Survivor'a katılacak 3. isim de belli oldu
- IMKB

- 60.663
- Dolar

- 1,7655
- Euro

- 2,3250
- Altın

- 652,91
- Ankara : 0 °C
- İstanbul : 2 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Başbakan'ın medyayla sınavı

Erdoğan medya patronlarına açık açık “eleştiren yazarlara kalem verme” diyor.. Peki bu neyin göstergesi ?
GÖZE ÇARPANLAR |
27 Şubat 2010 / 16:37
HABER3.COM / Başbakan Erdoğan dün AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada medya patronlarını hedef almıştı.
Önce Erdoğan’ın o sözlerinden dikkat çeken satırlara bakalım:
“Ben de şimdi o gazetelerin patronlarına sesleniyorum, ‘Ne yapayım köşe yazarı, hakim olamıyorum’ diyemezsin. ‘Sen bunun sorumlususun arkadaş’ diyeceksin.. Herkes fikrini söylemekte serbesttir. Tabii serbest, söyle doğru. Ama o insanlara da o kalemleri teslim edenler der ki ‘Kusura bakma kardeşim bizim dükkanda sana yer yok’. Çünkü herkes vitrinine layık olanını koyar. Çünkü her zamankinden daha çok birliğe, beraberliğe ihtiyacımız var..”
YANDAŞ MEDYA DA ONU TATMİN ETMİYOR
Erdoğan hemen her dönem medyaya yükleniyor.. Ancak bu kez biraz daha farklı. Son konuşması artık kendisine yakın medyadan da hoşnut olmadığını gösterdi.
Bilindiği üzere bir çok gazete ve televizyon, AK Parti hükümetine neredeyse koşulsuz ve sınırsız destek veriyor. Bu bir tercih meselesi elbette.. Yani halk için her zaman tarafsız ve sorgulayıcı olmak yerine Erdoğan’ın tabiriyle “birlik ve beraberlik için” tek ses olmak, o kesimin tercihi. Yanlı ve yandaş olmakla eleştirilen bu kesim medya, yıllardır tartışma konuları arasında.
Hükümetine yüklenen medya grupları yıllar içerisinde ya yok oldu, ya el değiştirdi, ya da tavır değiştirdi. Ancak yandaşı medya hep var oldu, hep büyüdü.
UFAK TEFEK ELEŞTİRİLER BİLE
Ancak anlaşılıyor ki, Erdoğan artık bu yandaşlığın seviyesini de beğenmemekte, daha fazlasını arzu etmekte.. Çünkü son gelişmeler karşısında o yazarlar bile artık kendilerini ufak tefek eleştiriler yönetmek zorunda hissediyor.
Son açıklamaları küçük de olsa yandaş medyada çıkan bu eleştirilerin bile Erdoğan’ı kızdırmaya yettiğini gösteriyor. Medya patronlara seslenen Erdoğan, açık açık “bu yazarları sayfalarından at” mesajı veriyor.
Erdoğan’ın bu sözleri, sadece muhalif yazarların değil, iktidarı destekleyen köşe yazarlarının bile tepkisini çekti. Vatan gazetesi o yazarlarla görüşmüş:
Erdoğan’ın bu sözleri, sadece muhalif yazarların değil, iktidarı destekleyen köşe yazarlarının bile tepkisini çekti. Vatan gazetesi o yazarlarla görüşmüş:
AÇIKLAMASI BİLE ÜRKÜTÜCÜ
Mehmet Altan (Star Gazetesi):
Başbakan’ın konuşmasını çok garipsedim ve kabul edilemez buldum. Çünkü bu bizi tek sesli bir Türkiye’ye götürür. Başbakan burada zirvenin çok olumlu olduğunun yazılmasını istiyor herhalde. Benim bireysel olarak baktığım şey evrensel doğrular, insanların gitmek istediği noktalardır. Arzuhalcilikle yazarlık arasında çok fark var. Başbakan bir taraftan demokrasiden bahsediyor bir taraftan öyle bir şey söylüyor ki akıl alır gibi değil. Nasıl oldu böyle bir bölüm çıktı o konuşmadan anlamadım. Çok ürkütücü buldum açıkçası.
TEK PARTİ DÖNEMİNDE OLUR
Oktay Ekşi (Hürriyet Gazetesi):
Sayın Başbakan’ın demokrasi anlayışıyla benimkini mukayese ettiğimde pek uyuşmadığını görüyorum. Benim demokrasi anlayışımla onunki zerre kadar bağdaşmıyor. Benim anlayışıma demokrasi deniliyorsa, Başbakan’ınkine faşizm demek gerekiyor. Ben medya patronlarının köşe yazarlarına karışmadığı bir Türkiye istiyorum. Ama Erdoğan patronların müdahalesini özlüyor. Siyaset kadrolarının medyanın özgürce görev yapmasına tahammül etmeyi öğrenmesiyle bu sorun çözülür. İktidarın istediği şekilde yayın yapılırsa herşey düzelir anlayışı yanlış. Bu bizzat Başbakan’ın kınadığı tek partili dönemlerde rastlanır.
Sayın Başbakan’ın demokrasi anlayışıyla benimkini mukayese ettiğimde pek uyuşmadığını görüyorum. Benim demokrasi anlayışımla onunki zerre kadar bağdaşmıyor. Benim anlayışıma demokrasi deniliyorsa, Başbakan’ınkine faşizm demek gerekiyor. Ben medya patronlarının köşe yazarlarına karışmadığı bir Türkiye istiyorum. Ama Erdoğan patronların müdahalesini özlüyor. Siyaset kadrolarının medyanın özgürce görev yapmasına tahammül etmeyi öğrenmesiyle bu sorun çözülür. İktidarın istediği şekilde yayın yapılırsa herşey düzelir anlayışı yanlış. Bu bizzat Başbakan’ın kınadığı tek partili dönemlerde rastlanır.
DEMOKRASİ ANLAYIŞI OYLA SINIRLI
Nuray Mert (Radikal ve Hürriyet):
Başbakan kendisine huzur verecek, etliye sütlüye, siyasi iktidarların tasarruflarına ve iktidarın işine karışmayan bir medya istiyor. İktidarın medya ve özgürlük anlayışı bu çerçevede beliriyor. Çünkü medya algısı böyle. Kaygı verici olan da bu durum. Patronlara yazarlarını denetlemelerini doğrudan talep ettiği için tablo vahimleşiyor. İktidar demokrasiyi böyle anlıyor. Sağ partilerin demokrasi algısı oy çoğunluğuyla sınırlıdır. Oyların çoğunu alan istediği tasarrufu yapar, demokrasinin de böyle bir şey olduğunu düşünür.
Başbakan kendisine huzur verecek, etliye sütlüye, siyasi iktidarların tasarruflarına ve iktidarın işine karışmayan bir medya istiyor. İktidarın medya ve özgürlük anlayışı bu çerçevede beliriyor. Çünkü medya algısı böyle. Kaygı verici olan da bu durum. Patronlara yazarlarını denetlemelerini doğrudan talep ettiği için tablo vahimleşiyor. İktidar demokrasiyi böyle anlıyor. Sağ partilerin demokrasi algısı oy çoğunluğuyla sınırlıdır. Oyların çoğunu alan istediği tasarrufu yapar, demokrasinin de böyle bir şey olduğunu düşünür.
Nazlı Ilıcak (Sabah):
Erdoğan’ın zaman zaman medyayı sert bir dille eleştirmesini ben şahsen onaylamıyorum. Son konuşmasında ise kabul edilmesi mümkün olmayan bir söz sarfetti ve medya patronlarının yazarları denetlemesini; icap ederse de yazdırmamasını söyledi. Halbuki biz köşe yazarları patronun emir-komuta altındaki kişiler değiliz. Vicdan ve düşüncelerimize göre yazıyoruz. Vicdanımızın aynasında olayları değerlendiriyoruz. Bu şekilde patronun sansürünün, politikacı tarafından tavsiyesini yanlış bir tutum olarak değerlendiriyorum.
Erdoğan’ın zaman zaman medyayı sert bir dille eleştirmesini ben şahsen onaylamıyorum. Son konuşmasında ise kabul edilmesi mümkün olmayan bir söz sarfetti ve medya patronlarının yazarları denetlemesini; icap ederse de yazdırmamasını söyledi. Halbuki biz köşe yazarları patronun emir-komuta altındaki kişiler değiliz. Vicdan ve düşüncelerimize göre yazıyoruz. Vicdanımızın aynasında olayları değerlendiriyoruz. Bu şekilde patronun sansürünün, politikacı tarafından tavsiyesini yanlış bir tutum olarak değerlendiriyorum.
PATRONA ŞİKAYET YANLIŞ
Hüseyin Gülerce (Zaman):
Sayın Başbakan’ın eleştirilerinde yayın yönetmenlerini eleştirmesini anlayabilirim de, doğrudan doğruya bunları sen patronsun nasıl yazdıyorsun demeyi doğru bulmuyorum. Kutuplaşma ortamına girdiğimiz için özellikle Ergenekon Davası ve komutanların gözaltıları toplumu da ikiye böldü. Dolayısıyla gazete ve köşe yazarlarında da bir kutuplaşma var. Aslında Sayın Başbakan’ın gazete patronlarına bunları demesine gerek yok. Süreci destekleyen köşe yazarları zaten Başbakan’ın hoşuna gidecek cevapları veriyor. Bu gelişmelerin bizzat kendisi toplumda böyle bir tesir yapıyor.
Sayın Başbakan’ın eleştirilerinde yayın yönetmenlerini eleştirmesini anlayabilirim de, doğrudan doğruya bunları sen patronsun nasıl yazdıyorsun demeyi doğru bulmuyorum. Kutuplaşma ortamına girdiğimiz için özellikle Ergenekon Davası ve komutanların gözaltıları toplumu da ikiye böldü. Dolayısıyla gazete ve köşe yazarlarında da bir kutuplaşma var. Aslında Sayın Başbakan’ın gazete patronlarına bunları demesine gerek yok. Süreci destekleyen köşe yazarları zaten Başbakan’ın hoşuna gidecek cevapları veriyor. Bu gelişmelerin bizzat kendisi toplumda böyle bir tesir yapıyor.
Ahmet Taşgetiren (Bugün):
Bir kere köşe yazarlarının ekonomiyi bu kadar etkilediğini düşünmüyorum. Medyanın da bu ölçüde etkilediğini düşünmüyorum. Yaşanan olaylar ve oradaki tansiyon ekonomiye yansıyor bunu söylemek lazım. Şu anda Türkiye’de oldukça yüksek gerilim yaşanıyor. Yargı-siyaset tartışması, darbe tartışmaları ve Ergenekon. Türkiye ciddi bir dönüşüm noktasında. Köşe yazarlarına müdahale talebi çok sağlıklı bir talep değil. Özgür medya bence siyasetçinin de yararınadır.
Bir kere köşe yazarlarının ekonomiyi bu kadar etkilediğini düşünmüyorum. Medyanın da bu ölçüde etkilediğini düşünmüyorum. Yaşanan olaylar ve oradaki tansiyon ekonomiye yansıyor bunu söylemek lazım. Şu anda Türkiye’de oldukça yüksek gerilim yaşanıyor. Yargı-siyaset tartışması, darbe tartışmaları ve Ergenekon. Türkiye ciddi bir dönüşüm noktasında. Köşe yazarlarına müdahale talebi çok sağlıklı bir talep değil. Özgür medya bence siyasetçinin de yararınadır.
BAŞBAKAN NE DEMİŞTİ ?
Diğer sayfada..
Diğer sayfada..
Etiketler: yandaş medya, Laz, demokrasi, Milletvekili, Mehmet Altan , Ahmet Taşgetiren , Bağlar, Man, Yorum, Zaman, Vatan, Taraf, Star, Sabah, Radikal, Evrensel, sayfalar, Anayasa, medya, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Ankara, ATV, seçim sonuçları
2946
Günün Popüler Haberleri
Bu Kategorinin Diğer Haberleri
Son Dakika Haberleri
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








































