• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 60.557
  • Dolar
  • 1,7625
  • Euro
  • 2,3305
  • Altın
  • 652,04
  • Ankara : -5 °C
  • İstanbul : 2 °C
  • İzmir : 5 °C
  • Adana : 3 °C
  • Antalya : 7 °C
  • Diyarbakır : -3 °C
Atatürk'ün heykeli Şeyh Sait'in mezarını mı gösteriyor ?
Kuzey Irak ilk defa PKK’ya sert çıktı
2 evladımız şehit düştü
İstanbul'a asıl kar şimdi geliyor !
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

'Devlet Zirvesi' şart

'Devlet Zirvesi' şart
MHP lideri Bahçeli, son dönemdeki gelişmeler nedeniyle 'Devlet Zirvesi' düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
23 Şubat 2010 / 14:50

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'de son dönemlerde yaşanan sorunların, devletin bekasını etkileyecek, rejimin güvenliğini zedeleyecek boyutta olduğunu ileri sürerek, Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı'nın da aralarında bulunduğu diğer kurum yöneticilerinin katılımıyla ''Devlet Zirvesi'' düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Türkiye'nin, 7 yılı aşkın süredir, tek başına iktidar gücünü israf eden, huzur, refah ve kalkınma bekleyen milletin bekasına musallat olan bir yönetim çaresizliği ile yüz yüze olduğunu ileri sürdü. ''AKP zihniyetinin serseri bir mayın gibi devlet ve toplum hayatımızda yapmakta olduğu tahribat her geçen gün ağırlaşmaktadır'' diyen Bahçeli, Türk milletinin her alanda çözümsüzlüğün içine itildiğini, AK Parti iktidarının maddi ve manevi tahribatından etkilenmeyen, hasar görmeyen hiçbir kurum, değer ve kimsenin kalmadığını öne sürdü.

''Ülkeyi puslu ve karanlık bir yola sokarak uçurumun kenarına kadar sürükleyen zihniyet sahiplerinin, Türk milletinin üzerine bir kabus gibi çöktüğünü'' ifade eden Bahçeli, bugün, Hükümetin, hiçbir sorun karşısında direnecek, çözecek ne gücünün ne ahlakının ne anlayışının ne de niyetinin kaldığını iddia etti. Türkiye'nin bu yükü taşımaya artık tahammülünün kalmadığını, bıçağın kemiğe çoktan dayandığını belirten Bahçeli, ''Bütün bu hastalıklı yapıdan kurtulmak için tek çare seçime giderek, milletin hakemliğine başvurmaktır. Türk milleti için hesaplaşma günü yaklaştı, Başbakan Erdoğan ne kadar direnirse dirensin, Türkiye seçim iklimine girdi. Milli iradenin şamarı, ar ve haya duygusunu, vicdan ve insafını kaybetmiş olanların yüzünde mutlaka patlayacaktır'' diye konuştu.

'TOPLUMUN AHENGİ BOZULDU''

Bahçeli, yaşanan gerilimler ve şahit olunan hukuki gelişmelerle, devletin ve toplumun ahenginin tamamen bozulduğunu, milleti ve devleti bir arada tutan dengelerin temelden sarsıldığını ileri sürdü.

Adalet, emniyet, ordu, üniversite gibi temel kurumların birbirine düşürüldüğünü, bu kurumların kendi iç bünyelerinde keskin ayrılıklar ve tartışmalar yaşandığını ifade eden Bahçeli, ''Devam eden hukuki süreçler bile kutuplaşmanın malzemesi haline getirilmiş, müesseseler arasındaki uyumsuzluk meydan okumaya kadar dönüşmüştür. Türkiye tıpkı bir savaştan, çıkmış yorgun, bezgin ve çıkış arayan bir yenilmiş devletin sancılarını, arayışlarını ve bunalımını yaşamaktadır'' diye konuştu.

Kurumlar arasındaki yapısal sorunların bugünün meselesi olmadığına da dikkati çeken Bahçeli, ''Ne var ki bugün karşımıza tam yıkım olarak çıkmış olmasının nedeni, bu sorunları tedavi etmek yerine kangrene dönüştüren, dünde kalmış kinlerini bugüne taşıyan intikamcı bir Hükümetin varlığından kaynaklanmaktadır'' iddiasında bulundu.
Bahçeli, her seçim yaklaştıkça AK Parti'nin, sahte bir mağduriyet üzerine inşa edilen gerilim stratejisi sahnelediğini, içi boş bir demokrasi savunmasıyla sözde darbe karşıtlığına oynadığını ileri sürdü.

Toplumun her kesimine, devletin her kurumuna açık çağrılarının bulunduğunu dile getiren Bahçeli, yaşanan gerilim ve çatışmanın yanısıra çözümün de taraflarından birinin kuşkusuz adalet kurumu olduğunu söyledi. Bahçeli, ''Herkes hukuka inanmalı tecelli edecek sonuçlara rıza göstermelidir. Eğer birlikte yaşamak ve mülkü temeliyle birlikte korumak istiyorsak önümüzde başka bir seçenek yoktur'' dedi.

ZİRVE ÇAĞRISI

''Sorun devletin bekasını etkileyecek, rejimin güvenliğin zedeleyecek boyuttadır. Bu itibarla devleti teşekkül ettiren Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı ile gerek görülecek diğer yöneticilerin katılımıyla 'Devlet Zirvesi' düzenlemelidir''diyen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu toplantı sonucunda toplumun ihtiyacı olan huzur ve güvenin tesis edileceğine dair sağlam güvenceleri içerecek bir mutabakatla 'irade beyanı' kamu oyuna açıklanmalıdır. Bu konuda muhatap olan herkes tarih ve millet önünde vebal altındadır ve sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Önerdiğimiz bütün çözüm yolları ve yöntemleri, yalnızca aktüel gündem üzerinde kalmamalı, yolsuzluklar, suistimaller, kayırmalar, ahlaki çözülmeler gibi alanlarında tahkikatını kapsayacak şekilde topyekun bir uzlaşma zemini tesis edilmelidir''

YENİ ANAYASA

Değişen topluma cevap verecek anayasalara ihtiyacın doğal olduğunu, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratikleşmenin tesisinde yeni bir toplum sözleşmesinin yapılmasında yararlar bulunduğunu belirten Bahçeli, bu sözleşmeyi yaparken milletin ve devletin birliğinden, bütünlüğünden ve yurdun her yanında yaşayan insanların bin yıllık kardeşliğinden fedakarlık yapamayacaklarını söyledi.

''Bize göre, Cumhuriyet, demokrasi ve millet varlığının devamı, birbiriyle çelişen ya da birbirinin alternatifi olan tercihler ve kıymetler değildir, olmamalıdır'' diyen Bahçeli, bu değerlerin birini yükseltirken, diğerini zayıflatmak anlayışına cevap vermelerinin söz konusu olamayacağını belirtti.

Yeni bir anayasaya ya da anayasada değişikliklere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bahçeli, anayasayı değiştirecek siyasi zeminin niteliği, değişimin zamanlaması ve değiştirecek olanların liyakatine dikkati çekti.  Bugüne kadar millet yararına hiçbir adım atılmadığını, dokunulmazlıkların kaldırılmasına yanaşılmadığını, Alevi sorunuyla ilgili çözüm önerilerine aldırış edilmediğini, temiz toplum, temiz siyaset ve temiz yönetim tekliflerinin reddedildiğini ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:

''Yaptığımız bütün tekliflere 'herkes işine baksın' diyerek kulağını kapatmış bir siyaset anlayışının, anayasa değişiklik çağrılarına yetki tazelemeden, seçime gitmeden destek olmamız mümkün değildir. Yeni bir anayasayı hazırlamak, ancak yenilenmiş bir vicdan, aklanmış ahlak ve tertemiz siyasi erdemin yapacağı ve sonuç alacağı bir girişim olmalıdır. Anayasa, sicili bozuk, sabıkası kabarık, lekelenmiş zihniyetlerin değiştireceği bir metin değildir.''

1764
 
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim