- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -3 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : -2 °C
Bu açıklamalar çok konuşulacak!

HABER3.COM - Ebru Eğinlioğlu
Muazzez İlmiye Çığ; bu ismi pek çoğumuz Tema Vakfı kurucusu Hayrettin Karaca ile birlikte yaptıkları programlardan ve toplum içinde gördükleri yanlışları protesto eden tavırlarından hatırlıyoruz.
Türkiye’nin ilk sümerologu olması bu güne kadar yazdığı 17 kitabı ve bitmeyen enerjisi hoşgörüsüyle bir telefon kadar uzağımızda olup, röportaj teklifimizi hemen kabul etmesiyle mütevazılığına hayran kaldığımız Çığ, kitap çalışmaları, televizyon programı ve köşe yazılarının arasında, sorularımıza cevap verdi.
Hem de pek çok yoğunluktan şikayetçi insandan daha yoğun olduğu halde. Tabii ki, hem bilgilendirici, hem de çok iddialı sözler etti, umarım size de enteresan gelir ve beğenirsiniz..

KAFA YAPILARI ARTIK ÇOK FARKLI
Ebru Eğinlioğlu: İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi, Çiviyazılı Belgeler Arşivi’ nde uzmanlık yaparken, Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış, on binlerce tableti, temizleyip, sınıflandırıp, numaralandırmış aynı zamanda da dünya bilim insanlarına da önemli bir kaynak hazırlamışsınız. Büyük bir arşiv olmuş, bu çalışmayla başlayalım, nasıl hazırladınız, dış basından nasıl tepkiler gördünüz?
Muazzez İlmiye Çığ: Arkadaşımla birlikte hazırladım, yalnız hazırladım. O zaman dünya basınında bu kadar internet falan olmadığı için bu kadar çabuk duyulmuyordu. Ama önemli bir çalışmaydı tabii. Tabletler, kazıdan çıktığı gibi duruyordu, onların temizlenmesi, gruplara ayrılması, özel dolaplara yerleştirilmesi önemliydi. Diğer bir önem de, o günkü kafa yapısı ile, bu günkü arasındaki farkı gösteriyor olması.Bize bu tabletleri verirken, hiç demediler, bunları çalarlar mı falan diye sormadılar.
Ebru Eğinlioğlu: Şunu mu diyorsunuz, tarihi belge ya da materyaller çok da fazla korunmuyor mu?
Muazzez İlmiye Çığ: Hayır, şimdi mesela tabletlere kıymet biçiyorlarmış. Böyle bir şey olamaz, bunun kıymeti içinde yazanlar, dışında bir kıymet yok. O zaman bize güven vardı. Biz de gözümüz gibi koruduk. İtimatın kalkmaması lazım. Mesela benim kocam Topkapı Sarayı’ nda idi. Bir kağıt bulmuş, Enderun’ dan çıkma, içinde değerli taşlar var. Müdürüne götürüyor, aman çalınır diyor. Şükrü bey, yok bir şey olmaz, sen niye çalmadın o zaman diyor. Yani böyle bir zihniyet vardı.
Ebru Eğinlioğlu: Emeklilikten sonra bir süre yurt dışında kalmışsınız ve 13 tane kitap yazmışsınız, elimdeki kaynaklara göre…
Muazzez İlmiye Çığ: Yok kitaplarım 17 tane oldu. Yurt dışında da yaşamadım, Chicago’ dan falan teklif ettiler, gel burada yaşa diye, ben hiç yurt dışında yaşamadım, konferanslara falan gittim geldim ama hep burada yaşadım.
Diğer sayfalarda neler var?
Şimdi: KUR'AN, İNCİL VE TEVRAT'IN SÜMER'DEKİ KÖKENİ
- Başı örtülü fahişeler
- O fahişeler aslında kutsal sınıfta
- Türban veya başörtüsü dini değil
- Kadınlar Atatürk'ten önce başlarını açmaya başladı
- Başını örtene servet döküyorlar
- Emine Erdoğan'ın türbanı ve GATA krizi
- New York Times'tan büyük saygısızlık
- "Giderayak" nasıl başladı ?
- Aşk'a çok ilginç tarif
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim







































