Serdar Durat

Deprem öldürmez kötü zihniyet öldürür

Değerli düşünür dostlarım,
Ülkemizin en büyük ve en acı veren doğal afeti 17 Ağustos 1999 depreminin 15. yıl dönümünde bu gün siyaset içerikli bir yazı yazmayı içime sindiremedim.
Seçilmiş Cumhurbaşkanı da, olası yeni Başbakan da ve CHP nin kurultay kavgaları da, MHP nin yapısal sorunları da bu gün pek umurumda değil doğrusu.
Gönül dünyam depremde kaybettiğimiz dostlarımız,meslektaşlarımız, arkadaşlarımız ve tanımadığımız yurttaşlarımızın aziz hatıraları ile dolu bu gün.
Nurlarda yatsınlar, mekanları cennet olsun. Allah böylesine metanet sınırlarını aşan büyük felaketlerden ülkemizi esirgesin, yüksek bir farkındalık ve sorumluluk bilinci ile gerekli tertip ve tedbirleri alacak idareleri nasip etsin dilerim.

Sevgili okurlar,
Geleneksel toplumsal yapımız ve sosyal antropolojik özelliklerimiz itibarı ile kaderci bir yanımız vardır bizim bilirsiniz. Bilimsel anlamda gerçekleri görüp ön tedbirleri almak konusunda hep biraz yavaş ve tevekkül içindeyizdir. Kulak mememizi çekiştirip tahtaya vurarak "aman allah korusun" deyince ilahi güçler tarafından her türlü kazadan beladan korunacağımızı varsayarız. Bunun yanısıra ciddiyetten uzak ironik yorumlar yapmaya da bayılırız. Retorik olarak mangalda kül bırakmazken uygulamada ya geç veya eksik kalırız. İşimize ve çıkarlarımıza geldiği gibi davranmayı severiz. Nitekim merhum Ahmet Mete Işıkara hocamız Kandilli rasathanesi müdürü iken (99 depreminden iki yıl önce) çok yıkıcı bir deprem beklendiğini, bu doğal felakete karşı çok iyi hazırlanmamız gerektiğini her platformda seslendirmeye başlamıştı. Slogan olarak ta "Depremler öldürmez binalar öldürür" ü seçmiş , uygun olmayan yöntemlerle , malzeme ve emekten çalınarak, hiç bir mimarlık ve mühendislik hizmeti alınmaksızın üretilmiş çok zengin bina stoklarımız olduğunu vurgulamıştı. Bu bilimsel uyarıya karşı sorumlu makamlar gerekli reaksiyonu göstermekte isteksiz ve aşırı ağır davranmışlar, düzeysiz magazin medyası Işıkara hocayı allah vergisi fiziki yapısı ile alay edercesine yılın en seksi adamı seçmek gibi büyük bir edepsizliğe imza atmıştı.

Jeoloji ve jeofizik uzmanı akademisyenler kendi aralarında fikir ayrılığına düşmüşler, farklı TV kanallarında birbirleri ile zıt görüşler beyan etmişlerdi. Kamuoyunda bu değerli bilim adamlarımızın inşaat firmaları ile gizli ortaklıkları olduğu ve ticari kaygılarla bilimsel tabanı olmayan korkuları körükledikleri anlayışı yaygınlaşmıştı.

Değerli düşünürler,
Gerçekten depremler öldürmez ama hastalıklı - çıkarcı zihniyetler öldürür. Malumlarınız bizim ülkemizin demografik ve coğrafi özellikleri arasında muazzam bir uyumsuzluk vardır. Örneğin İstanbul ili yüzölçümü ülke yüzölçümünün ancak 140 da biri iken nüfusu ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 23 ü kadardır. Böylesine olağanüstü bir nüfusu barındırabilmek içinse modern şehircilik kriterlerinden ve mimari prensiplerden çok uzak , kentin iklimini ( rüzgar akışı itibarı ile) ve silüetini bozan çarpık bir yapılaşma almış başını gidiyor. Kontrolsuz bir şekilde sürekli yükselen rant gerek yerel ve gerekse merkezi otoritelerin iştahlarını kabartıyor. Başta denetim olmak üzere bir çok farklı disiplinlerde uygunsuz ve kuralsız işlemler önlenemiyor.

Afet halinde beka için başta komuta kontrol ( sevk ve idare) olmak üzere lojistik- iletişim / haberleşme - ilk yardım ve ileri sağlık hizmetleri - arama kurtarma konularında son derece etkin,profesyonel, bilimsel beceriler-birikimler gereklidir.
Ticari çıkarlarla kirlenen zihniyetler var olduğu sürece bu yetenek asla kazanılamaz ve sürdürülemez. Bu itibarla böylesine hayati ulusal bir riski doğru yönetebilmek için gerekli mekanizmaların ivedilikle tesisi, partiler üstü yasal mevzuatın uygulamaya konması şarttır. Aksi takdirde korkunun ecele faydası olmaz.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS