında ben burada çok mutluyum demez.

Yazık gerçekten çok yazık. Böyle, böyle çocuklar maalesef heba oluyor. Atamızdan bihaber büyüyorlar.

Ve belkide bu yaşlarda nefret tohumları ekiliyor  tazecik beyinlerine.

* * * * *

Sevgili Evren, bugün & tüm haftamız sağlıklı - her anımız dolu dolu Bayram çoşkusuyla geçsin pls.

Şimdiden hepimizin Şeker Bayramı kutlu olsun. Küçüklerin gözlerinden, büyüklerin yanaklarından öperim. Mutlu Bayramlar.

Perşembe gününe kadar hoş kalın, hoşça kalın.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS