• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 54.810
  • Dolar
  • 1,8425
  • Euro
  • 2,3065
  • Altın
  • 619,17
  • Ankara : 10 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • İzmir : 13 °C
  • Adana : 16 °C
  • Antalya : 16 °C
  • Diyarbakır : 12 °C
Erdoğan'dan yine çok tartışılacak sözler
Memurlara maaş farkı ödeniyor !
Bu haber çocuğu Facebook kullananlar için
''Gereksiz yere sezaryen yaptırdım''
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

Diktatör ile Cellat!..

Suriye - Şam - Humus - Hama

Aslında gitmek konusunda kararsızdım...

Türkiye-Suriye Dostluk Grubunun iki günlük Suriye daveti gerçekten çok ilgi çekiciydi. Düşünüp taşınırken önce Milliyet gazetesinin manşetini gördüm.

- Diktatörün son oyunu!

Haber şöyleydi: Halkını katlederek iyice zor duruma düşen Beşşar Esad imajını düzeltmek için Türkiyeden gazeteci, siyasetçi ve akademisyenlerden oluşan bir grubu Suriyeye davet ediyor, tüm masraflarını karşılıyordu!.. Okuyunca utandım!.. Sonra yanaşma takımının gidecek olan gazetecilere Esadcı şeklindeki saldırılarını izledim... Daha düne kadar Suriye sansür uyguluyor”, “Gazeteciler ülkeye alınmıyor diye yırtınan necip Türk medyası, şimdi ilginç biçimde gidecek olanları engellemek için çırpınıyordu!.. Elhak, başarılı da oldular; aslan yürekli ve de pek ünlü birçok kalem erbabı, televizyoncu son anda gitmekten vazgeçti!.

Ben, tam tersine,böyle saldırıyorlarsa vardır bir hikmeti dedim ve gitmeye karar verdim.

- İyi ki de gittim!..

***

Peki, ben Suriyede ne gördüm?

Hem çok şey, hem hiçbir şey!.. Beni çok şaşırtan, burnumuzun dibindeki ülkeyi hiç tanımıyormuşuz dedirten çok şey, Türk ve dünya medyasında neredeyse dizi halini alan katliamlar, korku içindeki halk, patlamaya hazır ülke konusunda ise neredeyse hiçbir şey!..

Önce kısaca Suriyeden söz etmem gerek. Bir cümlede nasıl anlatırsın diye sorsanız şöyle bir şey derdim sanırım:

- Eskimiş, köhne ve fakir bir ülke!

Ama bu çok yanıltıcı olurdu!.. İçine girmeye, birazcık olsun tanımaya başladığınızda, görüntüde eskimiş ama aslında çok çok eski ve etkin bir kültürün tadını almaya başladığınızı itiraf ediyorsunuz... Evet köhne, binalar eski ve bakımsız, caddeler deseniz aynı ama bunun sanki bilerek yapıldığı hissine kapılıyorsunuz... İnsanlar genelde yoksul ama hiç de mutsuz göründüklerini söyleyemem... Beni asıl etkileyen; Sünnisi, Alevisi, Hıristiyanı, Yezidisi, Ermenisi insanların bir arada hiç sorunsuz yaşamalarıydı!.. Şamın eski şehir bölümünde, hem de ramazan ayında binlerce, on binlerce insan yan yana, iç içe kendi hayatını yaşıyordu. Bir yanda ibadetini yapanlar, diğer yanda yemeğini yiyen, birasını, nargilesini içenler... Kısacası rengârenk, tebessüm donanmış insanlar!.. Hele kadınlar; türbanlısıyla, eteklisiyle üzerlerinde bir tek kötü göz bulunmayan Suriyeli kadınlar, onları görünce bizim kadınlarımızı düşündüm...

- İçim yandı!..

***

Gelelim, Batı ve Türk medyasında anlatılan Suriyeye...

Evet bir diktatörün ülkesi... Her tarafta baba-oğul Esadın fotoğrafları... El Muhaberatın insanlar üzerindeki hissedilir etkisi; bunlar tamam... Bunlar bir diktatörlüğün olmazsa olmaz figürleri zaten!.. Pekii, gerginlik, korku, katliam, başkaldırı onlar nerede?.. Anlatayım:

Şamın merkezinde gün boyunca trafik polisi dışında silahlı asker ya da polis görmedim... Humus ve Hama yolculuğu sırasında yollarda asker taşıyan kamyonlar, şehir girişlerinde ve kritik noktalarda kum torbalarıyla tahkim edilmiş mevziler gördüm... Hamada, en büyük katliamın yapıldığı söylenen bu kentte, hayatın normal seyrinde aktığını da, validen brifing aldığımız vilayet binasının önünde toplanmış 100 kadar muhalifi de gördüm ve konuştum... Örneğin siyah çarşaflı kadınların gayet anlaşılır bir İngilizceyle Esad gitsin, bu rejim bitsin sloganları attıklarına, bunu duyan erkeklerin Arapça destek verdiğine de tanık oldum... Yanmış, yıkılmış binalar da gördüm, ya polis merkezi ya da orduya ait binalardı...

Suriyede katliam yapıldığını sürekli olarak anlatan AP, AFP, Reuters ve El Cezire televizyonlarının, bu haberleri ya Ürdün ya da Beyruttaki bürolarından geçtiğini, Suriyede hiç muhabirleri olmadığını da öğrendim!.. Sokaktaki insandan, en üst yetkilisine Suriyelilerin, Türkiyenin ülkelerine saldıracağına inandığını da gördüm, ne yazık ki... Ama patlamaya hazır, korku içinde bir ülke göremedim!..

Kısacası, anladım ki; kurt kuzuyu yiyecek!.. Suriyeli bir kadının şu sözleri her şeyi anlatıyordu.

- Emperyalist kalemi kırmış... Son kurban Suriye... Peki, kiralık cellat kim olacak?!..

Bu yazı toplam 8920 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları
MANŞETLER
Sarıgül, 2015 planını anlattı !Hacizde kredi kartlı dönem !Fazla yağlarınızdan kurtulun''Başbakan vajina bekçiliğini bıraksın''Bu haber ortalığı karıştırdı !Atiye konseri kanlı bitti !400 kilo ağırlığındaki kız evden çıkamadıAK Parti'de istifa sesleri !Molotofçu çocuk 5 lira için yanmışOrhan Boran vefat etti !
FIRSATLAR
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim