16 yıldır eğitim görüyorum.
Bu süreçte sayamadığım kadar tahtalara bilgiler yazıldı ve silindi.
Sayısız , sayılı süre bekledim ve anlatılan bilginin önemli olduğuna inandırıldım.
Bugün dönüp baktığımda , hangi bölümde okursa okusun hangi meslek dalında olursa olsun bu sistemin insanlara tahtalar dolusu şey değil sadece tek bir kelime öğrettiğini ve hayat denen maçın skor tabelasına bunu büyük harflerle yazdığını görüyorum.
“EKSİKSİN”
Evet eksiksin ama biz seni tamamlayabiliriz diyor dışardaki tüm karmaşa.
Daha sonra seni tamamlamak için , bir okyanusun kenarına getirip bu suyu içmeye başla diyor.
Su bittiğinde kendini harika ve tamamlanmış olarak hissedeceksin.
Hayatım boyunca tanıdığım insanların tamamını şöyle dediğini duyar gibiyim.
“Şu halimle yeterli değilim ama, eğer şu işte iyi olabilirsem…”
Hayır hayır buna gerek yok.
Senin harika olman için bir doktor veya mühendis olmana , derslerinde yanında oturan arkadaşından yüksek notlar almana , televizyondaki o ödülünü kazanmana veya anahaber bültenini senin sunmana gerek yok.
Eğer bu okyanustaki suyu içerek bitirmeye kalkarsan hiç bir zaman kazanamayacaksın.
Fakat bu kolay değil.
Belki çalışarak 7 yılda satın alamayacağın şeyleri 7 dakikada “Reklam” adı altında sana izlettiren ve bunun günde belki de 77 kere tekrarlayan birini oturma odamıza hatta yatak odamıza kadar soktuk.
Bir çoğumuz o okyanustan su içerek eksikliğini gidermeye devam edecek.
Fakat bana göre sahip olamadıklarına sahip olduğun gün değil , sahip olduklarının değerini anladığımız gün okyanusu su içerek bitirmenin değil o okyanusta yüzmenin , sörf yapmanın ve gerçekten hayatı yaşamanın güzelliğini farkedeceğiz.
Bu duygularla bir bayram , bir kutlamayı karşılamak bana daha doğru geliyor.
Tüketim çılgınlığının yerini yalın sevginize bıraktığı , içinizi sevginin ve umudun ışığının sardığı bir bayram dileklerimle bayramınızı kutlarım.