• Bakan'dan kıdem tazminatı açıklaması
  • TSK PKK'ya bomba yağdırdı
  • Antalya'da Milli zafer !
  • ''Cinci hoca'' insaları böyle kandırdı !
  • Seçmenler sınırı yürüyerek geçmeye başladı
Burcu Demir

Bana dokunmayan vesayet bin yaşasın

Thatcher'ın 8 Nisan 2013'teki vefatına İngiltere'den ve dünyadan gelen tepkileri dün gibi hatırlıyorum. Karşıtları sevinç gösterileri düzenlerken destekçileri bu tabloya kızmakla kalmamış, gelecekte onun politikalarına çok ihtiyaç duyulacağından dem vurmuşlardı. Evet, ben destekçileri arasındaydım. Birçok iflah olmaz liberal gibi... Bununla beraber,  İngiltere'nin AB içinde takındığı tavırdan, ekonomi ve güvenlik politikalarına kadar Thatcher'ın izlerinden beslendiğini gördüğümden olsa gerek, ölümüne sevinenlere gülüp geçtiğimi itiraf etmeliyim.

Aslında benzer bir durumu geçen hafta boyunca Türkiye'de de yaşadık, malumunuz. Kenan Evren'in vefat haberi, yaklaşan seçimden bile daha çok meşgul etti gündemi. Haliyle, dönemin mağdurları #kötübilirdik hashtagiyle sosyal medyada saldırıya geçti,devlet töreniyle gömülmesine tepki gösterdi ve cenazesine gidenlere verip veriştirdi. Diğer yandan kızı, ülkenin  yüzde altmışının babasını sevdiğini hatta bugün kızanlardan bazılarının bile geçmişte yanlarında olduğunu anlattı. Hayır, ben onlardan değildim. Vesayet ve militarizmle arama mesafe koymayı her daim tercih ettim. Lakin, bu demek değil ki Evren'in ölümüne verilen tepkilere alelacele katıldım. Aslında Erbakan'ın cenazesinin ardından 'bir devir kapandı' diye manşet atan gazetecilere şaşırdığım kadar şaşırdım, Evren'in aramızdan ayrıldı diye aşırı sevinenlere (ya da üzülenlere.)

Öyle ya, Erbakan'ın öğrencileri değil mi on iki yıldır iktidarda oturan; vesayetle mücadele ediyoruz diye 28 Şubatçılara, Ergenekonculara, Balyozculara ve 17 Aralıkçılara hesap soran; ama sıra 12 Eylül 1980'e gelince hasta yatağındaki Evren'e mikrofon uzatıp 'darbe yaptığınız yönündeki iddiaları soracaktık' demekten öteye gitmeyen ve onun kurduğu sistemin tüm unsurlarını hayatımızda tutmaya özen gösteren?

Neticede, bugün Anayasa'dan YÖK'e kadar Evren'le özdeş birçok kurum ve icraatın hükümranlığı devam ederken Kenan Evren'in bedeni toprağa gömülse ne olur, gömülmese ne olur?
Gömülürken törenini devlet organize etse ne olur ailesi yapsa ne olur?
Rütbesi erliğe düşse ne olur emekli genelkurmayda başkanı olarak anılsa ne olur?
Bana sorarsanız, "vesayetle mücadele" anlayışının 'bana dokunmayan vesayet bin yaşasın' mantığından hareket ettiği yalnız ve güzel ülkemizde "vesayetle mücadele" diye başlayan her tiranın üstüne bir bardak soğuk su içsek en güzeli olur.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS