- IMKB

- 54.917
- Dolar

- 1,8451
- Euro

- 2,3166
- Altın

- 623,25
- Ankara : 10 °C
- İstanbul : 13 °C
- İzmir : 13 °C
- Adana : 16 °C
- Antalya : 15 °C
- Diyarbakır : 10 °C
Astım hastası dalış rekoru kırdı !

Böylece bir dünya, bir de Türkiye rekoru kırdı. Milli sporcumuz şubat ayında da Avusturya-Weissensee’deki bir gölde, buzun altında tüpsüz yatay dalış gerçekleştirdi. Buzun altından kadınlarda 70 metre, erkeklerde 108 metre olan mesafeyi kat etmekle kalmadı, 110 metreye imzasını attı. Böylece Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Bir zamanlar alerjik astımı olduğunu, tedavisinin yıllarca sürdüğünü, çocukluğunu bir odada geçirdiğini düşünürsek, Şahika Ercümen’in bu başarısı gerçekten inanılmaz.
Hasta olduğuna göre ailen bu sporu yapmanı nasıl kabul etti?
Evet bundan bahsetmedim ki. Kabul etmezlerdi. Hele benim gibi alerjik astımlı bir çocuk için bu durum hiç kolay değildi. Yaz ayları boyunca normal denize girecekmiş gibi evden çıkıyor, kendimi hemen kulübe atıyordum. Zaten evin çok yakınındaydı kulüp. Bu spora başladığım yaz her gün yüzdüğüm için vücudumun değiştiğini ve güçlenmeye başladığını gördüm. 12-13 yaşında takımın kaptanı oluverdim.
O yaşta verilen bu sorumluluk, bana çok şey kattı. Yüzme yarışmalarını televizyondan kaydedip defalarca izlediğimi ve stilimi ona göre değiştirdiğimi bilirim. Çünkü Çanakkale’de antrenman yapacağımız havuzumuz yoktu. Yüzme hocamız da yoktu zaten, kendi başımıza birşeyler yapıyorduk. “Kış gelince ne yapacağız” diye düşünürken kışın da balık adam kıyafetlerini giyip soğuk suda dalmaya başladım.
Astım hastası olan bir insanın bu spora başlaması şaşırtıcı.
Alerjik astım hastalığım vardı. Havadaki toz yüzünden perdeyi bile açamadan çocukluğumu geçirdim. Küçüktüm, hastalığın ne olduğunu bilmiyordum ama sürekli nefes alamama ve tıkanma sorunu yaşıyordum. Var olan tüm alerjiler bendeydi. Sonra hastalığımın nedeni bulundu, tedavi başladı. Her haftasonu yaşadığımız Çanakkale’den İstanbul’a gelip aşıları oluyordum. Tedavim uzun sürdü. Ama artık hayat boyu kendime dikkat etmem gerekiyordu. Hastalığım devam ederken o kadar bunalmıştım ki bir spor dalıyla uğraşmak istiyordum. Başlangıçta, basketbola merak sardım. Önce iğne oluyor, sonra antrenmana katılıyordum.
Su altına dalma merakı nereden çıktı?
Bir gün Çanakkale Sualtı Kulübü’ne yolum düştü. Oradaki bir hoca bana “Fiziğin dalışa çok uygun, hem de gel başla, çok beğeneceksin” diye telkinde bulundu. Denedim. O gün eski sporcular, bu sporu yapanlara “Atlayın suya, gidebildiğiniz kadar gidin” dediler. Ben herkesi geçmiştim. Çok sevinmiş, mutlu olmuştum. İlk dalışım 90-100 metreydi. Hocalar hemen fark etti tabii bu durumu.
Astımlı insan otururken bile nefes alıp vermekte zorlanır. Senin su altına dalman mucize gibi bir şey...
Benim için hayat, nefesi ilk aldığımda değil, ilk tuttuğumda başladı diye düşünüyorum. Yani benim hayatım, su altı. Su altına dalmadan hayatımda hiçbirşey yoktu. Şu anda hayallerimi yaşıyorum.
Böylece bir dünya, bir de Türkiye rekoru kırdı. Milli
Hastalığı denizle bitirdiğimi söyleyebilirim. Hem hastalığımı hem de psikolojimi denizle düzelttim. Islak saçla dışarda dolaşmama rağmen hiç hasta olmadım. Annemin her gün doğrayıp önüme getirdiği elmadan bir dilim bile yemeyen ben, meyvesiz gün geçirmez oldum. Yemeyi çok seviyorum zaten. Bu arada ben diyetisyenim.
“Su altına aşığım”
Asıl mesleğin diyetisyenlik mi?
Evet. Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunuyum. Dalış sevgim nedeniyle mesleğimi sadece kendime ve arkadaşlarıma uygulayabiliyorum. Şu an sadece sporla ilgileniyorum. Çünkü rekor denemeleri çalışmalarımız var ve çok iyi beslenip konsantre olmamız gerekiyor.
Nasıl besleniyorsun? Neler yiyor ya da yemiyorsun?
Rekor öncesi ve sonrasına göre değişir. Rekor öncesi beslenmemde sabah hafif bir kahvaltı yapıyor, sonra antremana girişiyorum. Öğle yemeğim, kahvaltıya kıyasla daha zengin oluyor. Öğlen mutlaka makarna yerim. Sonra biraz dinleniyor, akşamüstü bir antreman daha yapıp akşam yemeği yiyiyorum. Akşam hafif ve besleyici şeyler yerim.
Su altına daldığında neler hissettiğini merak ediyorum...
Su altına aşığım. Orada hissettiklerimi hiç bir şeyle ölçemiyorum. Suya girdiğinde farklı bir dünyada olduğun hissi başlıyor. Derinlere daldıkça nabzın yavaşlıyor... Etrafında hiç bir ses yok. Ne araba sesi ne başka bir gürültü... Rüyada gibisin, her taraf masmavi. Muhteşem bir ortam... Ve o muhteşem ortamda sanki tek başınasın. Her derine daldığımda ‘deniz beni daha çok seviyor’ gibi düşünüyorum. Bu hissettiklerimden dolayı rekor denemem olsun veya olmasın, dalmaya devam etmek istiyorum.
Kaç yaşındasın? Bundan sonraki rekor denemelerin ne olacak?
26 yaşındayım. Rekor hedeflerim var. Yapabileceğim şeyleri biliyorum en azından. Çalışmalara başladım ama hala rekor derecelerini açıklamadık. Farklı kategorilerde daha derinlere dalış yapmak istiyorum.
Nasıl farklı kategoriler?..
Paletli ve paletsiz dalış var. Ayrıca, asansörle iniş var. Hatta Yasemin Dalkılıç bu kategoride rekor denemesi yapmıştı.
“FEAR FACTOR’A KATILDIM 20 BiN LiRA KAZANDIM”
Sponsorun var mı?
Yeni gerçekleştirdiğim rekor denememin sponsoru vardı. Ama şimdi yok. Sponsor bulmak, çok büyük bir sorun. Hatta ben bu yüzden üniversiteden yeni mezun olduğumda ‘Fear Factor’ adlı yarışmaya katıldım, böcek yemeyi göze alıp ödül kazanmaya çalıştım.
Sen ‘Fear Factor’a mı katıldın? Vay canına! Kazandın mı?
Asuman Krause’nin sunduğu, tehlikeli ve zorlu etapların olduğu bir macera yarışmasıydı. Tehlikeli atlayışlar, farelerin cirit attığı yerlerde kalmak, böcek yemek gibi zorlu şartlarda çabalayarak birinci oldum. O tarihte 20 bin gibi bir ödül parası kazandım. Türkiye’de dalış eğitimi verilen bir yer ve antrenör olmadığı için, Mısır’a gittim. İlk rekor denemem için orada çalıştım. Kazandığım para bana orada bir yıl yetti. Bir de zaten küçük sponsorlar bularak Türkiye’de 65 metre dalış rekorunu kırmıştım. Ardından, 70 metre dalış denemesi yaptım ama kulak bloklanması nedeniyle rekoru kıramayıp su yüzüne çıktım.
Pardon ama kulak bloklanması da ne?
Dalış sırasında nefesin iki kulağa eşit miktarda dağıtılamaması...
Tamam. Peki rekor denemeni Türkiye yerine neden Mısır’da yaptın?
Malum, kasım ayında Türkiye’deki hava şartları kötüdür. Ben de vücudumu bu aya göre hazırladım. En önemlisi de suyun durumu. Herhangi bir akıntı çıkarsa dalış yapamazsınız.
“Artık devletten destek istiyorum”
Bu sene sponsor bulmakta zorluk çektin mi?
Evet, son zamanlara kadar sponsor arayışındaydım. Birkaç eski sponsorum destek vermişti. Sonra Coca Cola’nın Ceo’su Muhtar Kent ve eşi Defne Kent sayesinde sponsor buldum. Onlar olmasa rekor kıramazdım, çünkü tahmin edilemeyecek masraflar çıkıyor.
Mesela?..
Mesela, ülkemizde hoca yok bu dalda. Yasemin Dalkılıç bile yabancı hoca ile çalışıyordu.
Doğru. Hatta sonra hocasıyla evlenip çocuk sahibi bile oldu...
Ben de bu nedenle, özellikle kışın Mısır’daki dalış merkezinde çalışıyorum. Oraya gidişim, antreman masraflarım... Bir kere, rekor denemesi yapabilmek için, sadece başvuruya 2000 dolar ödüyorsunuz. Ben de rekor denemesi yaptığım için bu parayı verdim. Ayrıca antrenörleri yurt dışından getirtiyorsunuz. Onların ulaşım, otel ve diğer giderlerini karşılamanız gerekiyor. Son rekor denememle çalışmam gerekirken ben organizasyonla ilgilendim. Aslında bu işler için büyük ekip gerekiyor ama maliyetli olduğu için kendim yaptım. Benim için çok yorucu oldu. Bundan sonra kapı kapı dolaşıp sponsor aramak istemiyorum. Biraz da devletten yardım bekliyorum.
Zaten sen milli sporcusun. Devletin sana yardım etmesi zorunlu değil mi?
Evet ama amatör branşlarda yardım edilmiyor. Benimkisi de olimpik bir spor branşı değil.
Devletten bir rican ya da talebin oldu mu?
Yeni rekor denemem için Başbakan ile görüşmek istiyorum. Bana destek olacağına inanıyorum. Çünkü herşeyden önce Türk bayrağını havalandırıyor, başka yerlerde ülkemizi temsil ediyorum.
“Sağır olacaktım...”
Antrenmanda neler yapıyorsun?
Isınma hareketleri yapıyorum, koşuyorum... En önemlisi kafamı, beynimi rahatlatacak yoga yapıyorum. Her sabah dalıştan önce muhakkak yoga yaparım. Nefes egzersizleri yapmak da benim için çok faydalı oluyor.
Olmazsa olmazların ne?
Hayatım iki unsur üzerine kurulu:Nefes almak ve yemek. İnsan, bir nefes almazsa bir de yemezse yaşayamaz. Birincisi; diyetisyenim, nasıl yemem gerektiğini biliyorum. İkincisi; dalıyorum, nasıl nefes almam gerektiğini biliyorum. Problem yaşadığımda ya da stresli bir anda nasıl nefes almam gerektiğini bilmem önemli. Çünkü rekor denemesi sırasında etrafınızda bir sürü insan oluyor, istemeden de olsa heyecanlanabiliyorsunuz.
Rekor denemesinde yaşadığın bir tehlike var mı?
Çok tehlikeli değil ama... 70 metre dalış rekorumu kırmak isterken kulak bloklanması yaşamıştım. Nefesimi iki kulağıma eşit miktarda dağıtamadığım için kulağım patlayacak gibi olmuştu. Kalıcı duyma problemi olabilirdi. Hemen yükselmeye başladım.
Ya güzel bir anın?..
Sertab Erener ile Demir Demirkan’ın bayramda rekor denememi izlemek ve bana destek vermek için Mısır’a gelmeleri...
Ne alaka?.. Tanışıyor muydunuz?
Türkiye’de dalış için antrenman yapacağınız iki yer var: Biri Antalya- Kaş, diğeri Bozburun. Demir Demirkan ve Sertab Erener’le Bozburun’da tanıştık. Dalgıç kıyafetlerimi giymiş, gözlüğümü takmış, dalmaya hazırlanıyordum. Dalgıç kıyafetli biri yaklaştı, “Seni izleyebilir miyim?” dedi. “Neden olmasın?” cevabını verdim. Sudan çıkıp gözlüklerimizi çıkardığımızda o kişinin Demir Demirkan olduğunu gördüm. Tanıştık, beni teknelerine davet etti. Orada da Sertab Erener’le tanıştım, arkadaş olduk
Onlar da dalıyormuş demek ki.
Demir Demirkan iyi derece dalıyor. Sertab Erener ise hiç fena sayılmaz
Sosyal sorumluluk projeleri içinde olmayı düşündün mü hiç?
Evet. Özellikle yunusların özgürlüğü ile ilgileniyorum. Yapı itibariyle özgür olan bir hayvanın, süs havuzlarında aptallaştırılarak oyuncak gibi gösterilmesine karşıyım. Ayrıca, engellilerin suyun altını keşfetmesini, dalış yapabilmesini istiyorum. Bedensel eksiklik, suda kayboluyor, hepimiz eşitleniyoruz.
Bu arada, çok güzel bir kızsın. Özel biri var mı?
O kadar yoğun bir tempo içindeyim ki aşka vakit ayırabileceğimi düşünmüyorum. Düşünün; farklı ülkelere sık gidip geliyorum. Onu burada bırakmak ya da her gittiğim yere götürmek gibi bir durumum olmaz. O nedenle, şimdilik yok.
Çocukları eğitiyor
Dalış antrenmanları dışında neler yapıyorsun?
Seminerlere çağırılıyorum, eğitimler veriyorum.
Kimlere eğitim veriyorsun?
Yaş grubu değişiyor. Genellikle 18 yaşından 50 yaşına kadar kişilere ders veriyorum. Bunun dışında, küçük çocuklara suyun altını sevdirmek için oyunlu eğitim verebiliyorum.
Eğitmenlik belgesini nereden aldın?
Mısır’da, bu dalda dünya çapında geçerli olan bir kurs var. Katıldım ve eğitmenlik sertifikası aldım. Ama burada ODTÜ (Ortadoğu Teknik Üniversitesi) SAS Grubu’na bağlıyım.
Dereceleri ve ödülleri
Şahika Ercümen’in, 1998’den beri katıldığı yüzme ve sualtı sporları müsabakalarında, ulusal ve uluslararası 100’ün üzerinde madalyası var. İşte birkaçı...
2002: Yılın Sporcusu Ödülü-Çanakkale
2003: Türkiye Şampiyonu paletli yüzme 800 m ve 400 m (B Grubu) Türkiye Şampiyonu, Sualtı Navigasyonu Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış Takımı ile 2004: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış Takımı ile
2005: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış Takımı ile
2006: Türkiye Şampiyonu, Sualtı Hokeyi Takımı ile Türkiye Rekoru Serbest Dalış-İspanya/Teneriffe
2007: Türkiye Rekoru ve Türkiye Şampiyonluğu, Serbest Dalış Türkiye Şampiyonu, Sualtı Hokeyi Takımı ile
2008: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış Takımı ile Avrupa Üçüncüsü, Sualtı Hokeyi Milli Takımı ile-İstanbul
2009: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış
2010: Türkiye Rekoru ve Dünya Rekoru’na en yakın derece (-65 metre)
2011: Dünya Rekoru, 110 metre buz altı yatay dalış-Avusturya/Weissensee C (Posta)
- Bugün
- Dün
- Bu Hafta
- Bu Ay
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








Sporun doğru adresi
Kadinlara çok özel bir haber
Medyanın 24 saat açık kafesi














































Bu habere ilk yorum yapan siz olun.