• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 54.885
  • Dolar
  • 1,8395
  • Euro
  • 2,3105
  • Altın
  • 617,17
  • Ankara : 10 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • İzmir : 13 °C
  • Adana : 16 °C
  • Antalya : 15 °C
  • Diyarbakır : 10 °C
KAYSERİ'DE EMNİYET'E BOMBALI SALDIRI
Açlık sınırı asgari ücrete fark attı
Polis 2. aracın peşinde !
Kadınları etkilemenin en kolay yolu
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

Başını ört, geriye yaslan ve Baykal’ın seks görüntülerini izle

Neslihan Yalman

Dücane Cündioğlu’nun 9 Mayıs 2010 tarihli ‘Bizans’a sahip çıkmak’ adlı Yeni Şafak’taki yazısı, şu aralar okuduğum en önemli yazılardan biriydi.

 

Cündioğlu’nun, her toplumun kendini kurmadan önce bir hiç’lik üzerine temellendiği, mirasçısı olduğu âdetleri ve geçmiş dönem kalıntılarını reddettiği tespitine katılıyorum. Bizans mozaiklerine âşina dindar bir nakkaş olmadığı gibi,  Cumhuriyet’in bir hiç’lik zemini üzerine kurulduğu fikrini de destekliyorum. Hatta; her dönemin kendi cahiliye dönemini yarattığı tespitinin de üzerinde durulması gerektiği kanaatini taşıyorum.

 

Cündioğlu’nun izafiyet tanımından yola çıkıyor; bir oluş’un, karşıt veya değil bir başka oluş’la bütünlendiğini ve tezin antitezle flört ettiğini de ekleyerek, yazımı iki bölüme ayırmak istiyorum.

 

Bölüm 1: ‘Başını örtüyor, ama g…nü açıyor’ tezi

 

Aynı kaldırımda yürüdüğüm genç kız, dudağına ‘piercing’ takmış başörtülü kızı gösterip arkadaşına şöyle diyor: ‘şuna bak, hem başını örtüyor hem de ‘piercing’ takıyor’

 

Ardından, İstanbul Mecidiyeköy metrobüs durağında benzer bir olaya daha şahit oluyorum. Kot pantolon giymiş ama başını örtmüş genç kızın arkasından bakıp, arkadaşına dönen kadın şöyle diyor: ‘bunlar da başlarını örtüyorlar, ama g..lerini açıyorlar’

 

Bir arkadaşımla iç çamaşırı bakmaya gidiyoruz. Başörtülü genç bir kız bizimle ilgileniyor. Arkadaşım ne dese beğenirsiniz: ‘buradaki fantezi çamaşırların çoğunu bu türbanlılar alıyorlarmış. Onlarda ne fanteziler var, bir bilsen…’

 

Daha da geçmişe gidiyorum. Gazetede yeşil haşemalı kadının yüzerken fotoğrafını gösteren üniversiteden bir arkadaşım şöyle diyor: ‘şuna bak, aynı kurbağaya benziyor’

 

Gördüğünüz üzere, ‘şu’ dedikleri insanlar da onlar gibi kadın var oluşunu taşıyorlar. Hepsinin de iki göğsü, iki bacağı, bir vajinası ve hatta milyonlarca saç teli var. Anlayacağınız, o başörtüler altında dazlak kafalar yok.

 

Dolayısıyla; başını örten bir kadın haşemasıyla da denize girebilir, mini eteğini de altına çekebilir, kapri pantolon da giyebilir ya da göğüs çatalını da gösterebilir. İsterse bekaretini ömür boyu saklar, isterse bir erkekle birlikte olabilir. Dilerse, çarşafıyla da gezebilir.

 

Bu hürriyetlere kimse karışamaz. Sonuçta; İslam inancına göre, günah Allah’la kul arasındadır. Demokratik bir cumhuriyette de, anayasayla çerçevelenmiş belli kurallar dışında kimse kimsenin nerede, ne giyeceğine % 100 şekilde karar veremez. Sadece, toplu yaşam alanlarında ya da belirli mekanlarda birtakım kurallara uyulması gerekir.

 

Bahsi edilen kuralların kimisi ananeyle, kimisi hukukla, kimisi de yaşamsal normlarla belirlenmiştir. (Sınav için başörtüsüz fotoğraf çektirmek; yolda sutyenle dolaşmamak; türbeye, camiye ya da mezarlığa giderken başı örtmek gibi…)

 

Kimsenin kimseye yargıç gibi davranmaması gerekir. Ne çarşaflının çarşafsızı ne de çarşafsızın çarşaflıyı zorlamaya ve rencide etmeye hakkı yoktur.

 

Fakat; Cündioğlu’nun yazısından yola çıkarsak; bir şey karşıtıyla birlikte var olduğu için, malesef birbirinden beslenen bu iki kesimin mensupları da atışmaya devam edeceklerdir.

 

Ünlü modacı Atıl Kutoğlu’nun da belirttiği gibi ‘‘Türkiye bir anda açılıp, bir anda kapanan bir tezatlar ülkesidir.’’

 

Tayt, şalvar, kot gibi kıyafetlerin üzerine başörtüsü takılması yeni ‘trend’ olabilir. AKP iktidarıyla birlikte, kapanan kişilerin sayısında da artış saptanabilir. Şimdiki genç kızların Tekbir ya da Cilbab giyim gibi, kalın mantolar satan mağazalarla bağlantısı da kalmamış olabilir.

 

Buradaki ana unsur; kotun üstüne başörtüsü geçirmek değil; Emine Erdoğan, Hayrünisa Gül gibi kıymetli yüzükler takan, en afilisinden güneş gözlüğü kullanan, başını pahalı eşarplarla örten ve kıyafetlerini modacılara özel olarak diktiren kadın tiplerinin oluşmasıdır.

 

İtiraz edilecekse, israfı kendisine şiar edinmiş kadının her türlüsüne eleştiri getirilmelidir. Bunun sağı-solu, onu-bunu yahut muhafazakarı-sosyalisti yoktur. Yoksa, ortalama maaşıyla kendisine fantezi iç çamaşırı alan başörtülü kadına kimse, ‘sen hep bakire kal. Fantezi de kurma. Cinsel organından toplum sorumlu…’ diyemez.

 

Bu yüzden, Atıl Kutoğlu’nun ‘türbanı bir aksesuar olarak düşünmek mümkün’ ya da ‘evet türbanlı kadını daha çok görüyorum. Ama bunun bir akım olduğunu, politikayla karışık bir trend haline dönüştüğünü düşünüyorum’ tespitine katılıyorum. Akabinde, ‘…ama benim tercihim, başı açık bir kadının modernliği’ fikrine de tamamen katılamadığımı belirtmek istiyorum.

 

Türkiye’de tezi ‘başını örtüp, g…nü açma’ refleksi verenlerin oluşturduğunu da inkar etmiyorum.

 

Bölüm 2: ‘İşte CHP ahlakı’ antitezi

 

Bu günlerde hepimiz, Deniz Baykal’ın ve Nesrin Baytok’un seks görüntüleri söylemleriyle yatıp kalkıyoruz.

 

İnsanın içindeki mahremiyet tezinin antitezi olan röntgenci tarafımız kabarıyor; her birimiz acaba o Baykal mı nidalarıyla iştahımız kabara kabara gizli görüntüleri izliyoruz.

 

CHP lideri Deniz Baykal’ın Ankara milletvekili yaptığı bir kadınla sevişmesi ahlaki açıdan doğru değildir. Çünkü; Türk milleti adına alınan maaşlarla yaşamlar sürdürülmektedir. Baytok milletvekili olmasaydı, bu durum büyük bir problem teşkil etmezdi.

 

Dediğimiz gibi, yapılan fiil doğru olmasa da; Baykal’la Baytok arasında geçtiği söylenen cinsel ilişkiyle ilgili görüntülerin, -kendini dini akidelere bağlı olarak tanımlayan- Vakit gazetesi tarafından belden aşağı söylemlerle basına sızdırılması nahoş bir durumdur. Eğer; haber değeri olan böyle bir görüntü elde edildiyse, bu haberin doğruluğu ölçülüp tartılmadan kimse suçlanmamalıdır. Ağır ithamlarda bulunulmamalıdır.

 

Vakit gazetesinin bulmacalarında ‘Ergenekon bir terör örgütüdür’ anahtar cümlesinin verilmesi ve daha suçlulukları mahkemece kanıtlanmamış kişilerin fotoğraflarının suçlu gibi koyulması, kul hakkının en büyük günah kabul edildiği İslam diniyle bağdaşabilir mi?

 

Sizin peygamberiniz düşene vurmamanızı ve onu kaldırırken, kendi taksiratlarınız için tövbe ederek af dilemenizi salık vermedi mi? Madem bir görüntü servis edeceksiniz; neden söylemi ‘bu görüntülerin Baykal’a ait olduğu söyleniyor’, ‘montaj da olabilir’ veya ‘daha hiçbir şey kesinleşmedi’ gibi ifadelerle ve profesyonel gazetecilik anlayışı ekseninde kurmuyorsunuz?

 

Sizce; savunduğunuz İslami değerlerle, insanların canlarını acıtmaya çalışmanız arasında bir tezatlık doğmuyor mu? Doğuyor. Tam da, Cündioğlu’nun değindiği üzere, tez antitezini doğuruyor. Bir Müslüman’ın içinde kin, nefret, yalan, iftira vb. duygular birikirken; güler yüz, yumuşak başlılık, misafirperverlik, yardım ve minnet duygusu da aynı bünyede gelişiyor.

 

Ben sadece TBMM çatısı altında, -biri parti başkanı olan- iki insanın bu şekilde gelişen ortaklıklarına karşıyım. Yoksa; kimin kocası kime ne yaparsa yapsın, kim kiminle hangi pozisyonda birlikte olursa olsun, şahsımı ırgalamıyor. Bu mesele, kişilerin ‘kendi tanrılarıyla’ ‘kendileri’ arasındadır.

 

İşte CHP ahlakı bu!..’ ve ‘varan 2 geliyor’ gibi rencide edici başlıkları yahut kullanılan sığ ifadeleri de yerinde bulmuyorum. Bunun yanında, Deniz Baykal’ın istifasını isabetli bir karar olarak görüyor; Nesrin Baytok’un da istifasını sunması gerektiğini düşünüyorum.

 

Vakit gazetesinin saldırgan tavrını da onaylamıyorum. Onay vermemem hiçbir işe yaramıyor. Her tez antiteziyle öpüşüyor. Engel olamıyorum.

 

Cündioğlu’nun yazısını bir kez daha gözden geçiriyorum. Al Cumhuriyet’i (tez) vur Vakit’e (antitez); al CHP’yi (tez) vur AKP’ye (antitez) ve al ‘‘başını örtüp, g…nü aç’’ saldırganlığını (tez) vur Baykal’ın görüntüleri hakkında yapılan yorumlara (antitez) diyorum. Tezle antitezi sentezleyemiyorum.

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 21857 defa okunmuştur
    * Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya 12 yorum yapıldı.
  • yorumlar ilk defa iç açıcı gibi ...misafir14 Mayıs 2010 Cuma 13:06

    yazıdan çok dikkatimi çeken nokta yorumlar olmuştur..ilk defa (düşüncesini ne tarafa olursa olsun) yapılan yorumların hepsinde bilgi gördüm...şu var ki başörtüsü olayı cidden çok saçma..baş örtü sadece simgenin diğer arkadaşların dediği gibi islamın örtünme şeklinin sadece baş örtüsüyle bir ilişkisi yoktur..her tür ideolojide çürükler olduğu gibi müslümanlar arasındada çürükler vardır..fakat asla inanmayanlar kadar olucağını düşünmüyorum.. (bkz: satanistler, seks partileri, alkol duvarları )

    BeğendimBeğenmedim
  • yazarin adimisafir14 Mayıs 2010 Cuma 13:04

    cok begendiginizi söylediginiz yazinin yazarinin adi bi kac yerde yanlis geciyor. Yazarin soyismi cündibeyoglu degil, cündioglu'dur. lütfen dikkat edelim.

    BeğendimBeğenmedim
  • NASIL DİN AMAmisafir13 Mayıs 2010 Perşembe 17:18

    dini bilmeden dini konularda hüküm verilmez. bir bayanın başını örtüp bacağını açması tesettürü etkisiz kılar. bu namazda sure okurken bir yandan da şarkı söylemek gibi bir şeydir. sizce bu durumda namaz olur mu. sen bilemezsin bu Allahla kul arasında demeyin, gidin Kur'an ve sünnete bakın. ayrıca dinde toplumun normları 2. plandadır. insan önce dini normları değere alır, dini normlara ters düşmediği sürece toplum değerlerini öneme almak zorundadır. ama sayın yazarımız bol keseden iyi sallamış.

    BeğendimBeğenmedim
  • VAYBEmisafir13 Mayıs 2010 Perşembe 08:47

    YANİ ŞUNU MU DEMEK İSTİYORSUN. DIŞARIYA KARŞI ÇOK DOĞRU VE EMİN BİRİSİ OLARAK GÖRÜN. AMA SEN YALAN DA SÖLE HİLE DE YAP BU SENİN HAKKIN. EVET BİZDE SAYĞI GÖSTERMELİYİZ O SENİN HAKKIN SAYĞIYI SONUNA KADAR HAK EDİYORSUN.

    BeğendimBeğenmedim
  • önce kendi yazdığın yazıya bakmisafir13 Mayıs 2010 Perşembe 00:46

    sayın neslihan hanım öncelikle yazmış olduğun yazının bir kısmına katılıyorum.ancak belirttiğin şahsın görüntüleriyle ilgili yazmış olduğun kısımda söylediğin profesyonel gazetecilik anlayışını senin başörtülüler konusunda yapmadığını düşünüyorum.belki sende biraz daha profesyonel olabilirdin yok bilmem nereni ört bilmem nereni aç böyle şeyler size yakışmıyor diyeceğim ama siz zaten inanmadığınız bir inancınç hakkında ancak bu kadar yorum yapabilirsiniz

    BeğendimBeğenmedim
105842235DİĞER YORUMLAR
  • 1
  • 2
  • 3
Yazarın Diğer Yazıları
MANŞETLER
Yiğit Bulut'un yeni işi belli olduPetrol düştü, benzin neden değişmedi?Kilo vermenin en kolay yoluEsed-PKK ilişkisi belgelendi !Şahan'ın yeni filminden ilk karelerMacera kaldığı yerden devam ediyorYeşilçam filmlerini aratmayan hırsızlık anı17 yaşındaki Ş.E.'yi taksitle satmışlarErdoğan'ın önündeki 3 ''Elhamdülillah'lı anket sonucu“Oğlum bak git” 12 dikişe mal oldu !
FIRSATLAR
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim