• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 59.662
  • Dolar
  • 1,7675
  • Euro
  • 2,3245
  • Altın
  • 653,05
  • Ankara : -2 °C
  • İstanbul : 1 °C
  • İzmir : 5 °C
  • Adana : 8 °C
  • Antalya : 7 °C
  • Diyarbakır : -1 °C
Çerkezler ve Lazlar da anadil için karar aldı
Emeklilik yaşı bekleyenlere kötü haber
DİKKAT! Bankada paranız olabilir...
Yarın İstanbul'a kar geliyor
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

Cemaat soruşturmasında hangi siyasiler dinlendi ?

Cemaat soruşturmasında hangi siyasiler dinlendi ?
CHP lideri Baykal'ın önündeki rapordaki bilgiler Ankara kulislerini sarstı.
31 Aralık 2009 / 10:12CHP’li Ersin, Baykal’a verdiği raporda Erzincan’da cemaatlere yönelik soruşturmayı yürütenlerin Ergenekon’la bağlantılandırılmaya çalışıldığını öne sürdü. Raporda cemaatlere yönelik telefon dinlemelerine birçok siyasinin takıldığı iddialarına da yer verildi.

Vatan gazetesinden Şebnem Hoşgör'ün haberine göre CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Ahmet Ersin, Ergenekon soruşturmasının Erzincan ayağı olarak nitelendirilen soruşturma kapsamında tutuklanan MİT ve Jandarma mensupları ile hakkında 26 yıl hapis istenen Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner ile yaptığı görüşmelerin ardından hazırladığı raporu Genel Başkan Deniz Baykal’a sundu. Ersin raporunda, Erzincan’da İsmailağa cemaatine yönelik başlatılan ancak daha sonra 20 il’e yaygınlaşıp “Gülen Cemaati”ni de kapsar hale gelen soruşturmayı yürütenlerin Ergenekon ile bağlantılandırılmaya çalışıldığını öne sürdü. Ersin raporunda, TSK’ya yönelik tezgah hazırlığına dikkat çekti.

Ersin, Erzurum ve Erzincan’da tutuklu bulunan MİT Bölge Müdürü Şinasi Demir ve yardımcıları Kıvılcım Üstel ve Sadri Barkın İnce, Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner, Erzincan Jandarma İstihbarat Şube Başkanı Binbaşı Nedim Sever ve yardımcıları Üsteğmen Ersin Ergut ile Astsubay Orhan Esirger’le görüşmüştü.

Cemaat soruşturması keyfi başlamadı

Raporunda Başsavcı’nın 2007 Aralık ayında, Erzincan’da Valilikte düzenlenen güvenlik toplantılarında, İsmailağa Cemaati mensuplarının faaliyetlerinin arttığı ve küçük çocukları evlerinden toplayarak yasadışı dini eğitim verdikleri, yine yasadışı yardım ve bağış topladıklarının tespit edilmesi üzerine soruşturma başlattığını kaydeden Ersin, “Yani, İsmailağa cemaati ile ilgili soruşturma, Başsavcının keyfi bir girişimi değildir. İl Güvenlik Kurulunun gündemine gelen bir sorun olarak soruşturma başlatılmıştır” dedi.

Emniyet cemaate bilgi sızdırdı iddiası

Erzincan’da belirlenen adreslere 2 kez polis baskını yapıldığını ancak sonuç alınamadığını anımsatan Ersin, “Baskınlar öncesinde Emniyetten cemaate bilgi sızdırıldığı kuşkusuna kapılan Başsavcı, bu kez soruşturmayı Jandarma ile sürdürmüştür. Nitekim tespit edilen 16 eve 23 Şubat 2009 günü Jandarma ile yapılan baskında, cemaatin yasadışı faaliyetlerine ilişkin belgeler ele geçirilmiş ve 18 kişi gözaltına alınmıştır” dedi.

Genel müdürden savcıya tehdit

Gözaltıların gerçekleştiği gün Devlet Bakanı Cemil Çiçek’in Mardin’den Başsavcıyı arayarak, gözaltındaki cemaat mensuplarının serbest bırakılmasını istediğini anlatan Ersin, raporunda “Bir gün sonra da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Çetin Şen arayarak ’Bu işlerle uğraşanların başı belaya girer’ diyerek, Başsavcıyı üstü kapalı şekilde tehdit etmiştir” bilgisine de yer verdi.

Ersin, Başsavcının, bu baskı ve tehdide rağmen gözaltındaki cemaat mensuplarını sorguya gönderdiğini ve 9 cemaat üyesinin tutuklandığını anlattı.

Erzincan’da başlayan soruşturmanun, telefon tespitleri sonucu daha sonra 20 il’e yaygınlaştığını ve “Gülen Cemaati”ni de kapsadığını belirten Ersin, “Bu arada telefon dinlemelerine Yeni Şafak Gazetesi sahibi Ahmet Albayrak (ayrıca da dinlenmiştir), İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve eski Bakan Osman Pepe de takılmıştır” dedi. Ersin, telefon tespitlerine ilişkin CD’leri raporuna ekleyerek Baykal’a sundu.



Dünya Ehl-i Beyt Vakfı’na bağlı olarak Türkiye’nin ilk “Tasavvuf Meslek Yüksekokulu” nun açılması için çalışma başlatıldı. Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, Cumhuriyet döneminden bu yana hemen hemen her alanda dikkate değer reformlar yapıldığını, ancak inanç eğitiminin ve ilgili kesimlerin sorunlarına yönelik çözüm önerilerinin ele alınmadığını açıkladı.

Son yıllarda çok önemli değişim süreçlerinin yaşandığını, bunların içinde en önemlisinin de inanç kurumları ve özgürlüğü alanında yaşananlar olduğunu dile getiren Altun, hükümetin bu konularda yaptığı çalışmalara destek verdiklerini anlattı.

Türkiye’de inanç eğitim sisteminin belli bir mezhep zemini üzerinden tesis edildiğini, hizmetin de bu şekilde olduğunu, ancak son yıllarda bunun yıkılmaya başlandığını ifade eden Altun, şöyle konuştu: “Cemevlerinde insanlara bilgi verecek hizmet verecek, bilgi donanımına sahip, ilmi statüyü almış, toplumsal önderliği yapabilecek kişiler yok. Dedeler var ama bunlar yeterli değil. Sorunların temelinde inanç kesimlerinin inançlarındaki bilgi eksikliği yatıyor. Ayrımların, bölünmelerin temelinde bu var. İnsan neyi eksik bilirse, neyi yanlış bilirse onun zararını çeker.” Altun, tasavvuf eğitimi ihtiyacını gidermek amacıyla vakıf bünyesinde Türkiye’nin ilk “Tasavvuf Meslek Yüksek Okulu”nu kurma çalışması içinde bulunduklarını açıkladı. Bu amaçla YÖK ile toplantı yaptıklarını, ocak ayında müracaatta bulunacaklarını dile getiren Altun, 2 yıllık okulun Bakanlar Kurulu’nun kabul etmesi halinde gelecek yıl eğitim-öğretime başlayacağını ifade etti.
1292
 
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim