• Tacizci adama linç girişimi !
  • CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
  • Bakan Soylu söz verdi ''Hesabını ödeteceğiz''
  • Sivillerin üzerine bomba yağdı: 200'den fazla ölü var
  • Avrupa Komisyonu Türkiye'nin AB Büyükelçisi'ni çağırdı
Serdar Durat

Basın özgürlüğü gelişmişlik ölçeğidir

Değerli düşünür dostlarım,

Geçen hafta içinde basından izleyerek öğrenmiş olduk. Merkezi Washington'da bulunan sivil toplum kuruluşu Freedom House, "Dünyada basın özgürlüğü" raporunda Türkiye'yi 'kısmen özgür' statüsünden 'özgür değil' statüsüne düşürmüş.

Bahsekonu Raporda, medya üzerindeki siyasi baskının arttığına vurgu yapılıyor.

Türkiye'nin dünya sıralamasında 120'ncilikten 134'üncülüğe gerilediği raporda, "Önce Gezi Parkı protestolarını takip eden gazeteciler güvenlik güçleri tarafından hedef alındı. Hükümete yönelik yolsuzluk iddiaları ile ilgili haber yapan gazetecilerin işlerine son verilmesi için baskı uygulandı" deniyor.

Dünyada en çok tutuklu gazetecinin Türkiye’de olduğunu hatırlatan raporda, “Medya yöneticileri, hükümeti eleştiren gazetecilerin susturulmaması halinde çeşitli yaptırımlarla tehdit ediliyorlar” ifadesine yer verildi.

Raporun Türkiye’de basın özgürlüğüne dair bölümü şu şekilde devam ediyor: “Daha birkaç yıl önce Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik için ciddi müzakereler yürüten Erdoğan hükümetinin şimdi basın özgürlüğünün karşısında önemli bir engel olduğu görülüyor.”‘Türkiye dünyadan ayrıştı’

Küresel anlamda özgürlüklerin çok fazla geriye gitmediğini ifade eden Freedom House, Türkiye’nin ise son raporda en çok gerileme yaşanan ülkeler arasına girdiğini söyledi.

Raporda Türkiye’deki durumla ilgili olarak şu yorumlara yer verildi: “Başta İstanbul olmak üzere diğer şehirlerde de hükümet karşıtı gösterilerin sert biçimde güç kullanılarak bastırılması ve özel şirketlere hükümetin çizgisi doğrultusunda hareket etmeleri için baskı yapılması, Türkiye’de özgürlük düzeyinin gerilemesine yol açtı.”

Raporun Avrupa bölgesini ele alan bölümünde, 2013’ün en önemli gelişmeleri arasında “Erdoğan hükümetini de kapsayan ve giderek tırmanan yönetim krizi var"deniliyor.

17 Aralık süreciyle birlikte emniyet ve yargıdaki atamaların da eleştirildiği Freedom House raporunda, “Erdoğan’a ve yakın çevresine yöneltilen yolsuzluk suçlamalarına karşı verilen tepki kuşkuları daha da artırdı” vurgusu yapılıyor.

Değerli düşünürler,

Freedom House, Türkiye'de basın özgürlüğünün olmadığını belirten tek kaynak değil. Paris merkezli Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü de, 2014 Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması’nda Türkiye’yi, 180 ülke içerisinde 154'üncü sırada gösterdi.

Basın özgürlüğünü savunan uluslararası örgüt, yayınladığı yıllık listede Türkiye’yi, 2013 sonunda 60 civarında medya çalışanını cezaevinde tutan, Gezi eylemleriyle 153 habercinin polis şiddetine uğradığı ve editoryal bağımsızlığın ağır saldırı altında olduğu bir ülke olarak tanıttı.

Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında Irak ile Gambiya arasında yer alıyor. RSF, bir önceki sıralamada Türkiye’nin yerini “TMK ve yargı paranoyası” ile açıklarken bu yıl “tutuklu gazeteciler, Gezi’de habercilere saldırı ve dış editoryal müdahalelere” vurgu yaptı.Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından hazırlanan basın özgürlüğü listesinde 2005 yılında 98. sırada yer alan Türkiye, o günden bugüne tam 56 sıra geriledi.

Türkiye'nin 2013 yılı sonu itibariyle 60 tutuklu gazeteci ile dünyanın en büyük gazeteci hapishanelerinden biri olduğunu kaydeden RSF, yargının yapılan reformlara rağmen baskıcı özünü büyük ölçüde koruduğunu kaydetti.

Sevgili Okurlar,

Basın özgürlüğü konusunda Balanced Scorecard-karnemiz ne yazıktır ki bu şekilde. Kendi kendimize karne veremeyeceğimize göre istediğimiz kadar bizde basın özgürdür diye bağrıp çağıralım dünyaya verdiğimiz mesaj bu demek ki.

Bütün bu değerlendirmelere ve tespitlere karşı Dış işleri Bakanı Davutoğlu öyle bir açıklama yaptı ki bu araştırmayı gerçekleştiren yabancı kurumlar için ancak muhteşem bir mizah konusu oldu. Bakan Davutoğlu ''stratejik derinliği ''olan açıklamasında ; ''Bu tespitler Türkiye’ye son dönemde yapılan algı operasyonlarından biridir. Türkiye’yi hiç kimse o kategorilerde ele alamaz. Türkiye’de her görüş açıkça zikredilebilmektedir ve bu anlamda da Türkiye’deki basın özgürlüğü, kısmen özgür denilen bazı ülkelerden bile çok daha özgürdür ve özgür ülkelerden de açıkçası çok daha köklü bir özgürlük temeline dayanmaktadır. Basın mensuplarımızın kendi günlük pratiklerinden yola çıkarak bu raporu reddetmesini bekleriz.” dedi.

Empatik bir yaklaşımla ,siyasi kaygılarla yapıldığı aşikar olan bu savunma refleksini anlamaya çalışalım ama son dönemde biraz farklı görüş beyan eden, diplomatik ve demokratik bir uslupla AKP hükümetini eleştiren , yıllarını halkın haber alma özgürlüğüne ve hakkına adamış onlarca basın emekçisinin mesleklerini yapamaz hale getirildiğini, öte yandan , Başbakan ve Hükümetin her icraatini koşulsuzca ve hiç sorgulamadan öven-destekleyen, AKP öncesinde adları sanları bile duyulmayan , gazeteci kisvesine bürünmüş yeni yetme akademisyen, televizyon yorumcusu, köşe yazarının son bir kaç yıl içinde şöhretlerine şöhret, varlıklarına varlık katmalarını dünya aleme nasıl izah edeceğiz bilemiyorum.

Unutmayalım ki dünya çapında ülkelerin gelişmişlik sıralaması yapılırken, basın özgürlükleri çok önemli bir ölçek olarak dikkate alınmaktadır.  Bu özgürlük ülkelerin retorik beyanlarına göre değil objektif gözlemlere göre değerlendirilmektedir.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS