- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -2 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 7 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
"Batı'da ciddi bir İslamofobia var"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda, özellikle batıda ciddi bir İslamofobia var. İslam’ı karalamak, İslam ile terörizmi, terörizmle Müslümanları özdeş hale getirmek gibi bir girişimin, bir gayretin olduğunu görüyoruz. Bunu şiddetle kınıyoruz, reddediyoruz" dedi.
Erdoğan’ın himayelerinde İslam, Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) tarafından düzenlenen Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlanmasının 1400. yılı uluslararası kutlama programı Grand Cevahir Oteli’nde başladı.
Programın açılış konferansında konuşan Erdoğan, geleceğe dair inançlarını, umutlarını korumakla birlikte, gelecek için el birliği, işbirliği içinde her zamankinden daha fazla çalışmaları ve bugünkü meselelere ciddiyetle eğilmeleri gerektiğini kaydetti.
Yaptığı gezilerde, özellikle batılı ülkelerde "İslam" imajının, "Müslüman" imajının ve algısının hakkaniyetten son derece uzak, tamamen yanlış yansıtıldığını, yansıtılmak istendiğini müşahede ettiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Şu anda, özellikle batıda ciddi bir İslamofobia var. İslam’ı karalamak, İslam ile terörizmi, terörizmle Müslümanları özdeş hale getirmek gibi bir girişimin bir gayretin olduğunu görüyoruz. Bunu şiddetle kınıyoruz, şiddetle reddediyorum. Biz, Türkiye olarak hemen her platformda, her kürsüde özellikle vurguluyoruz. İslamofobia bir insanlık suçudur diyoruz. Bütün dünyanın bunu böyle kabul etmesi yönündeki ısrarlı vurgularımızı sürdürüyoruz.
Dünyanın dört bir yanında İslam’ın bir barış dini olduğunu, bir hayat dini olduğunu, Allah’ın barış olan bir dini terörle bir araya getiremeyeceklerini her zeminde her yerde söylüyoruz. Kayıtlara da bunu giriyoruz. Her şeyden evvel bütün insanların yaşama hakkına sahip çıktığını söylüyoruz. İslam peygamberinin yine Kur’an’ın ruhuna, mesajına uygun olarak, ’Bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş gibidir, bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir’ dediğini hatırlatıyoruz. Aynı şekilde, İslam’ın hoşgörü dini olduğunu, herkese, dinlerini yaşama özgürlüğü sunduğunu ifade ediyoruz. Elbette, Kur’an’ın, özellikle Batı dünyasında ve toplumlarında farklı şekillerde algılanmasında art niyetin, kastın ve propagandanın büyük etkisi var. Bunun arkasında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Fakat, art niyetlerin, kara kirli propagandaların olması bir mazeret olarak kabul edilebilir mi? Gerçekten de ortada hakikati en güzel şekilde ortaya koyan kutsal bir kitap varken, o kitap 1400 yıl boyunca muhafaza edilmiş iken, nasıl olur da Kur’an’ın mesajını bizler dünyaya anlatmakta, kendimizi ifade etmekte zorlanabiliyoruz? Eğer, Kur’an’ın mesajı, aradan geçen 1400 yılda hala tam olarak anlaşılamıyor, anlatılamıyorsa, burada biz Müslümanların ciddi bir öz eleştiri yapmalarında fayda görüyorum. Suçluyu bu kara ve kirli propagandaları yapanlarda aramayalım. Suçlu biziz. Demek ki biz kendimizi anlatmadık, anlatamıyoruz ve bunun gayreti içinde değiliz. Mevcut ön yargıları gidermek için ne yaptık, neler yapıyoruz diye oturup düşünmeliyiz. Bunun mücadelesini vermeliyiz. Özellikle alimlerimize, bilim adamlarımıza, din adamlarımıza bu konuda büyük görev ve sorumluluklar düşüyor."
KUR’AN’IN MESAJINI LAYIKIYLA ANLAMAK
Başbakan Erdoğan, Mevlana’nın "Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez" dediğini hatırlatarak, kendilerinin de el birliğiyle bu mumu tutuşturmaları gerektiğini söyledi.
Kendi evlatlarımızın üzerine titredikleri gibi yeni nesillerin, çocukların ve gençlerin üzerine de titremek zorunda olduklarını ifade eden Erdoğan, "Nerede bir iyilik yükseliyorsa, orada olmak zorundayız. Nerede bir yanlışlık, nerede bir zulüm varsa onu bertaraf etmek noktasında da bizim katkımızın, bizim hissemizin olması gerekir. Bunu başarmamızın yolu, Kur’an’ın mesajını layıkıyla anlatmaktan geçiyor" dedi.
İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinden de okuyan Erdoğan, Akif’in gönül ve hikmet diliyle ortaya koyduğu bu dizelerin kendi meramını çok net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Erdoğan, Kur’an’ın mesajını asırların idrakine sunmaları gerektiğini vurgulayarak, "Yeter ki bizler insanı yaşatalım, yeter ki ’Eşref-i mahlukat’ olarak gördüğümüz insana hak ettiği değeri verelim. 1400 yıl boyunca dalga dalga büyüyen ilahi mesaj, ’inananlar kardeştir’ diyor. Bunun tevile de, tefsire de, bence ihtiyacı yoktur" dedi
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim







































