• Darbeci komutandan kan donduran emir
  • ABD'nin cihaz yasağı misilleme mi ?
  • Kılıçdaroğlu: ''Kaybeden tek ülke Türkiye'dir''
  • 9 günlük bebeği 4 bin liraya satmışlar !
  • İngiltere'de terör saldırısı
Serdar Durat

Denet''leme''

Değerli düşünür dostlarım,

Denetleme; bireysel ve/veya kurumsal odaklı bir eylemin/organizasyonun/yapının/mekanizmanın, mevcut yasalara, genel etik kurallara,önceden belirlenmiş bilimsel standartlara ve usüllere uygunluğunu ölçmek/kontrol etmek için yapılan incelemeler ve araştırmalar şeklinde tanımlanabilir.

Amacı eksiklik ve/veya uygunsuzlukların tespiti ve müteakiben ıslah edilmeleri için gerekli tertip ve tedbirleri almaktır.

Hayatın her alanında denetleme vazgeçilmez önemi haizdir. Bazen can kurtarır, bazen kazaları önler, maliyetleri düşürür ve çoğu zaman da yaşam kalitesini yükseltir. Bu gerçekliğe rağmen her ne hikmetse bizim ülkemizde bireyler ve kurumlar denetlenmeyi pek sevmezler ve denetlenmeden hedeflerine ulaşmak için ellerinden geleni yaparlar. Denetlenmek bir yandan özgürlük alanlarının daralması öte yandan gereksiz bir kaynak sarfı/masraf kapısı gibi kabul edilir.Bu kapsamda genel bir zihinsel rehavet ve adam sendecilik/aman bize bir şey olmaz evelallah,neme lazım canım..! yaklaşımı yaygındır.

Değerli düşünürler bu sosyolojik tespitimi somut örneklerle açalım isterseniz.

-Şöförler trafik polislerini ,
-Bankacılar BDDK yı,
-İhracatçı/ithalatçılar Gümrük muhafaza memurlarını,
-Öğretim elemanları ve öğrenciler YÖK’ü,
-Satış elemanları satın alma ve kalite kontrol yetkililerini,
-İş adamları maliye müfettişlerini,
-Esnaf zabıta memurunu,
-Medya camiası RTÜK’ü,
-Yargı camiası Yargıtay’ı,
-Müteahhitler yapı denetim uzmanlarını tırnak içinde pek sevmezler.

Bu örnekleri arttırmak mümkündür. Denetleyen ve denetlenen kişi ve kurumlar arasındaki ilişkilerin, yetki ve sorumlulukların gözden geçirilmesinin,suistimal ve istismarların önlenebilmesi adına yeniden yapılanma ihtiyacının var olduğu yadsınamaz. Ancak eksikliklere rağmen denetim mekanizmalarının mutlak surette  işlevlerini sürdürmeleri gereklidir. Aksi takdirde çok ağır bedeller ödenmesi kaçınılmaz olabilir. Küçük menfaatler uğruna insan hayatını tehlikeye atmaya değer mi ? İzninizle beni hayrete düşüren çok çarpıcı bir örnek vermek istiyorum. Malumlarınız olduğu üzere ithal otomobiller de emniyet kemeri takılmadan motor çalışmaz ve ışık/ses bazlı ikaz alarmı verir. Piyasada özel aparatlar geliştirilmiş, fiyatı 10 TL ve otomobilin emniyet kemeri yuvasına takıldığında hem motoru çalıştırabiliyor ve hemde uyarıcı alarmı susturabiliyorsunuz.. böylece orijinal emniyet kemerinizi takmak zorunda kalmıyorsunuz. Kimi aldatıyoruz dersiniz..?

İngilizce de bir tabir vardır (is it worth it-değer mi ?) derler. Gelişmiş ülkelerde denetim bizde olduğu gibi bir yük olarak görülmez, sosyal hayatı disipline edici bir zaruret olarak algılanır. Denetleyen de denetlenen de kurallara saygılıdırlar.

Netice itibarı ile demem odur ki ;Denetlenmekten kaçarak elde edilecek sözde fayda, hayatımız ile ödenecek bir maliyet getiriyorsa bütün bu aymazlık /vurdumduymazlık ne diye ? Gerek denetleyici otoriteleri ve gerekse denetlemeye tabi kişi ve kurumları daha duyarlı ve sorumlu olmaya, ülkeyi yönetmeye talip olan siyasilere de konuya ilişkin gerekli yasal düzenlemeleri ivedilikle yapmaya davet ediyorum.

Eğitim düzeyi ve deneyimlerine bakılmaksızın isteyen herkesin basit bir sertifika sahibi dahi olmadan müteahhitlik yapamayacağı bir ülke dileği ile..

Saygılarımla

Serdar DURAT
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS