Serdar Durat

CHP'nin Seçim Bildirgesi ve Başbakan'ın Siyasi Nezaketi

Değerli düşünür dostlarım,

CHP 200 sayfalık seçim bildirgesini, dün düzenlenen bir törenle kamuoyuna açıkladı. 7 ana başlıktan oluşan bildirgede, ekonomik vaat ve öneriler dikkat çekti. Bu ekonomik içerikli vaatlere ilaveten, anadilde öğrenim, değiştirilmiş yer adlarının iadesi, torba kanun uygulamasının sonlandırılması gibi siyasal ve demokratik öneriler de bildirgede yer aldı.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu iktidara geldikleri takdirde 4 yıl içinde Türkiye'de yoksul kalmayacağını belirtti. Asgari ücret, sosyal yardımlar, sigorta yardımları, emeklilere yılda iki ikramiye, istihdamın artırılması, ücretsiz genel sağlık sigortası, kredi kartı borç faizlerinin silinmesi CHP liderinin ısrarla vurgu yaptığı vaatler arasındaydı.

Bildirgede ayrıca, kadın istihdamının vergi indirimiyle teşvik edileceği, polisin biber gazı kullanımına son verileceği, futbolda Passolig uygulamasının kaldırılacağı konuları da vardı. 

“Yaşanacak bir Türkiye” logosuyla hazırlanan seçim bildirgesi, 

- “Özgürlük, Hukuk Devleti ve Demokrasi”, 

- “İstihdam Yaratan Kapsayıcı Ekonomi”, 

- “Dayanışma ve Sosyal Adalet”, 

- “Yurttaş için Nitelikli Kamu Hizmeti”, 

- “Doğa ve Kent Hakkı”, 

- “Yurttaş ve Değer Temelli Dış Politika " 

-“Bilgi Toplumuna Doğru” başlıklarından oluşuyor.

Sevgili okurlar,

CHP nin siyasi yenilgilerden ders çıkarttığı, iktidara sözde değil gerçekten talip olduğu, tabiatı ile bu sefer farklı bir vizyon ve seçim stratejisi benimsediği net olarak anlaşılmaktadır. Sürekli ve salt AKP zihniyetini, CB Erdoğan'ı ve Başbakan Davutoğlu'nu eleştirmekle iktidar olunamayacağı idrak edilmiş belli ki. İşte bu yüzden de demokratik yöntemler kullanarak ve siyaseten rekabet ederek AKP yi alt edebilmek için kendi paradigmalarını, politikalarını ve önerilerini somut olarak açıklamayı, geniş tabanlı bir farkındalık yaratmaya çalışarak kitleleri CHP ye oy vermeleri için ikna etmeyi tercih ettiği görülmektedir. Vaadlerini topluma sunmadan evvel gerekli analizleri yaptığı, kaynak yaratmak amaçlı planlarını hazırladığı, önerilerinin yasal mevzuat bakımından uygunluk- Tatbik kabiliyeti ve kabul edilebilirlik testlerini yaptığı bilinmektedir.

Bu bildirgenin halkımızın teveccühlerine ,güvenine ve nihayet oylarına layik olup olmadığı sadece yüce milletimizin takdiridir. 

Siyasi rekabet ve demokratik yarış kapsamında hakaret içermeyen eleştiriler gayet tabi ki olacaktır. 

Ancak bu kapsamda siyasi partilerin liderlerinin etik prensipleri hiçe sayarak birbirlerinin seçim bildirgelerini değersizleştirmek amaçlı sözleri ve açıklamaları  en hafif tabiri ile şık olmamaktadır.

Bu kapsamda Başbakan Ahmet Davutoğlu 'nun Levent-Rumeli Hisarüstü Metro Hattı açılış töreninde yaptığı konuşmasındaki eleştirel uslup bizce maksadını da, diplomatik nezaket sınırlarını da aşmıştır.

Kısaca hatırlatmak gerekirse Davutoğlu , CHP Genel Başkanını hayalperestlikle suçlamış ve aşağıda belirtilen sözleri sarf etmiştir.

- Kılıçdaroğlu’na millet demeyi öğrettik. İyi bir öğrenci yavaş yavaş öğreniyor.

- Dersini almış ki sosyal yardım vaat ediyor.

- Kılıçdaroğlu’nun hayalinin ulaştığı yere biz çok ulaştık geçiyoruz.

- Bugün vaadettiği yardımların çoğunu biz çoktan yaptık. Uçuyoruz.

- O notere gidiyor biz millete Neden bu kadar bol keseden harcıyor biliyor musunuz. Çünkü 7 Haziran’da iktidar olamayacak. Bunu biliyor.

- Bana 4 yıl verin diyor. Neden 4 yıl. Çünkü gelecek ve bizim doldurduğumuz devletin hazinesini boşaltıp gidecek.

- Oy hedefinin yüzde 35 olduğunu söylüyor. Yüzde 35 ile iktidara gelinir mi? Yüzde 35 ile iktidara gelemeyeceğine göre verdiği sözlerin bir kıymeti var mı?

Sayın Başbakan,

Keşke bu kadar çabuk niyet okumaya çalışmasaydınız ve CHP nin seçim bildirgesinin , seçmen davranışlarını aleyhinizde etkilemesi telaşına kapılmasaydınız , Kılıçdaroğlu'nun vaadlerinin samimiyetine inanmak veya inanmamak tercihini halkımızın sağduyusuna bıraksaydınız zatıaliniz için daha şık ve zarif bir duruş olurdu. 

Kimbilir belki o zaman , CHP nin Roman kökenli bir MV adayı göstermesine karşı hamle olarak Roman vatandaşlarımızı sempati ve şevkat ile kucaklamak konusundaki bu ani çıkışınız, hamasi sözleriniz daha inanılır olabilirdi.

Saygılarımla
Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS