Üyelik: Giriş Yap / Üye Ol
IMKB53.437
Dolar1,5345
Euro2,0760
Altın364,76
Ortalığı karıştıracak iddia
Böyle kapkaç görülmedi (Galeri)
Yemekteyiz yarışmacısına fuhuş gözaltısı
Emekliye 230 TL zam gelebilir !
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Balbay çok umutsuz..

Balbay çok umutsuz..
Ergenekon'un 341 günlük tutuklu sanığı gazeteci Mustafa Balbay'dan yürek sızlatan sözler..
09 Şubat 2010 / 12:12

Ergenekon'un 341 günlük tutuklu sanığı gazeteci Mustafa Balbay, Gazete Habertürk için Balçiçek Pamir'e konuştu: Burası başka bir dünya… Normal hayattan kopmuş, sanal bir hali var. Yaşananlar ya tamamıyla gerçek ya da tamamen yalan. Ortası yok.

Ergenekon Davası’nın duruşmalarından birini izlemek için Silivri’deyim. Aslında Mustafa Balbay’ı görmek, onunla konuşmak istiyorum. Hatta geç kaldım. Hatasıyla sevabıyla, bir gazeteci orada yaklaşık 1 yıldır tutuklu ve biz sesimizi çıkarmıyoruz. Aynı şekilde Tuncay Özkan da var.

Niye onların sesini duyurmaya çalışmıyoruz? Niye ödümüz patlıyor haklarında kalem oynatmak için? “Ergenekoncu” olarak fişlenmekten mi korkuyoruz, niye? Hep bu korkularımız değil mi bizi asıl tutsak yapan? Bir süredir bu sorularla kafam meşgul. Kimsenin hakkımda ne diyeceği ise umurumda değil.

Silivri’de bir insanlık dramı yaşanıyor. Gazeteciler tutuklu. En tehlikelisi ise bu durumun normalleşme hali. En korkutucusu bu… Mustafa Balbay nerede? Hapiste. Ha, tamam. Hayır, tamam değil. Suçu neyse, eğer varsa mutlaka yargılanmalı. Mevcut iddianameye, hukukçuların büyük çoğunluğunun görüşüne göre tutuklu olmaması gerek. Peki niye orada? Buradan bütün meslektaşlarıma sesleniyorum. Mustafa Balbay’a da, Tuncay Özkan’a da sahip çıkmak zorundayız. Onlar gibi düşündüğümüz için değil, yapılanlar doğru olmadığı için… Beni görünce hem gülümseyen hem de “Sana kızıyorum çok, Balyoz’a, Kafes’e inanıyorsun” diyen Tuncay Özkan için, eğer ben oradaysam, hepimiz olabiliriz” diye düşünüyorum. Bir de, Ergenekon davası hakkında kalem oynatmak için mutlaka davaları izlemek gerek. Öyle oturduğun yerden sallamakla olmuyor.

Gelelim ilk izlenimlerime…

Duruşma salonunun girişi kalabalık… Mustafa Balbay’ın okuyucuları gelmiş. Çoğunluk kadın. Bu arada sakın tek bir gün için oradalar zannetmeyin, hiçbir davayı kaçırmıyorlar. Şaka değil. Balbay’a kitap, ev yapımı poğaça, çörek falan getirmişler.

Koca bir mahkeme salonu düşünün, en düzenli, en temiz en moderninden. Hakimlerin oturduğu yerin iki yanına iki dev video wall konulmuş, konuşanların görüntüleri için… Ortada tutuklu yargılanan sanıklar… Davalar ilk başladığında çizimleri yayınlamıştık, hatırlarsanız.

En önde Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay var. Biraz geride sıraya dizilmiş diğer tutuklular… Korkut Eken’e gözüm takıldı bir ara… Elinde dosyalar, kocaman çantalar. O bölümün hemen arkasında tutuksuz yargılanan sanıklar oturmuş.

En önde Emin Şirin.  Gülümseyerek el salladı uzaktan, “Bak halime. Gel, git olduk!” diye seslendi.

En arkada ise sanık yakınlarına ayrılmış koca bir bölüm. Türk-metal sendikası Başkanı 71 yaşındaki Mustafa Özbek’in oğlu gelini ve torunları gelmiş. Uzaktan el sallaşıyorlardı. Torunların neşesi hiç bitmedi.

Tuncay Özkan’ı görmeye ise sevgilisi Duygu Dikmenoğlu gelmiş. Ne yalan söyleyeyim güzelliğiyle salona başka bir hava katmıştı.

Ve en geride biz, gazeteciler… Ben acemi tabii, ona buna soruyorum işleyişi… Bu arada unutmadan, bunca şaşanın içinde, bir de 15 dakikada bir sanıkların etrafında nöbet tutan jandarmaların yer değiştiriş durumu vardı. Ritüel görülmeye değer.

Sanık kürsüsündeki isim Osman Gürbüz, namı-ı diğer Hacı. Kesinlikle kabul etmiyor bu lakabı, sol tarafındaki iki savcı soruyor, o biraz gergin cevap veriyordu. Sağ tarafta bulunan kalabalık avukat ordusunun içinden sürekli ayağa kalkıp itiraz eden avukatına seslendi ve tüm salonu güldürdü: “Sen de sürekli itiraz edip durma!”

Salonda sinirler gergin, bıkkın, ümitsiz bir bekleyiş var sanık yakınlarında.
Öğleye doğru bir ara verildi. O sırada sanık yakınları kapı önündü toplanmaya başladı. Meğer 1 saatlik arada akrabalara, yakınlara görüşme imkanı varmış.

İşte o andır benim Mustafa Balbay ile görüşme şansını yakaladığım an. Bütün görevlilerden özür diliyorum ama meslektaşımla konuştuklarımı yazmak zorundayım.

“Hapiste zaman kavramını ve kızma duygumu yitirdim”

Daha önce hiç yüz yüze gelmedik. Telefonda bile konuşmadık. Ben onu o beni yazılarımızdan tanıyoruz. Gözleri parıldadı beni görünce, “gel gel” işareti yaptı uzaktan. Karşı karşıya geldik, kucaklaştık. Hemen karşısına oturdum. Diz dize oturduk bir süre. İnsan soramıyor hemen. Oysa sormalıyım. Hem orada bulunmam yasak, hem de vaktim yok.

“Nasılsın?” dedim önce. “Siz” demek gelmedi içimden orada, o durumda, olmazdı, fazla resmi. Memnun oldu, gülümsedi. “Zaman kavramı bitti Balçiçek” dedi. Bir önceki duruşmada tahliye çıkacağını düşünüyorduk. Kızım gelmiş, Yağmur, karnesini getirmiş bana. Çıkmadı o tahliye. Kızım ağlamadı bile. Ama ben takvimimi yitirdim. Takvimim yok artık.”

Yutkundum. Bilmiyor ki Balbay, biraz önce kızının babasından ayrıldıktan sonra, dışarıda nasıl katıla katıla ağladığının hikayesini dinlediğimi.

“Ümitsiz misin yani?” diye üsteledim… “Hayır, hayır” dedi. Mustafa Balbay televizyonlardan da alışık olduğumuz gibi heyecanlı, el kol işaretleriyle konuşmaya başladı.

-Önce şartlar nasıl? Yani kiminle kalıyorsun, nasıl geçiyor günler?
-İşçi Partisi Genel Sekreteri Nusret Senem’le birlikteyiz. Ama korkunç bir yalnızlaştırma var Balçiçek. 5 odalı bir koğuşta iki kişiyiz sadece. Başka mahkumlarla haftada bir de olsa görüşme hakkımız var ama bu hakkımızdan yararlandırmıyorlar.

-İtiraz ettiniz mi?
-Tabii ettik. Ama nafile. Müthiş yalnızlaştırma politikası var. Ben de kendimi kitaplara adadım. Her hafta 1000 sayfa okumak gibi bir hedefim var. Bu aralar Bernard Shaw oukuyorum. Rahmetli Eczacıbaşı harika bir derleme yapmış. Anadolu’nun 13.yy’ına taktım kafayı, onunla ilgili kitaplar okuyorum. Eskinde beri ilgim vardı. Kendi kendime “Zorunlu bir okuma seansı oldu bu” diyorum.

-Peki yeme-içme?
-Yemekleri ben yapıyorum, Nusret Senem sofrayı kuruyor. Yemek dediğim karavana tabii. Çıkan ne varsa kendi kendimize karıştırıp ağız tadımıza uyduruyoruz. Haftada bir de kantinden bir şeyler alabiliyoruz.

-Nasıl pişiriyorsunuz?

-Mesela bulgur, pirinç pilavı ve nohut var. Hepsini karıştırıp pilav kebap yapıyoruz. Bir çay semaverimiz var. Onun üstüne koyup buharda pişiriyoruz. Acayip sağlıklı besleniyoruz yani. (gülüyor)

-Uzun sürmez mi?
-Biz de başında öyle düşündük, uzar bu iş dedik. Sonra bir de baktık ki zamanımız var! (gülüyor) Günde 1,5 saat yürüyüş yapıyorum. Sonra kültür-fizik çalışıyorum. 5 kiloluk su şişelerini kendime halter yaptım. Fırça sapıyla bel kol hareketleri yapıyorum. 2-B sağlıklı kalsın. Beden ve beyin… Başka türlü ayakta duramam. Saat beş oldu mu senin programın başına otururum, hiç kaçırmam. Melih Gökçek biraz gergin oldu, İlyas Salman sohbeti güzeldi.

-Düzenli olarak gazete geliyor mu?

-10 gazete okuyorum.

-Ergenekon hakkında yazılanları nasıl buluyorsun?
-Burada olmaları lazım. Bu konuda yazı yazanların en az bir duruşma izlemesi lazım. Çoğu meslektaşlarım burada unuttu beni.

-Kırgın oldukların var mı?
-İsim vermek istemem.

-Kızgın olduğun?
-Kızma duygumu yitirdim ben. Bu dünyada hiç düşmanım yok benim. Ya da düşman diyebileceğim kimse yok. Ama bu süreçte dost bildiklerimden uzaklaşanlar oldu tabii. Destekleyenler de var tabii.

-Peki hiç beklemediğin destek?

-Oldu, şaşırdığım ve mutlu olduğum. Rasim Ozan Kütahyalı yazdı örneğin. Yiğit Bulut yazdı. Niye hala içerde olduğumu sordular. Cesur yazılardı. Şaşırdım, mutlu oldum. Dışarıdan gelen her ışık yarım tahliyedir burada. Ama bazıları kalem bile oynatmıyor. Hasan Cemal şöyle yazıyor; “Balbay’a söylenen…”Ne zamandan beri bir gazeteciye söylenenler suç oldu? O da röportaj yaptı.

-Karayılan’la.
-Evet. O da mı suçlu yani? Dinlediği için? Düşünsene Balçiçek, gazeteci hakkında dava açılması haber ama tutuklu olmak artık normal. Benim mahkemem sürüyor ama dışarıda medya mahkemesi var. O daha da korkunç yani. Bilmeden, okumadan, sormadan yazıyorlar.

-Niye yayınlamadın sana gelen bilgileri peki?
-Güvenemedim bilgilere. Bir bölümünü yayınladım gazetede, kitaplarda. Ama büyük bir çoğunluğu bölük pörçük geldi zaten. Anlam veremedim, birleştiremedim, en önemlisi de doğrulatamadım. Bana gelen bilgilerin sahibi Özden Örnek bile kabul etmemiş günlükleri üstlenmemiş ben nasıl yayınlayacağım?

-Alper Görmüş günlükleri bir fırında yaktığını söyledi.
-Ne fırını? Bendeki bilgiler sobayı doldurmazdı. Yarım yamalak. Öyle bir durum ki inanamazsın. Hakkımdaki raporlara bak. 1998 Erkaya görüşmem ile 2005 Sezer görüşmemi kesip birleştirmişler. Bütün bunlar makamlarda olmuş üstelik, gizli saklı değil yani. Herhalde bilgisayarım sürekli kontrol altındaymış birilerince.

-Şöyle elini vicdanına koyunca, “Keşke yapmasaydım” dediğin görüşme ya da “Keşke yapsaydım” dediğin bir şey var mı?
-Yok yok, ben de bu soruyu kendime sordum, o kadar çok düşündüm ki… Yok. Keşkem yok. Sadece gazetecilik yaptım. Sadece o aşkla yaşadım ben. Ne siyasete girmeyi düşündüm ne de başka bir mevki hayali kurdum. Suçluysam da yargılanayım ama tutuklu olmamın ne anlamı var? İki suçum varmış. Birincisi, halkı hükümete karşı silahlı isyana teşvik etmek… Ben değil halkı, çevremi bile silahsız isyana dahi teşvik edemem ki… İkinci suç daha ağır… Meclis’i işlevini yapamaz hale getirmeye teşebbüs etmek. Önce güldüm ciddiye almadım ama şimdi herkesi halkı nasıl silahlı isyana teşvik etmediğimi inandırmak için uğraşıyorum. Çok acı.

Hapiste olmanın gurur veren bir yanı da var

-Ailen nasıl kaldırıyor bu durumu?

-Çok az görüşebiliyoruz. Oğlumu tanımıyorum bile. O beni bilmiyor. Deniz 20 aylık oldu. Kızım Yağmur ise… Ona çok üzülüyorum tabii. Sürekli neden diye soruyor. Geçenlerde bir resim çizmiş yollamış. Bir merdivenin en altında ben, en üstte hakimler… Çok etkilendim, çok üzüldüm. Karım 10 dakikada bir benimle konuşmasa rahatlamazdı, şimdi haftada ancak 10 dakika konuşabiliyoruz. Oğlum doğduğunda karıma demiştim ki hayat nasıl dört dörtlük oldu. Bir kızımız bir oğlumuz var, ne güzel.

-Yarın çıksan ilk ne yaparsın?

Önce ailemle zaman geçiririm. Ardından avukat arkadaşlarla iki duble rakı. Sözleri var bana. (gülüyor) gerçi artık bitmez bu dava diyorlar. Süre anlamında dev-sol davasını bile katlar. En yakın hüküm, en iyi ihtimalle 5 yılda verilir diyorlar. Umarım o zamana kadar tutuklu kalmam. Ya da kalırım, bilmiyorum.

-Zaman kavramı gitti, takvim yok artık, nasıl dayanıyorsun?
-Uğur Mumcu’nun yerine yazmaya başladığımdan beri, bununla gurur duymanın ötesinde hiç lafını açmadım. Gazetedeki komşum Ahmet Taner Kışlalı’ydı. Benim de başıma böyle bir şey geldi diye düşünüyorum, öyle rahatlıyorum. Goethe’nin bir sözü var. “Eziyet çekmeden insan eğitilemez” diyor. Ben de kendi eziyetimi çekiyorum herhalde.

-Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı dedin… Yani bir nevi gurur mudur senin için hapiste olmak?
-Gurur veren bir yanı da var. Öyle inanmak istiyorum.

Duygu Dikmenoğlu: “Olanlar içimi acıtıyor!”

Akraba-yakın görüşmelerinin içinde en sıcak kucaklaşmalardan biri Tuncay Özkan ile Duygu Dikmenoğlu’nunkiydi. Hani gazeteci refleksi, görüşmeye izinsiz girdiğim yetmiyormuş gibi, bir de keşke yanımda fotoğraf makinem olsaydı hayıflanmasını yaşadım.

Kısa bir merhaba diyebildim ancak Tuncay Özkan’a. Duygu Dikmenoğlu’yla ise girmeden önce sohbet ettik. Dikmenoğlu arka palanda kalmayı tercih eden bir isim. Özkan tutuklandıktan sonra kendisini onun davasına ve kitaplarının çalışmalarına adamış.

“Keyfim yok zaten, televizyon programı falan yapmak gelmiyor içimden” dedi. “Hemen her duruşmaya gelmeye çalışıyorum. Tuncay “Ben neden buradayım?” sorusunun cevabını bile alamadı daha. Her Cuma konuşma yapıyor. Her Cuma aynı soruyu soruyor ama cevap gizli. İnsanın içini acıtıyor olup bitenler. Benim de içim acıyor, çok üzülüyorum.

Suya yazı yazmak gibi yaşananlar. 17 yaşında bir kızı var Tuncay’ın. O daha perişan. Nasıl olmasın ki? Gencecik iki asker var örneğin, bir hikayelerini duysanız, ağlarsanız. Alakaları yok olup bitenle. Ben moral olsun diye geliyorum. Moralini iyi tutması lazım… Allah’tan kitap yazıyor, o onu ayakta tutuyor. Şimdi yeni kitabına başladı. Tahliyeler olduğunda hem çok sevindik başkaları adına hem de üzüldük biz niye olamadık diye… böyle bir kısır döngü işte. Burası çok farklı bir yer. Herkesin gelip görmesi, burada yaşananları anlaması lazım.”

3292
YORUMLAR
Yorum Ekle | (24 adet)
berg
 : Sn.BALBAY
Soysan..

Dolandırsan Cumhuriyet düşmanı olsan...bunların kankası olur seni baştacı yaparlardı ...

Dürüst onurlu insanları sevmiyor bunlar...

Bunlarıda biz sevmiyoruz...

Güzel günler yakın, bundan eminim...

Suratlarına Ölüm nişanı düştü bunların......
09 Şubat 2010 Salı 22:54
ahmet arslan
 : Suç ve ceza
Şimdi tüm insanlık tarihinin bu ilişkiyi ZAMANINDA ve DOGRU olarak kurmadıgı için yok olup giden devletlerle dolu oldugunu görmezden gelelim ve nasıl olsa suçu yoksa bir gün çıkar demekle mi yetinelim?
Bu sıkıntı ne Mustafa Balbayın nede diğer tutuklu yargılananlarn sıkıntısı.
Aslına bakarsanz bu sıkıntı Türkiyedeki tüm YARGI sürecinin içerisindekilerin sıkıntısı.
İnsanlar suçsuzluklarını ispat için çırpınıyor.Ama tutuklular.Neden?Sebebi yok.Sonuç ...
09 Şubat 2010 Salı 22:41
altişim
 : hukuku guguk yapanlardan
bu halk hesap soracaktır......
09 Şubat 2010 Salı 20:35
misafir
 : savcılar lütfen çabuk olunuz
Onlar gibi düşündüğümüz için değil, yapılanlar doğru olmadığı için ERGENOKON DAVASININ BİR AN ÖNCE BİTMESİNİ İSTİYORUM

TÜRK HAKİM VE SAVCILARINA GÜVENİYORUM.. SİYESETCİLERE ASLA GÜVENMEM

BİR AN ÖNCE ERGENOKON DAVASI BİTMESİNİ İSTERDİM..SEÇİMDEN ONCE SUÇSUZ OLANLARIN TAHLİYESİNİN YAPILMASINI İSTERDİM

SUÇSUZ OLANLAR HER GEÇ SERBEST OLACAKTIR
YA O ZAMAN

TÜRKİYE HEPİMİZİN VE DEMOKRASİYE HEPİMİZİN İHTİYACI VARDI...
09 Şubat 2010 Salı 20:33
HALLAC-I MANSUR
 : KORKAKLAR MECLİSİNİN CESUR ŞOVALYELERİ--5--
TÜRBALI GENÇ KIZLARA MERHAMET DİLENENLER..VELEVKİ İDEOLOJİK NE OLACAKKİ DİYENLER..ALNININ TERİNİN PARASI İÇİN ANKARADA ÇÖL BEDEVİSİ GİBİ YAŞAYAN TEKEL İŞÇİLERİNE İDEOLOJİK DEDİ..SIKILMADAN..

ADINDA ADALET OLAN BİR PARTİ..HUKUKSUZCA ERGENEKON ADI ALTINDA AYDINLARI HİTLER ALMANYASINDA OLDUĞU GİBİ SİLİVRİDEKİ TOPLAMA KAMPLARINA DOLDURDU..GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE..
BİZ NE YAPTIK..SONRAKİ FİLMİ BEKLEDİK TVDE....
09 Şubat 2010 Salı 20:17
HALLAC-I MANSUR
 : KORKAKLAR MECLİSİNİN CESUR ŞOVALYELERİ--4--
TARİKATLARI SORUŞTURDU DİYE BİR HAKİMİ LİNÇ ETMEYE KALTILAR..O BÖLGENİN ESKİ GAZNİZON KOMUTANINIDA ERGENE KONDURUVERDİLER HEMEN..ÇÜNKÜ CEMAATLER BU YAPININ ANA DAMARI..SEN NASIL DOKUNURSUN Kİ..ADAMI BÖYLE İLİŞİKLENDİRLER İŞTE..
VİCDAN KANADI..GAZZEYE AĞLAYAN VAN MİNUT ÇEKENLER..BURADA CELLATLIĞA SOYUNDU.BU ÜLKE HİÇ BU KADAR SAHİPSİZ OLMADI....
09 Şubat 2010 Salı 20:13
HALLAC-I MANSUR
 : KORKAKLAR MECLİSİNİN CESUR ŞOVALYELERİ--3--
BU ÜLKE HİÇ BU KAR KİRLENMEDİ..HİÇ BU KADAR YARGISIZ İNFAZLARLA KARATILMADI GEÇMİŞİ..12 EYLÜLDE ASKER BİLE İNSAFLIYDI BUNLARDAN..EN AZINDAN YARGILADILAR SUÇLULALARI..
AMA ŞİMDİ BİR KARA MİZAHIN TAM GÖBEĞİNDE,GATAYA GİREMEYEN EMİNE HANIMA MERHAMET DİLENİLİRKEN..EVLATLARINDAN AYRI AYDINLARI GADDARCA HAPİSLERDE ÇÜRÜTÜYOR BU ÜLKE....
09 Şubat 2010 Salı 20:09
HALLAC-I MANSUR
 : KORKAKLAR MECLİSİNİN CESUR ŞOVALYELERİ--2--
DIŞARIDA BİR SÜRÜ SANSAR..
YANDAŞ BESLEME BASIN TAKIMI..AYNI BİR KÜMEYE ÜŞÜŞMÜŞ BÖCEKLER GİBİ NASİPLENİYORLAR BU DAVADAN..
ÇOĞU SÜTÜNUNU KALEMİNİ PARA BABALARINA BORÇLU..
O YÜZDEN..TOPLASAN 50 BİN SATIYOR PAÇAVRALARI..
AYNI DÜĞMYE BASILMIŞ GİBİ ASIP KESİP İNFAZ EDİYORLAR..BALBAYLARI..ÖZKANLARI..
KİNLERİ DUYGULARINI ALMIŞ GÖTÜRMÜŞ HEPSİNİN....
09 Şubat 2010 Salı 20:06
HALLAC-I MANSUR
 : KORKAKLAR MECLİSİNİN CESUR ŞOVALYELERİ--1--
KURDUĞUNUZ BU KORKU KRALLIĞI SANMAYIN Kİ SİZİ TAHTLARINIZDA DAİM TUTACAK..İÇERİYE ATIP EZİYET ETTİĞİNİZ BU İNSANLAR BİLİN Kİ RTARH ÖNÜNDE BİRER KAHRAMAN..AMA SİZ BİRER SAFRASISINIZ BU TARİHİN..

GALİLE DÜNYA DÖNÜYOR DEDİ..YARGILANDI..SUÇLU BULUNDU..ŞU ANDA HERKES GALİLEYİ BİLİYOR..AMA ONU YARGILAYANLARI VE GÜÇ SAHİPLERİNİ KİMSE BİLMİYOR..ÇÜNKÜ ONLAR TARİHEN BİRER HİÇ.
SİZİN GİBİ....
09 Şubat 2010 Salı 20:03
misafir
 : bu rezillikleri unutmuyacağız
İktidar bu iki yüzlü politikasının vebalini ergeç çekecektir. Kendi yalanlarına o kadar inanmışlar ki gözlerinden belli. Ama ben hala dürüst insanların kaldığına inanıyorum ve bir gün dürüstler kazanacak...
Burda insanları aylardır yıllardır tutuyorsunuz. Adam gibi yargılayacaksanız yapın şunu. eğer bir suç varsa cezasını verin. Ama kendinizi de yargılama yollarını açın delikanlıysanız. Hakkınızdaki dosyaları meclisde tutmaktan vazgeçin.Bunların heps...
09 Şubat 2010 Salı 16:29
özde demokrat
 : insan üzülüyor...
ben de bir baba olarak balbay'ı çok iyi anlıyorum.biri henüz 20 aylık, iki yavrusundan uzak olmak, onların büyüdüğünü görememek eminim içini çok acıtıyordur.balbay suçlumu bilemem ama eğer o zamanda darbe hazırlığı yaptıkları söylenen paşalar serbestçe dolaşıyorsa, balbay'ın da içiride olmaması lazım.vicdanım bunu söylüyor....
09 Şubat 2010 Salı 16:11
chp li vatandaş
 : dayan balbay hükümet defolup gidecek
mustafa balbay idealleri uğruna çok çalıştı ama göbeğini kaşıyanlar ve bir kısım cahil eğitimsiz insanın verdiği oylarla kendini bi şey zannedenler onu yok atmeye çalışıyorlar.bu da geçecek......
09 Şubat 2010 Salı 15:45
ZEREN
 : DAYANIN
SELAM OLSUN SİZE SAYIN BALBAY. BİRAZ SABIR. DEMESİ KOLAY BELKİ. SABIR DA BELKİ BİR SELAMLAMA. AMA İNSANLAR BU TİPLERE OY VERİYOR. BUNA DEMOKRASİ DENİYOR. SİZ İÇEDESİNİZ. BELKİ HABERİNİZ YOK, BİZİM SAVCILAR VE HAKİMLER MOBİL ARTIK. AÇILIMDALAR. BAŞBAKANIMIZ SAĞA SOLA KÜFÜRLER YAĞDIRIYOR. TSK-NIN DEFOLU OLDUĞU SÖYLENİYOR. BİZİM DE PEK KISKANILACAK HALİMİZ YOK HANİ....
09 Şubat 2010 Salı 15:08
Denizxxx
 : HAKLARINDA 608 SUÇ DOSYASI OLANLAR MECLİSTE, TERTEMİZ VATANSEVERLER HAP
TBMM'de , Aralarında UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI, BÖLÜCÜLÜK, SAHTEKARLIK, DOLANDIRICILIK, KALPAZANLIK, EVRAKTA SAHTECİLİK, SİLAHLA ADAM YARALAMA ve YÜZ KIZARTICI SUÇLAR dahil bir sürü suçları işlemiş olan Milletvekillerinin 3/2 den fazlası hakkında
dokunulmazlıklarının kaldırılmasına dair Fezleke var.
Bu durumda TBMM DERHAL FESHEDİLEREK Rütbe, İsim ve Makamına bakılmaksızın, ÇANKAYA NOTERİ DAHİL hakkında Dokunulmazlık Fezlekesi olanların hepsi Yargıya te...
09 Şubat 2010 Salı 15:03
misafir
 : bunlar menfaatlerine demokrat
bebek katili türk düşmanı apoya cezaevinde duvar kağıdğ düzenleyip gerekçe olarak insan haklarından bahsedenlerin düşüncelerinden ötürü bir gazeteciyi hapislere atıp oralarda süründürmeleri bunların insan hakları vedemokrasiden ne kadar anladıklarını açıkça gösteriyor...
09 Şubat 2010 Salı 14:33
misafir
 : Ergenekon Turkiyenin ayibi...
ERGENEKON TURKIYENIN AYIBI.
TARIHE VE ALLAHA HESAP VERILECEK GUBNLER GELECEK>TIR.
4 YILDIR SUCU KESINLESMEDEN BOS YEREICERFDE YATANLAR.
KANSERDENOLEN OLENLER.
SAGlIGINDAN OLANLAR.
BUTUN BUNLARIN SORIMLUSU AKP.
ONA YANDASLIK YAPAN MEDYA.
SESSIZ KALAN TOPLUM.
100 de 90 I MUSLUMAN OLAN BIR ILKE.
AKPN DININI HATTA BU TOPLUMUN DININI SORGULAMAK GEREK.
HEPIMIZIN AYNAYA BAKINCA GORDUGU SEY UTANC VERMELI.
BU BIR ERGENOKON UTANCI.
BU BIR AKP YI BU ULKEYE BELA YAPMANIN UTANCI....
09 Şubat 2010 Salı 14:10
misafir
 : 13,05 yorumcuyum
Onlar gibi düşündüğümüz için değil, AKP LİLER GİBİ DÜŞÜNMUYORUM

VE AKP Yİ SEVMİYORUM DEMEK ANLAMINDADIR

AKP LİLER GİBİ DÜŞÜNMÜYORUM ANLAMINDA KULLANDIM...
09 Şubat 2010 Salı 14:05
misafir
 : sabır
DOĞRU SALLANIR AMA YIKILMAZ....rabbim yar ve yardımcınız olsun.bu memleket ne çektiyse siyasilerden çekti.tüp, yağ.şeker bunların hiç biri yoktu bununda sebebi o zamanki siyasilerdir.size inanan,güvenen tüm ulus sizlerin dua'cısı ,bunu sakın unutmayın.bu bayrak'ın yerini ve rengini hiç kimse değiştiremeyecek sizler rahat olun.....yaşasın TC NE MUTLU TÜRKÜM diyebilene........
09 Şubat 2010 Salı 13:49
misafir
 : BİR FİLM GİBİ
HAYAT BÖYLE BİRŞEY ÇOK GÜÇLÜ OLDUĞUNDA ÇEVRENDE 100 LER VARDIR. ÇUKURA DÜŞMEYE GÖR GERÇEK ARKADAŞLARIN DOSTLARIN KALIR.BEN SENİNLE AYNI DÜŞÜNCEDE OLMASAM BİLE ARKADAŞIN SAYILIYORUM.İNADINA HERGÜN CUMHURİYET ALIYORUM.
BAKKAL ABİ SEN BU GAZETEYİ OKUMUYORDUN NE OLDU.

HAKSIZLIK KARŞINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR DEDİM.
BU ADAM İÇİN ALIYORUM.
DEDİM.
BAYRAMPAŞA FİLMİ GİBİ DURUM AYNI.SUÇSUZ OLDUĞUN KANITLANSA BİLE 1 YIL YAT BOŞU BOŞUNA DEVLET SANA PARDON...
09 Şubat 2010 Salı 13:48
misafir
 : MIZRAK ÇUVALA SIĞMADI
arkadaşlar yorum yaparken vicdanımızın sesiyle yapalım lütfen TÜRKİYE birtana başkayok hepimiz aynı gemideyiz öyle hikayeyle filen gerçekleri saptırmıyalım.sayın balbay ilk girerken savaş kanmış komutan gibi heybetli görünüyordu hani ne oldu umarım aklanıp çıksın onunda çocukları var ama bunları zamanında düşünseydi çok daha iyi olurdu...
09 Şubat 2010 Salı 13:44
1 . KAZIM BÜKÜLMEZ86
2 . ALTAN ŞİMŞİK69
3 . SABRİYE ÇEÇEN YILMAZ58
4 . ORHAN CAN51
5 . YÜKSEL DUMAN46
6 . VEYSEL TURAN39
Bu Listede yer alabilmeniz için ÜYE olmanız gerekmektedir.
 
Foto-Galeriler
YAZARLAR