- IMKB

- 54.885
- Dolar

- 1,8395
- Euro

- 2,3105
- Altın

- 617,17
- Ankara : 10 °C
- İstanbul : 15 °C
- İzmir : 13 °C
- Adana : 16 °C
- Antalya : 15 °C
- Diyarbakır : 10 °C
Başbakan'ın azarladığı paşalar

Hükümete yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, “Erdoğan’ın azarladığı Paşa’ları” yazdı.
Başbakan Erdoğan’ın en sert çıktığı isimlerden birisi ise dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur. Selvi, o anları şu satırlarla anlattı:
“MGK toplantısında Şener Eruygur, hükümeti hedef almış ağır ithamlarda bulunuyordu. Başbakan Erdoğan uyarmasına rağmen konuşmasını sürdüren Eruygur’a, ‘Kes ulan’ diye gürlemek durumunda kalmıştı.”
İşte Abdülkadir Selvi’nin o yazısı:
ASKER PRANGASI NASIL KIRILDI
Yüz nakli yapılan Uğur Acar’ın aynada kendini ilk kez görünce, “Bu ben miyim” diye bakması gibi, Türkiye “yeni Türkiye’ye” bakıyor ve “Bu ben miyim” diyor.
O nedenle kimi zaman gerilere gidip, “Eski Türkiye”yi hatırlatan birkaç örneği paylaşmak istiyorum.
İstiyorum ki, birkaç Ergenekon operasyonuyla Türkiye’de her şeyin halledildiğini düşünüp, “Eski Türkiye” nin refleksleriyle hareket ederek, “Birbirini tasfiye etme” gibi bir hastalığa tutulmasınlar. Önce Ankara’da, Ayışığı ve Sarıkız darbe planlarının hazırlandığı, İstanbul’da Balyoz darbe planı seminerlerinin yapıldığı dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in günlüklerinden birkaç anekdot paylaşmak istiyorum.
DARBE GÜNLÜKLERİ HAFIZALARDA
4 Eylül 2003
“Cumhurbaşkanı, bizlere çok güvenen, bizlerden destek bekleyen bir insan. AKP’nin yaptığı eylemlere karşı bizden destek arıyor”
Ülkenin Cumhurbaşkanı, seçimle gelmiş bir iktidarı tasfiye etmek için askerden destek bekliyor.
Peki asker hangi havalarda?
-22 Eylül 2003
“ Eğer bir işlem yapılmasını kabul etmezse kendisine ‘Ya sen çekil yahut da biz çekiliyoruz’ diyeceğiz.
Kime diyecekler? Kuvvet komutanları olarak kendi Genelkurmay Başkanlarına.
Peki ne yapmasını istiyorlar Genelkurmay Başkanı’nın? PKK konusunda bir atılacak bir adım ya da yurt savunmasıyla ilgili bir konu mu var?
Cevabı Özden Örnek veriyor.
“Hükümet korkutulmadıkça yapılacak hiçbir eylem hükümeti kararından vazgeçirmeyecektir”
İş daha 1 yılını doldurmamış olan hükümeti korkutarak istifaya zorlamak.
Bunun için ne yapmışlar?
“ Fırtına (Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına) ayağa kalktı ve haydi hep beraber el sıkışalım dedi ve dördümüz ellerimizi üst üste koyup el sıkıştık!”
Yani İttihatçıların silahın üstüne ellerini koyup yemin ettikleri, 27 Mayısçıların tabancalarını ortaya koyup, ihtilal andı içtikleri gibi bir şey.
Kuvvet komutanları olarak AK Parti iktidarını devirmek için bir de çalışma yapmışlar.
“Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından Genkur. Bşk’na verilecek ve onun reaksiyonu beklenecek. Çalışma biraz muhtırayı andırıyor”
Bu plan, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e, “ya bizimlesin ya karşımızda” dercesine sunuluyor.
3 Aralık 2003 tarihinde Yüksek Askeri Şûrâ toplantısı var.
ŞÛRÂLARDA NELER YAŞANDI
İlk şûrâ toplantısına Başbakan sıfatıyla Abdullah Gül katılmıştı. MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılıç, Başbakan’a dönerek, “Yerinde olsam karının örtüsünü çıkarırım” demiş, “Haddini bil” diye uyarılıp, azarı yemişti.
Başbakan Erdoğan’ın katılacağı YAŞ toplantısı öncesinde Genelkurmay’da hazırlık toplantısı yapılıyordu.
Hava Kuvvetleri Komutanı, İbrahim Fırtına, “Parlamento Cumhurbaşkanı tarafından feshedilmelidir. Yeniden anayasa yapılmalı ve bu anayasaya kendini koruyacak her türlü imkan konulmalıdır. Bu hükümetle olmaz” diye konuşuyor.
Fırtına’nın ardından söz alan diğer paşalar da, benzer konuşmalar yapınca, Genelkurmay Başkanı Özkök, “Muhtıra vermeye niyetim yok” demek zorunda kalmıştı.
Çünkü paşaların konuştuğu metin, “Sarıkız” darbe planıydı. Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’a göre, darbe planlarını hazırlayan, “Jandarma Genel Komutanı daima bir ihtilal özlemi içerisinde” ydi.
Sadece Jandarma komutanı mı dediğinizi duyar gibiyim.
Peki o günlerden buraya nasıl gelindi.
Başbakan Erdoğan’ın katıldığı ilk MGK toplantılarından biriydi. Cumhurbaşkanı Sezer’in başkanlığında yapılan MGK toplantısında Şener Eruygur, hükümeti hedef almış ağır ithamlarda bulunuyordu. Başbakan Erdoğan uyarmasına rağmen konuşmasını sürdüren Eruygur’a, “Kes ulan” diye gürlemek durumunda kalmıştı.
2006 yılı Yüksek Askeri Şûrâ toplantısından da kamuoyuyla ilk kez paylaşacağım bir anekdotu aktarmak istiyorum.
“Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki irticai faaliyetler konusunu gündeme getiriyor. Başbakan dinlerken tek tek not alıyor.
Konuşma bitince, gergin bir havada, “Bunlar Hava Kuvvetleri’nin görevi değil” diyor. Buz gibi bir hava esiyor. “Ama aynı zamanda söyledikleriniz de doğru değil. Göreviniz olmamasına rağmen yine de tek tek cevap vereceğim” diye konuşuyor. Cömert’in gündeme getirdiği iddiaları çürütüyor.
Başbakan’ın bu çıkışı üzerine kimse söz alamıyor.
Şûrâ toplantısından sonra Faruk Cömert, aracına bindikten sonra, “Ben konuyu açacaktım, diğer komutanlar da dalacaktı. Ama hepsi beni sattı” diye hayıflanıyor.
Son bir not da, Dolmabahçe’den. Büyükanıt’tan değil, Koşaner’den.
Balyoz Darbe Planı soruşturması kapsamında aralarında generallerin de bulunduğu 102 TSK mensubu hakkında tutuklama kararı çıkınca Harbiye Orduevi’nde ailelerle görüşen Koşaner Paşa o hızla soluğu Başbakan’ın Dolmabahçe’deki ofisinde almıştı.
Konuşmanın bir yerinde Koşaner Paşa sesini yükseltip, bilinen üslupla konuşmaya başlayınca Başbakan, “Otur oturduğun yerde, ne yapacaksın?” diye çıkışmıştı.
Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanının bir gecede istifa etmesine rağmen, 5.5 saat içerisinde atama yapıp Yüksek Askeri Şûrâ toplantısına tek başına başkanlık eden bir Başbakan Recep Tayyip Erdoğan.
İstiklal Mahkemeleri, Yassıdalar ve darbelerle kurulan askeri vesayeti geriletmede en büyük pay ona ait. Onun güçlü liderliği olmasa bu mesafe alınamazdı.
Ama millet de onun bu mücadelesini taçlandırdı.
MİT yöneticilerine ifade kriziyle başlayan süreci Başbakan’ın iradesini sorgulama gibi bir noktaya çekmek isteyenlere, Erdoğan’ın kim olduğunu ve Türkiye’nin buraya nerelerden geldiğini hatırlatmak istedim.
Demokratikleşme adına alacağımız daha çok mesafe, aşmamız gereken bir yığın engel varken, birbirimizi yemenin anlamı ne?
- Bugün
- Dün
- Bu Hafta
- Bu Ay
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








Sporun doğru adresi
Kadinlara çok özel bir haber
Medyanın 24 saat açık kafesi















































Bu habere 48 yorum yapıldı.
ileri demokrasi gereği herkes dinlenmeli...
BeğendimBeğenmedimama bu haber saçma.. abartmışlar yalakalık gereği açmşlar böyle birşey
kac gun hadini bildinde konustun gerizekali rte amerika arkanda bu kadar durmasa b.....oten
BeğendimBeğenmedimHATTA BİR GEĞİRMİŞ Kİ, HERKES AFRİKA'DAN ASLAN SÜRÜSÜ GELİP ODAYI BASTI SANMIŞ, TİR TİR TİTREMİŞ, SONRA BİR GAZ ÇIKARMİŞ Kİ ODADAKİLER KASIRGA ÇIKTI SANMIŞLAR, HERKES HAVALARDA UÇUŞMUŞ, MASA YERİNDEN FIRLAYIP ÜÇ TAKLA ATIP TEKRAR YERİNE KONMUŞ, BİR BAKIŞ ATMIŞ Kİ, ODADA CAM NAMINA NE VARSA KIRILMIŞ, PERDELER ALEV ALMIŞ, HUZURDAKİLER KAÇACAK YER ARAMIŞLAR. MASAYA ÖYLE BİR YUMRUK ATMIŞ Kİ KANDİLLİ 7,8 ÖLÇEKLİ DEPREM ALARMI VERMİŞ VS VS. BU MASAL DA BÖYLE DEVAM EDERMİŞ, YERSEN EY MİLLET!!
BeğendimBeğenmedimBaşbakanın hiç işi yoktu; bir köşe yazarına çıkıp şurada olan olayları anlatacak.. Bak diyecek ben diyecek ne kadar cesurum diyecek..
BeğendimBeğenmedimBu atmasyon haberi okuduğum vakte yazık
neredeyse askere giden herkes komutan bana şunu yap dedi yapmıyorum lan dedim.sonra rica etti-bir gün komutan asker izmaritleri topla dedi.bende sigara içmiyorum neden toplim deye çıkıştım apışıp kaldı gibisinden laflar bunlar...ayrıca eğer kes lan dediyse ne vahimdir...padişahlar bile kes lan diye sözleri bölmezler...
BeğendimBeğenmedim