Sayın okurlarım.Zaman zaman sizlerden o kadar güzel,yorumlar,yazılar ve şiirler geliyor ki okuyup etkilenmemek olanaksız.Çok teşekkür ediyorum,beraber varız ve beraber sürdürüyoruz bu yaşamı ….işte sizlerden biri olan Sn.Üzeyir Lokman Çaycı ,yine, okundukça düşündüren,iki güzel serzeniş göndermiş..buradan kendisine teşekkür ediyorum ve sizlere paylaşmak istiyorum.
Sahi sen Mustafa mısın be evlât?
Zaman nasıl da hızlı geçti
Bıraktığım yerde bulamadım bir çok şeyi
Çeşmemiz vardı şu köşede
Yanı başında büyük bir taş
Üstünde otururdu Hüsniye teyze.
Sen de benim gibi
Geçmişini ve çocukluğunu çok geride bırakmışsın
Seni tanıyamadım,
Sahi sen Mustafa mısın be evlât?
Babanızı da yolcu etmişsiniz
Ananızın gidişini duymuştum daha önce...
Mahallemizde kimler vardı kimler...
Alimler, hekimler, hakimler...
Nasıl yaşarlardı bir bilsen?
Çobanlarımız her sabah erkenden
Tek tek ineklerimizi alıp
Götürürlerdi Budiz’e
Akşam olunca
Memelerinden süt fışkıra fışkıra
Getirirlerdi evlerimize...
Komşularımız çok iyilerdi be evlat...
İnsanlarımız bir pire için yorganlarını yakmazlardı
Kirli siyaset için dostlarını hiç kırmazlardı
Bir tek kişinin burnu kanasa koşardık birbirlerimize...
Ziyaretler ve misafirlikler tat verirdi bize...
Benim kadar hiç biriniz tanıyamadı Ertuğrul’u
Derya mahallemizin gülüydü
Ayhan’la bizim evde gece yarılarına kadar derse çalışırdık...
Turan küçücüktü...
Arif çabuk unuttu bir çok şeyi...
Beni oldukça şaşırttın
Sahi sen Mustafa mısın be evlât?
Biraz evvel
Zor tanıdım Ali Efendiyi
Üzüntüden kaybetmiş gözlerini...
Bizim Mehmet Efendi’nin oğlu Recep de
Dünya yerine bir bastona dayamış
O iri ellerini!
Son zamanlarda bölgemizde görev yapan belediye başkanları
Boşuna gelip zamanı hiç etmişler
Ah vefasızlık ah
Tarihi Hükümet binasını dahi yerle bir etmişler
Tek bir çivi dahi çakmadan çekilip gitmişler
Bozmuşlar bölgemizin o güzelim çehresini
Olumsuzluklar ekmişler yeşilliklerimize
Bencillikler kuşatmış birçok kişinin yüreğini...
Bir kuruş için kulaklarını deldirecek hale gelmişler tanıdıklarımız...
Tarih, kültür, dostluk, vatan sevgisi silinmiş gönüllerde
Yoksulluk, işsizlik, ilgisizlik kuşatmış ilimizin her yerini...
Gözlerime inanamıyorum
Sahi sen Mustafa mısın be evlât?
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Bor, 22.08.2011
Sen sus Osman !
Sen sus Osman !
Ali’yi konuşturmayanlar,
Ömer’e saldıranlar
Ebubekir’i susturanlar
Mustafa’ya dil uzatanlar
Allah’ı kalplerinden çıkaranlar
Peygamber’i unutanlar
Anlaşılıyor ki sana da kötülük yapacaklar...
Bilgin, ahlâkın, inancın korkutuyor onları
Dürüstlüğün, ilkelerin, ülkülerin kabul görmüyor
Meydanı boş bulanlar, haramı helâl sayanlar
Günahları servet gibi sırtlarında taşıyanlar
Seni asla anlayamayacaklar.
Sevgi, saygı, insanlık gibi unsurları
Kalplerinden atanlara
Adaleti, ölçüyü, merhameti, onurlu yaşamayı akıllarından çıkaranlara
Şehirleri, gönülleri ruhları, değerleri talan edenlere
Tepki göstermen ve engel olman oldukça anlamsız...
Vakit kaybetmeden gir odana
Kapılarını ve pencerelerini iyice kapa
Perdelerini çek…
Yat sırt üstü içi talaş dolu bir yatağa…
Onların haksızlıklarla, hırsızlıklarla
Elde ettikleri villalarda rahatça, keyiflice, zevklenerek
Hayat sürmelerini kolaylaştır…
Sana hakkın olan emekli maaşını dahi çok görenlere
Sen krallar gibi yaşama fırsatı ver…
Başkalarının düdüğü ya da şakşakçısı olamayacağına göre
Bir kenara çekil, olup biten olumsuzluklar karşısında sesini çıkarma,
Yıkımları, felaketleri, yozlaştırmaları hiç umursama!
Sen sus Osman !
Ali’yi konuşturmayanlar,
Ömer’e saldıranlar
Ebubekir’i susturanlar
Mustafa’ya dil uzatanlar
Allah’ı kalplerinden çıkaranlar
Peygamber’i unutanlar
Anlaşılıyor ki sana da kötülük yapacaklar...
Selam ve sevgilerimle.
Üzeyir Lokman ÇAYCI
İç Mimar – Endüstri Tasarımcısı
55, rue Louise Michel
78711 Mantes la Ville
FRANCE
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Bor, 22.08.2011
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.