• Erdoğan'dan AK Parti'ye referandum talimatı
  • İŞSİZLİK RAKAMLARI AÇIKLANDI
  • Hakkari'de sızma girişimi: 1 asker şehit, 4 yaralı
  • Kılıçdaroğlu'ndan TSK çıkışı: Beni derinden yaraladı
  • Hakan Şükür'ün orada ne işi vardı ?
Serdar Durat

Değişim Koşulları Altında Sorun Çözmek

Değerli düşünür dostlarım,

İnsanlık tarihi ilk çağdan itibaren tarım,endüstri ve bilgi yoğun dönemlerden geçerken kesintisiz değişimin etkisi altında kalmıştır. Bu süreçlerin her birinde başta yaşamak ve gelişmek dürtüsü olmak üzere çok çeşitli ihtiyaçlar,beklentiler insanların davranış kodlarını,algılarını ve sezgilerini belirleyici olmuştur. Bahsekonu dönemlerin her birinde farklı düşünce sistematikleri ve kalıpları oluşmuş,sosyal hayatı ve beşeri ilişkileri biçimlendirmiş,tabiatı ile yaşam tarzlarını dayatmıştır.
Bireysel var olma savaşlarından ve bu kapsamdaki ilkel-vahsi yaşam tarzından itibaren zaman içinde modernleşerek yerleşik düzene,bir arada yaşama tarzına geçmiş olan insanların talepleri de mütemadiyen yükselmiş ve çoğalmıştır.

Bu taleplerin menfaat çatışmalarını da beraberinde getirdiği ve beslediği,her türlü sosyal ilişkide fayda-zarar analizlerinin egemen olduğu materyalizmi doğurduğu da bir diğer önemli gerçekliktir.

Sevgili okurlar, insanoğlu mutluluğu ve tatmini arama yolculuğunda asla temel ihtiyaçlarının karşılanması ile yetinmemiş,sürekli kendini çoğaltma-gücüne güç katma peşinde koşturmuş,hırslarına gem vuramamıştır.İçinde bulunduğumuz bilgi çağında; teknoloji başta olmak üzere hayatın her alanındaki muazzam süratli ve önlenemez değişim süreci yaşantılarımızı,kararlarımızı,alışkanlıklarımızı,ön yargılarımızı, muhakeme metodolojilerimizi revize etmek zorunda bırakmıştır.

Bunu kendi hür irademizle yapabilmek ve sorun çözme becerilerimizi de bu şekilde zenginleştirmeye,günün koşullarına uyarlamaya çalışmak kaçınılmazdır.

Aksi takdirde güncel sorunlarımızı eski paradigmalar doğrultusunda çözmeye çalışmak beyhude bir çabadan öteye gidemeyecektir kanaatindeyim.

Sorun stoklarımız açısından epey zengin bir ülke olduğumuz malumdur. Bu stokları eritebilmek ve tabiatı ile güvenlik ve sosyo-ekonomik açılardan refah-huzur düzeyimizi yükseltebilmek,arzu ettiğimiz iç ve dış barış ortamını yaratabilmek galiba biraz da bu eski ezberlerimizden, taparcasına sahip çıktığımız eski fikirlerimizden ve yüreklerimizdeki katı inanç kökenli baskılarımızdan kurtulabilmemize bağlı.

Hz.Peygamber (sav) ‘’ İyi niyet ve güzel gayret varsa onun tamamlayıcısı Allah’tır diyor (Ref : Mesnevi Terapi-Prof.Dr Nevzat Tarhan). Sürekli yas halinde,ekonomik sıkıntılar içinde ve bir türlü gelişimini tamamlayamayan bir ülke olmak asla bizim kaderimiz değildir.
Yeter ki gönül ve zihin dünyamızı değişime biraz daha fazla açabilelim.

Saygılarımla

Serdar DURAT

Stratejist

03.09.2012
 

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS