• Erdoğan'dan sürpriz AB çıkışı
  • Terör örgütü İsviçre'de Erdoğan'ı hedef gösterdi
  • Merkel'i zorlayan Erdoğan sorusu
  • Bulgaristan, Milletvekili Aziz Babuşçu’ya ’giriş yasağı’ koydu
  • Yunanistan adalardaki sivillere silah eğitimine başladı
Serdar Durat

Donanmasız Anadolu Olmaz

Değerli Düşünür dostlarım,

Bugün ulusça gururla idrak ettiğimiz Çanakkale Deniz Zaferinin 100.yıldönümü tüm yurt sathında kutlanmakta ve şehitlerimiz saygı ile anılmaktadır.

Çanakkale savaşları denince ilk akla gelen bu savaşların sembolü olan kahraman Nusret Mayın gemisidir. 18 Mart Deniz Savaşı'nda 26 mayınla ülkemizin kaderinin değişmesine sebep olan bir kahramanlık destanıdır Nusret Mayın Gemisi.

Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey komutasındaki Nusret Mayın gemisi 7/8 Mart gece yarısından az sonra sisli bir havada Çanakkale'den ayrılmış ve daha önceden dökülmüş olan mayınların arasından geçerek Karanlık Liman'a intikal etmiştir. Kıyıya paralel olarak 100'er metre aralıklarla ve suyun 4,5 metre altında 26 mayını tam bir sessizlik içinde döken ve akabinde yine aynı sessizlikle geriye dönen Nusret Mayın Gemisi, sadece bir savaşın kaderini değil ayni zamanda yeni bir dünya inşasına ilişkin planları da değiştirecek stratejik bir hamleyi başarı ile gerçekleştirmiştir.

Sevgili Okurlar,

Ülkelerin bekaları ve bağımsızlıkları için ihtiyaç duydukları Milli güç unsurlarının   başında güçlü bir donanma gelir. 

Nitekim Atatürk'ümüz bu gerçeği vurgulamak üzere “Donanmasız Anadolu olmaz. Donanmadan yana kuvvetli olmak Türkiye’nin savunması için şarttır. Donanmamız izlediğimiz politikanın da kuvvetli desteği olacaktır.”  ifadesini kullanmıştır. 

Atatürk stratejik dehası ve engin vizyonu ile "Denizlere hakim olan cihana hakim olur" demiş ve Donanmanın sadece kıyılarımızı koruyacak bir kuvvet değil, bundan daha önemli olarak deniz yollarının güvenliğini sağlayacak bir kuvvet olduğunu , Anadolu’da yaşadıkça bu bakımdan ihtiyacımızın daha büyük olduğunu belirtmiştir. Bu inancının gereği olarak ta zamanının zor şartlarına göre önemli derecede kaynak aktarımı ile Türk Deniz Kuvvetlerinin temelini atmıştır. 

Değerli Okurlar,

Türk Denizcileri Atatürk'ün güven ve teveccühlerine layik olmak üzere onun işaret ettiği aydınlık rotalarda azimle ilerlemeyi sürdürmüşlerdir. Türk Deniz Kuvvetleri on yıl ara ile biri doğal diğeri ise yapay iki büyük darbeyi göğüsleyebilmiştir.

Doğal olanı 1999 Gölcük depremidir ve Türk Donanmasının ana üssü yerle bir olmuştur. Gerek personel ve gerekse materyal kayıpları harekat kabiliyetini olumsuz yönde etkilemiştir. Yapay olanı ise Balyoz-Ergenekon gibi haksız ve hukuksuz jenerik davalarla başta komuta kademelerinin omurgasını oluşturan parlak beyin takımı olmak üzere Donanmamızın İnsan Kaynakları yapısını çökertmek maksatlı planlardır. Bu saldırı ile moral yapısı fevkalede bozulan Deniz Kuvvetlerimiz yarım asırlık manevi birikimlerini bir anda yitirmiştir.

Bu iki ayrı trajedi ile normal şartlarda bir asır sürede bile ayağa kalkamayacak şekilde yaralanan Donanmamız tüm acılara, baskılara rağmen mümkün olan en kısa sürede yaralarını sarmış ve gücüne güç katarak tekrar milletinin hizmetinde görev yapabilecek hale gelmiştir. Dosta güven düşmana korku verebilecek düzeye ulaşmış, ayni anda dünyanın çok farklı ve birbirlerinden çok uzak denizlerinde Bayrağımızı onurla dalgalandırabilecek ve ülkemizi şerefle temsil edebilecek yeteneklere sahip olmuştur. 

Saygılarımla
Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS