- IMKB

- 60.663
- Dolar

- 1,7655
- Euro

- 2,3305
- Altın

- 651,37
- Ankara : -3 °C
- İstanbul : 2 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Brüksel'e tepki gösterdi !

GÖZE ÇARPANLAR |
BDP Milletvekili Emine Ayna, bugün Belçika’nın başkenti Brüksel’de basına yaptığı açıklamada, dün terör örgütü PKK’nın yayın organı Roj TV’nin stüdyolarına Belçika polisi tarafından gerçekleştirilen baskını ve Belçika’nın bu tutumunu kınayarak, BDP ve Kürt halkının Roj TV’ye yapılan baskını asla kabul etmeyeceğini söyledi. AK Parti Hükümetini de eleştiren Ayna, Avrupalı basın mensuplarının da katıldığı basın toplantısında, “Belçika’nın tutumunun, Avrupa’nın demokrasinin beşiği olduğu inancını çürüttüğünü” öne sürdü.
Emine Ayna, dün Belçika polisinin Roj TV’ye yaptığı baskında “antidemokratik yol ve yöntemleri kullanıldığını ve özel mülkiyete zarar verildiğini” söyleyerek, baskın düzenlenen kurumların yasal ve demokratik kurumlar olduğunu ifade etti.
AK Parti hükümetinin Kürklere demokratik siyaset kanallarını kapatan bir yol izlediğini öne süren BDP Milletvekili Emine Ayna, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de bir yandan AKP Hükümeti, Türkiye halkının ihtiyacı olan demokrasi talebini kendi iktidarını meşrulaştırmanın aracı haline dönüştürerek, açılım projeleri geliştirdiğini söylerken; diğer yandan tam tersi bir politika geliştirmiş, özellikle Kürtlere demokratik siyaset kanallarını kapatan bir yol izlemiştir.” Türkiye’de Bin 500 Kürt siyasetçinin tutuklandığını belirten Emine Ayna, DTP’nin kapatılması ve Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerinin düşürülmesi ve kendilerine 5 yıl siyaset yapma yasağı getirildiğini hatırlatarak, “Türkiye bu benzeri uygulamaları siyaset tarihi boyunca hep yapagelmiştir.” şeklinde konuştu. “Türkiye’nin bu nedenlerle AİHM tarafından mahkum edildiğini ve Avrupa’daki kamuoyu tarafından eleştirildiğini” de söyleyen BDP Milletvekili Emine Ayna, şöyle konuştu: “Bugün de biz aynı tavrı AB ülkelerinden beklerken, dünyaya çoğulcu yönetim anlayışı ile örnek teşkil eden Avrupa demokrasi başkenti Brüksel’de benzer bir tutumla karşı karşıya kaldık. Bu tutum Avrupa’nın demokrasinin beşiği olduğu inancını çürütmüştür.” BDP ve Kürt halkının Roj TV’ye yapılan baskını asla kabul etmeyeceğini söyleyen Emine Ayna, basına şu şunları söyledi: “Ne yazık ki Brüksel bu yasal partinin (BDP) temsilciliği (Roj TV) terör örgütü tanımlaması ile basılmış, tüm dökümanlarına ve bilgisayarlarına eş konulmuş ve temsilcimiz Eyüp Dorun gözaltına alınmıştır. Bu ne bizim ne de Kürt halkının asla kabul edeceği bir tutum değildir.”
GÜLTEN KIŞANAK: ''BU OPERASYON KABUL EDİLEMEZ''
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkan yardımcısı Gülten Kışanak, Belçika’da Roj TV’ye yönelik operasyonun çok özel ve Türkiye’ye bir jest amacıyla kurgulandığını ileri sürdü. Operasyonda Türk polislerinin de yeralarak Roj TV çalışanlarına Türkçe küfür ettiğini iddia eden Kışanak, “Ben Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal’n iade edileceklerine inanmıyorum” dedi.
Diyarbakır’da bulunan BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, Belçika polisinin PKK çizgisinde yayın yapan Roj TV’ye yönelik operasyonunun kabul edilemez olduğunu, Kürtlerin demokrasi ve mücadele konusundaki çabalarını engeleme girişimi olarak gördüklerini söyledi. Kışanak, “Ayrıca Roj TV’ye yapılan başlı başına skandaldır. Bu basın özgürlüğüne ve Avrupa hukukunu hiçe sayan saldırıdır. Böyle bir baskın yapılmasının da bir gerekçesinin olmadığını gün boyu devam eden operasyonda anlamış bulunuyoruz. Şu anda Roj TV’nin hiçbir çalışanına ya da yöneticisine yönelik suçlamalar da söz konusu değildir” dedi.
OPERASYON, TÜRKİYE’YE KARŞI JEST İÇİN YAPILDI
Kışanak, operasyonunun dikkat çeken çok özel bir operasyon olduğunu söyleyerek şöyle dedi: “Sanırım Türkiye’ye karşı bir jest yapılmak amacıyla özel dizayn edilmiş operasyundu bu. Çünkü operasyonda yüzleri kar maskeli tanınmalarını engeleyen yaklaşık 15 polisin bulunduğu ve bunların Türkçe konuştuklarını operasyon sırasında Roj TV çalışanlarına Türkçe küfür ettiklerini orada çalışanlardan öğrendik. Böyle gözüküyor ki, birşey karşılığında özel olarak sipariş edilmiş bir operasyondu. Ama ne karşılığında olduğunu bilemiyoruz. Sanırım ilerleyen günlerde bu açığa çıkacaktır. Operasyona artık Türk kimlikli mi diyeyim, Türk polisi mi diyeyim bilmiyorum. Ama sonuçta Türkçe konuşan polislerin dahil edilmesi özel olarak Türk olduklarını ima eden yaklaşımlarda bulunmalarını orada operasyon sırasında Türkçe küfür etmeleri ve bütün bunlar bize gösteriyor ki, çok özel sipariş edilmiş birşey karşılığında bir jest yapıldı.”
AMERİKA DA BALANS AYARI MI YAPMAK İSTİYOR?
Operasyonda gözaltına alınan Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal’ın Türkiye’ye iade edilmeleri ile ilgili bir soru üzerine Kışanak, “Sonuçta Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal yaklaşık 17 yıldır Avrupa’dalar. Bunu herkes biliyor. Daha bir kaç hafta önce Avrupa Parlamentosu’nda yapılan bir konferansa katıldılar. Türkiye’den giden gazeteciler onlarla röportajlar yaptılar. Gelip röportajlarını yayınladılar. Köşelerinde yazdılar. Ben böyle iadenin gündeme gelmeyeceğini düşünüyorum” dedi.
Ermeni tasarısının ABD’de kabul edildiği gün Roj TV baskınının gerçekleştiğini ve bunların arasında bir bağlantı kurabileceklerini de söyleyen Kışanak, “Acaba Amerika, böyle bir balans ayarı mı yapmak istiyor diye düşünmeden edemiyoruz. Ama artık lütfen Kürtler üzerinde kimse balans ayarı yapmasın. Maalesef Türkiye’de de böyle oluyor. Ne zaman Ergenokonculara yönelik bir operasyon olsa, ardından Kürtlerin demokratik siyaset alanlarına yönelikte bir operasyon oluyor. Hani böylece birileri de kendince balans ayarı mı yapıyor bilmiyoruz” diye konuştu.
Milliyet
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim





































