• Viyana'da Türk Büyükelçiliği’ne çirkin pankart!
  • Hakkari'de sızma girişimi: 1 asker şehit, 4 yaralı
  • Türk hacker'lar Apple'a hayatının şokunu yaşattı
  • Kılıçdaroğlu'ndan TSK çıkışı: Beni derinden yaraladı
  • Hakan Şükür'ün orada ne işi vardı ?
Serdar Durat

Bu İktidar Daha Ne Yapsın ?

Değerli düşünür dostlarım,

Siyasi tarihimize baktığımız zaman çok kolayca ve somut olarak görebileceğimiz bir ulusal gerçeğimiz vardır bizim. Bu güne kadar hiç bir iktidar olmamıştır ki ömür döngüsü içinde sürekli yükselen bir grafik çizebilsin, oydaş ve paydaş sayısını arttırabilsin, strateji ve politikalarındaki eskimeyi, hataları zamanında farkedebilsin ve geri adım atabilsin. Kaç yıl süre ile ülkeyi yönetirlerse yönetsinler gidişleri ve / veya siyaset sahnesinden silinişleri , genellikle ya narsist liderlerin kontrol edilemeyen egolarının kurbanı olmalarından , tüm dünyayı karşılarına almak pahasına ayni fikirde olmayanlara kafa tutmalarından, ya da zafer sarhoşluğundan kaynaklanan ayni hataları yinelemekteki ısrarlı tutumları ile vizyon ve izan erozyonundan kaynaklanmıştır.

Hal böyle olunca bu liderler sağlıklı ve soğukkanlı muhakeme yeteneklerini adeta yitirirler. Çevrelerindeki - mahiyetlerindeki kadrolar da , ama korkudan ama bireysel statülerini muhafaza etmek tutkularından olsa gerek , lideri usulünce ikaz etmekten geri dururlar. Tam bir mahviyetkar ( inanmadan , körü körüne sonsuz itaat)  anlayış içinde lider'i korumak ve desteklemek adına saçmalarlar ve çoğunlukla gülünç hale düşerler.

Sevgili Okurlar,

Bu hakikatlerin ışığı altında gelin isterseniz bu günkü iktidarın durumuna ilişkin kısa bir analiz yapalım birlikte. Tarafsız olabilmek adına sadece soruları ortaya koyalım cevapları ise vatandaşlarımızın vicdanlarına , dürüst muhakeme becerilerine ve akıl sağlıklarına bırakalım. Yüksek sesle cevap vermek şart değil zihinlerinizden sessizce ama samimiyetle vereceğiniz cevaplar da yeter.

1. 17 Aralık 2013 tarihinden itibaren ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin süreç Başbakan ve Hükümet tarafından usulü veçhi ile yönetilmektemidir ?

2. Türkiye'nin bu günkü hali ile bir hukuk devleti olduğuna inanıyormusunuz?

3. Yürütme'nin yargı'ya hiç bir gayrinizami müdahalesinin söz konusu olmadığını söyleyebilirmisiniz ?

4. Mevcut İdare'nin devletin tüm kurumlarını ele geçirmeye niyetli olmadığını düşünürmüsünüz ?

5. Yargı ve Emniyet bünyesindeki atamaların ve görevden almaların salt idari bir tasarruf ve rutin uygulama olduğuna inanıyormusunuz ?

6. Bir AKP Millet Vekilinin '' Mahkemeler haddini bilsin, savcılar da yerini '' sözlerini yargının bağımsızlığı ilkesi ile bağdaştırabilir ve içinize sindirebilirmisiniz ?

7. Yine bir başka AKP Millet Vekilinin '' Başbakan Allahın tüm vasıflarını üzerinde toplayan bir lider'dir'' şeklindeki sözlerini  inanç dünyanıza sığdırabilirmisiniz ?

8. Yolsuzluk soruşturması yapan bir cumhuriyet savcısının Adalet Bakanın müsteşarı tatafından tehdit edilmesini ve boyun eğdiremeyince anılan savcının görevden alınmasını ahlaki bulurmusunuz ?

9. Başbakan'ın Fenerbahçe Davasına ilişkin kararını neden yerel seçimlerden sonra açıklamadın diye Yargıtay'a sitem etmesini, Adana'da yakalanan TIR'larla ilgili arama kararını veren savcıya ve operasyonu yürüten Jandarma Komutanlarına alenen sizinle hesaplaşacağız mealinde ihtar göndermesini makul ve olağan karşılayabilirmisiniz?

10. Başbakanın daha kısa bir süre önce üst düzey bir temsilcisini/ yardımcısını ABD ye cemaat liderine gönderip ''hürmetlerini iletirken, bize bir emri olurmu ?'' diye sordururken bu gün rüzgarlar yön ve şiddetini değiştirince '' paralel devlet, çete, örgüt, haşhaşi '' gibi nitelemeler ile hezeyan içinde köprüleri yıkmasını, dün ak dediğini bu gün kara göstermesini Devlet Adamlığı vakar ve ciddiyetine , tutarlılığına yakıştırabilirmisiniz ?

11. Modern yönetim stratejilerinde kanıtlanmış ve rağbet gören bir yöntem olan
''Yetki delegasyonu'' '' Ortak akıl ile süreç yönetimi''nin bu iktidarın ve Başbakanın benimsediği bir yöntem olduğuna inanırmısınız?

12. Başbakanın AB Komisyon Başkanına Türkiye'deki yargı sistemini açıklarken kullandığı argümanları karşısında ikna olmadıklarını açıkça ifade eden AB 'nin tavsiyelerine bu Hükümet tarafından saygı gösterilirmi ?

13. Yakın geçmişte Rusya Lideri Putin'den Türkiye'yi Şanghay İşbirliği Teşkilatına alında bizi şu AB derdinden kurtarın'' talebinde bulunan Başbakanın,  iki gün önce Brüksel'de AB tam üyelik sürecine ve reformlarına sahip çıkmasının AB kulübünde normal karşılanması ve güven bunalımı yaratmaması mümkünmüdür ?

AB üyeliğimize ilişkin olarak Başbakanın bir yandan ; gerek uygulamaları, belagat şehveti ile zaman zaman ifade ettiği görüşleri ve gerekse kendi gönül dünyasında pek de umrunda olmadığına dair toplumda hakim bir algı yaratırken öte yandan ''2014 yılının Türkiye'nin AB ye tam üyeliği ve demokratikleşme reformları açısından bir milat'' olacağına dair sözler sarfetmesi, ülkenin şu andaki görünümüyle ne denli uyum sağlamaktadır? ne kadar inandırıcıdır dersiniz ?

Değerli düşünürler,

Bu soruların cevaplarını , özellikle AKP'ye oy veren ve sayın Başbakana koşulsuz gönül bağı olan vatandaşlarımızın salim kafa ile düşünmelerini dilerim. Adamlar daha ne yapsınlar ? ne desinler ? lütfen anlayın artık, Biz misyonumuzu tamamladık ve siyasi ömrümüzün sonuna geldik mesajı daha somut olarak nasıl verilebilir ki ?

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS