- IMKB

- 54.885
- Dolar

- 1,8405
- Euro

- 2,3135
- Altın

- 617,14
- Ankara : 10 °C
- İstanbul : 15 °C
- İzmir : 13 °C
- Adana : 16 °C
- Antalya : 15 °C
- Diyarbakır : 10 °C
Başbakan Yardımcısı Bozdağ'ın Açıklamaları...(2)
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, dün TBMM genel Kurulu'nda İçtüzük değişikliği tartışmaları sırasında CHP'nin kürsü işgaline ilişkin, "Bu esasında parlamento içi fiili bir darbedir. Parlamentonun kürsüsünü işgal etmek, parlamentoyu özgürleştirmek değil, parlamentoyu iş yapamaz hale getirmek, parlamentonun çalışmalarını kısmen veya tamamen zorla ve zorbalıkla engellemektir" dedi.
Bozdağ, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasıyla ilgili olarak, "Benim gördüğüm, işlenen herhangi bir suç yok, yapılan bir vazife var. Bu vazifenin suç olduğuna dair yorumlar görüyorum. Halbuki suçlar yorumlarla oluşturulmaz, kanunlarla oluşturulur" değerlendirmesini yaptı.
Bozdağ, TBMM'de gazetecilere dünkü TBMM Genel Kurulu'nda İçtüzük Değişiklik Teklifi görüşmeleri sırasında yaşanan gerginliğe ilişkin açıklamalarda bulundu. Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in başkanlığında grup başkanvekilleri ile görüşmek suretiyle bir uzlaşma zemini arandığını belirten Bozdağ, ancak herhangi bir uzlaşma bulunamadığını hatırlattı. Dün gece TBMM Genel Kurulu'nda kimsenin arzu etmediği biçimde kürsü işgali yaşandığını belirten Bozdağ, şunları kaydetti:
"Yani resmen ve fiilen Meclis çalışamaz hale getirilmiştir. Meclis'in çalışması engellenmiştir. Geçmişte ne var diye de ben baktım, ilk defa Meclis'te böyle alkışlarla Meclis Başkanı'nın protesto edildiği, slogan atılarak istifaya çağrıldığı böyle si bir görüntü TBMM'de maalesef yaşanmıştır. Bu parlamentoya yakışmamaktadır, demokrasimize yakışmamaktadır, milletimizin evlatlarına da yakışmamaktadır. Bu esasında parlamento içi fiili bir darbedir. Parlamentoyu çalıştırmamak, çalışmasına engel olmak,
parlamentonun kürsüsünü işgal etmek, parlamentoyu özgürleştirmek değil, parlamentoyu iş yapamaz hale getirmek, parlamentonun çalışmalarını kısmen veya tamamen zorla ve zorbalıkla engellemektir. Dün maalesef böyle bir zorla, böylesi bir zorbalıkla TBMM'nin çalışmaları kısmen engellenmiştir. Tabii bu engellense sonucu da pek hoş olmayan hadiseler yaşanmıştır. Buradan bütün herkese bir çağrı yapıyoruz; sağduyuyla bu meseleyi çözmek lazım, aklıselimle bu işin üzerine gitmek lazım, karşılıklı bir uzlaşmayla bu
görüşmeleri sona erdirmek lazım. Eğer zorla, zorbalıkla parlamento çalışamaz hale getirilirse o zaman bu, milletin iradesinin rehin alınması anlamına gelir. Parlamentoda milletin iradesinin egemen olması değil, zorbalığın ve zorbaların iradesinin egemen olması anlamına gelir ki bu, bizim demokrasimizin de parlamento geleneğimizin de, milletimizin de asla kabul etmeyeceği bir şeydir.
Umarım bundan sonraki süreçte aklıselimle bu iş çözülür ve aklıselimle parlamento çalışmaya devam eder. Eğer böyle olursa, her isteyen kürsüyü işgal edip, 'ben bu kanunu beğenmiyorum, ben bu değişikliği beğenmiyorum, kürsüyü işgal ediyorum, Meclis'i çalıştırmıyorum, dayatma yapıyorum, ya benim dediğimi kabul edersiniz, ya ben bu meclisi çalıştırmam' Bunu kimse diyemez, demesi de mümkün değil. Çünkü bu parlamento hiçbir dönemde çalışamaz, çalıştırılamaz hale hiç kimse tarafından getirilememiştir. Parlamento
her şartta, her zeminde çalışmıştır, çalışmalarına devam etmiştir, bundan sonda da çalışacaktır. Umarım herkes aklıselimle bir davranış belirleme yoluna girer, dayatmaların egemen olduğu bir yaklaşımdan vazgeçer."
İçtüzük Değişiklik Teklifi'nin bugünkü Genel Kurul'da görüşülüp görüşülmeyeceğinin sorulması üzerine de Bozdağ, "Parlamentonun gündemi, parlamento görüşecek bunu" dedi.
"MUHALEFETİN SESİNİN KISILMASI DİYE BİRŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL"
Muhalefetin 'sesimiz kısılıyor' eleştirisinin hatırlatılarak, yeni bir uzlaşma arayışına girip girmeyeceklerinin sorulması üzerine ise Bozdağ, "Muhalefetin sesinin kısılması diye bir şey söz konusu değil. Çünkü parlamentonun çalışma saatleri her gün 2 saat artırılıyor. Dolayısıyla haftalık 6 saat çalışma saati artıyor. Sadece grup önerisi üzerinde konuşulmuyor. Kanunlar görüşülürken zaten muhalefet partileri görüş açıklayabiliyorlar, konuşabiliyorlar. Hiç kimsenin 'sesini kısma' gibi bir durum söz konusu
değil" dedi.
MİT MÜSTEŞARI FİDAN'IN İFADEYE ÇAĞRILMASI
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, bir gazetecinin, 'MİT Müsteşarı'nın ifadeye çağrılması çok tartışılıyor. Şu ana kadar henüz gitmedi. MİT Yasası'nın 26. maddesine göre gitmez deniyor ama aynı zamanda katalog suçu kapsamında bir ifadeye çağırma, gitmeli gibi bir tartışma var. Buna nasıl bakıyorsunuz? Muhalefetin, MİT Müsteşarına bu talimatı veren Başbakan Erdoğan'ın da ifadeye çağrılmalı açıklamaları var, nasıl değerlendiriyorsunuz?' yönündeki sorusu üzerine şunları kaydetti:
"MİT Müsteşarı ile ilgili, ifadeye çağırmayla alakalı, detaylar bugün basında daha fazla yer aldı. Ama bununla alakalı net bilgiler henüz açıklanmış değil. Haber olarak gazetelerde yer alıyor. Terörle mücadele eden, görevlilerimize en büyük desteği MİT vermektedir. Çünkü MİT'in vazifesi terör örgütlerinin içine sızmak, onlardan belgi almak, eylem planlarını, para transferlerini, silah transferlerini içeride ve dışarına desteklerini ve çalışmalarını yakından takip etmek. Zaten bu teşkilatın birinci
derecede görevidir, ülkenin güvenliği ile ilgili verilen görevleri yapmak MİT'in yasayla verilmiş vazifesidir. Bu vazifesini yaparken terör örgütlerinin içine sızmış olması onun yine kendi görevi. Dünyanın her yerinde istihbarat örgütlerini çalışmalar yaparken bu minval üzere çalışırlar. Ama yargılama ve soruşturmalarda kimin bu minval üzere görev yapıp yapmadığını titizlikle ayırmak ve bu hukuku uygularken, kanunu uygularken de terörist ile terörist olmayanları birbirinden ayırmak, bu yargı görevlilerine
ait bir vazifedir.
Ama siz bunu yapmaz, elmayla armudu birbirine karıştırırsanız, o zaman bu noktada görevini yapan, canı pahasına ülkesi için hizmet eden insanları 'terör örgütü ile işbirliği yapıyor' diye itham noktasına gidilebilir ki bu da fevkalade yanlıştır. Ben onun için soruşturmanın şu aşamada ortaya çıkan bilgileri çerçevesinde bir hukukçu kişi olarak, bu soruşturmanın işin doğrusu hukuki mantığını hala anlamış değilim. Umarım ortaya çıkacak, daha doğrusu açıklanacak bilgiler belgeler çerçevesinde daha sağlıklı bir
değerlendirme yapabiliriz. Benim gördüğüm, ortaya çıkan şeylere baktığımızda; işlenen herhangi bir suç yok, yapılan bir vazife var. Bu vazifenin suç olduğuna dair yorumlar görüyorum. Halbuki suçlar yorumlarla oluşturulmaz, kanunlarla oluşturulur."
- Bugün
- Dün
- Bu Hafta
- Bu Ay
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








Sporun doğru adresi
Kadinlara çok özel bir haber
Medyanın 24 saat açık kafesi
















































Bu habere ilk yorum yapan siz olun.