- IMKB

- 54.810
- Dolar

- 1,8425
- Euro

- 2,3065
- Altın

- 619,17
- Ankara : 10 °C
- İstanbul : 15 °C
- İzmir : 13 °C
- Adana : 16 °C
- Antalya : 16 °C
- Diyarbakır : 12 °C
Ebru Eğinlioğlu'ndan yine bir başarı öyküsü..

HABER3 ÖZEL / EBRU EĞİNLİOĞLU'NUN RÖPORTAJI
İş hayatına bulaşık yıkayarak başladı dünyanın iyi restaurantlarından birine sahip oldu.. Köşebaşı Restaurant'ın sahibi Mehmet Yeşilyurt ile gerçek bir başarı öyküsü..
Mehmet Bey uluslarası bir dergi sizi Dünyanın en iyi 50 Restaurant’ ın dan biri olarak gösterdi. Tebrikler ve nasıl gerçekleşti bu olay?
Evet teşekkürler. Biz bu olaydan tesadüfen bilgi sahibi olduk. Bir müşterimiz Singapur’ a gidiyor ve bu dergiyi orada görüp haber veriyor. Dergiyi çıkaranlar kalabalık bir grup çeşitli yerlerde yemek yiyip notlar alıyorlar, bizim yerimize de gelip beğeniyorlar. Tüm dünyadaki en iyi yemek yapan yerleri seçiyorlar. Condenas ismi bu arada.
Konsepti nedir derginin?
Yemek üzerine 700.000 üyesi var, Gurmeler için hazırlanmış bir dergi Amerikalı bir yayın grubu çıkartıyor. Uluslar arası markalara yer veriyorlar.
Türkiye’ den başka restaurant’ lar yok mu?
Hayır. Yalnızca Köşebaşı var.

Peki buradan geriye gitmek istiyorum, enteresan bir yaşam ve yükseliş öykünüz var yavaş yavaş oralara gideceğim. Siz dünyaya da açıldınız, nerelerde şubeleriniz var?
Evet Ebru hanım 3 kıtada hizmet veriyoruz. Toplam 20 şubemiz var. Brezilya; Sao Paolo’ da, Dubai’ de 2 şube, Riyad’ da, Amsterdam’ da, Ankara, Afyon, İstanbul’ da 8 şubemiz var.
Etin kolesterol üzerine etkileri nasıl sizce? Biliyorsunuz et yememenin en önemli nedenlerinden birisi yüksek kolesterole sebep olması.
Biz kuzu eti kullanıyoruz ve kuzu eti de dünyanın en sağlıklı etidir. Bunu da en sağlıklı biçimde kullanıyor, etlerimizi özel seçiyoruz. Ben kolesterolün ırsi olduğuna inanıyorum. Bakın ben 45 yıldır bu işi yapıyor, her gün de et yememe rağmen kolesterolüm 180 civarında. Tabii ki çok yağlı etleri çok tüketmemek lazım ama zaten suyu bile çok tüketirseniz, onun bile zararı dokunur. Ama ben özellikle bizim etlerimizin kolesterolü yükselteceğini düşünmüyorum.
İlk şubenizin hikayesini anlatırmısınız?
İlk biz 4 arkadaş bir araya geldik ve Levent’ teki şubemizi açtık. Sonra 3 ortağımız daha katıldı 7 kişi olduk. Sayın Burhan Karaçam’ ın Y.K.B’ nın eski Genel Müdürü bize çok manevi destekleri oldu. Hatta buranın isim babasıdır kendisi.
Müşterinizmiydi?
Evet çok eski hemde, hiç buralar yokken de bize gelirdi. Biz Levent şubemize hiç tabela falan koymadık. Reklam yapmadık, yalnızca kart ve broşür bastırdık.
Tanıtım da mı yapmadınız?
Yok hiçbir şey.
Peki nereden aklınıza geldi böyle bir et lokantası açmak? Girişimci ruhu ne zaman oluştu?
Şimdi daha önceden de deneyimlerim vardı. Ondan önce 2 restaurant da daha çalıştım, oralarda işi öğrendim, müşteri portföyüm oluştu.

Bunlar genç girişimcilere küçük tüyolar olsun.
Evet efendim.
Peki önceki restaurant’ larda başarısız mı oldunuz?
Hayır çok başarılı olduk. Biz hem patron olduk, hem kendimiz çalıştık, sonra bir ortağımızla anlaşamadık yolları ayırdık. Bebek’ te bir yerin işletmeciliğini aldım. Orası da çok iyi iş yaptı. 2 yılda süper yerlere geldi. Sahibine dedim ki, birlikte çok güzel bir yer açalım, ben de sana ortak olayım. O da beni biraz oyaladı. Sonra bende bu işimize karar verdik, 4-5 ortak bir araya geldik ve Levent’ te ki ilk Köşebaşı şubemizi açtık.
Şimdi sizin o roman gibi olan gerçek yaşam öykünüze dönelim. Belki sizi eskiye götürüp biraz üzeceğiz ama nereden nereye geldiğinizi de okurlarla paylaşmış olacağız.
Ben 1969 da bulaşıkçılıkla başladık 13- 14 yaşımdaydım. Ben Sivas Zara’ lıyım. Benden önceki jenerasyonda ilk gelenler İstanbul’ a o devirlerde hamallık yapıyorlarmış. Benim rahmetli babam da hamaldı. Sonra benden 5 yaş büyük olan bir grup geldi. Bunlarda gazinolarda, komilik, garsonluk falan yapmaya başladı. Onlardan biri de yani memleketlim, beni de İstanbul’ a çalışmaya getirdi. Ben de bulaşıkçılık yapmaya başladım. 1 sene sonra komi oldum.
İSTANBUL’ A İLK GELDİĞİMDE PARKLARDA YATTIM
Hayalleriniz var mıydı zengin olmak üzerine, bir yandan bulaşıkları yıkayıp, bir yandan ileride ben dünya çapında meşhur restaurant’ lar açıp, para kazanacağım diye?
Yoktu hiç Ebru hanım nerede, kalacak yerim bile yoktu. O zamanki hayalim aç kalmayayım hayaliydi. Ben 6 ay Taksim Park’ ında yattım.
Yani sokakta mı?
Tabii canım. Kirli bir kabanım vardı. Onu üstüme örtüyor, tetikte uyuyordum, bizi keserler mi, bir şey yaparlar mı diye. Onlar da benden korkuyordu her halde. Böyle yaprak hışırtıları, yaklaşan ayak sesleri duyarsam, kabanı üstümden sıyırıp kalkıyordum, yaklaşan geri kaçıyordu. Büyük biri yatıyor sanıyorlardı. Sonra kışa girince, dükkanda sandalye üstlerinde yatmaya başladık. Derken banyolar vardı Beyoğlu’ nda tek odalı banyolara akşamdan girip kitliyorduk, bir daha kapıyı açmıyorduk. Sabah olunca da bir tokat yiyip, niye açmadın kapıyı diye, işimize gidiyorduk.

Bir tokata sokakta kalmaktan kurtuluyordunuz yani?
Aynen öyle.
Çok zor ve üzücü anılar roman gibi adeta.
Ama gerçek, hayatın gerçekleri o tarihlerde Anadolu’ dan gelmiş gençlerin gerçekleri.Onun için büyük bir yaşam savaşı içindeydik. En büyük hayalim bir evimizin olmasıydı o dönemde.
Artık eviniz var değil mi?
Yok vallahi hala yok. Vardı sattım kiradayım ama çok şükür, başka yerlere yatırım yaptık. Artık bir sıkıntımız yok.
Peki biraz konuyu dağıtalım, o zor günlerden biraz sıyrılalım.
Evet ben sonra Büyükada’ ya gittim, yaz sezonu orada çalıştım. Derken Beyoğlu’ nda Bezik Salonu diye bir yer vardır. Orada bütün sanatçılar, aşçılar, garsonlar, şefler oraya gelir oturur iş beklerdi.
Bir nevi artizler kahvesi gibi.
Aynen öyle. Herkes iş bulmak için oraya giderdi. Bir gün oraya bir adam geldi. Ölmüşse Allah rahmet eylesin, sağsa Allah işini rast getirsin. Çalışıyor musun dedi, çalışıyorum dedim. Kaç para alıyorsun diye sordu? Ne alıyorsam iki katını söyledim. 600 alıyorsam 1200 dedim. O da ben 1000 lira veririm dedi. Ne iş dedim? Motel de çalışacaksın. Nerede? Ambarlı’ da…Orası neresi ben bilmiyorum, neyse yanımda da arkadaşım var. İki kişi adamın peşine takıldık, yol çok uzun git git bitmiyor. Avcılar’ ı geçtik. Kara kara düşünüyoruz, bu adam bizim paramızı alsa, alsın 20 lira var bir şey değil ama oradan yürümeye kalksak, günlerce geri dönmek için yürümek lazım ne yapacağız. Şehir bitti ormanlık alanlara geldik, bu sefer de can derdine düştük, bizi kezse ne yapacağız. Derken çok güzel bir motele geldik Baler Otel. Mahmut Baler’ in tam 8 yıl çalıştım. Çok turist gelirdi Almanca öğrendim onlardan. Müşteriler beni çok sevdi ve 1973 de garsonluğa terfi ettim. Derken evlendim, askere gittim ve tekrar İstanbul’ a döndüm. Kışları Uludağ’ da yazları Baler Otel’ de çalıştım. O dönemlerde bizi büyük otellere almıyorlardı.

Neden?
Çünkü tanıdığımız yoktu. Mesela The Marmara açıldı o tarihlerde mülakatı geçmeme rağmen beni almadılar. Torpilli biri geçti yerime.
Otel sektöründe de var mıydı torpil?
Tabii her zaman, her yerde olduğu gibi. Ama iyi ki öyle olmuş, her işte bir hayır var mış. Oradan Nişantaşı’n da Eskikapı vardı, orada çok güzel işler yaptık, müşteri edindik, iş adamı, sanatçı, gazeteci, futbolcular falan çok geniş bir müşteri kitlemiz vardı. Ben iş hayatına dair öğrendiğim her şeyi müşterilerimden öğrendim. Bankacıdan ayrı, sanatçıdan ayrı herkesin fikirlerini aldık, şikayetleri de dikkate aldık, gerekirse tek tek aradık ve şikayetlerinin nedenini öğrendik.
Peki Köşebaşı artık bir dünya markası konseptinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Biz kebabı modernize ettik. Pek çok et lokantası var ama daha geleneksel, biz geleneksel ile modernliği harmanladık. Bu gün pek çok kadın müşterimiz var, rahatsız edilme korkusu olmadan, gelip yemeklerini yer, içkilerini içer giderler. Hatta çok içip, otomobil kullanamayacak olanlar olursa, onları da evlerine kadar gitmelerine yardımcı oluruz.
Hemen yeri gelmişken çok yeni olduğu için bir restaurant sahibi olarak, içki yasağını nasıl değerlendiriyorsunuz, tutar mı bu yasak?
Vallahi hiç sanmam, yasaklanan şeyler daha fazla merak ve istek uyandırır, ben tutacağını sanmam.
En iddialı yemeğiniz hangisi?
Çöp şiş, Köşebaşı kebap ve Şaşlık’ ımız da iddialıyız.
Bir de kabak tatlınız süper. Onu nasıl yapıyorsunuz?
En altta vanilayalı dondurmamız var, üstünde kabak tatlısı, tahin ve ceviz. Çok beğeniliyor haklısınız.
Müşterileriniz arasında kimler var?
Mesela Reina şubemizde Adnan Kaşıkçı, Gorbaçov, Clinton’ lar pek çok şarkıcı, sanatçı, yarışcı, futbolcu kimi sorsanız, bizim mutfağımızda yemiştir, Warren Beaty mesela şimdi aklıma hemen gelmiyor. Biz reklama falan 1 lira bile ayırmadık ama bizi pek çok dergi, gazete de haber yaptılar, biz müşteri memnuniyeti ile kulaktan kulağa duyulduk.
KEMAL KILIÇDAROĞLU DA BİZİM MÜŞTERİMİZ
Türkiye’ den kim var müşterileriniz arasında siyasilerden mesela?
Sayın Kılıçdaroğlu mesela müşterimiz, Abdülkadir Aksu, Binali Yıldırım, Sayın Gül’ ün oğlu Ankara’ da müşterim, Fatih Erbakan keza öyle daha şimdi hatırlayamadğım pek çok isim var.
En bonkör siyasetçi?
Yok ben oralara girmeyim, benim tüm müşterilerim bonkör.
Çok siyasi bir cevap oldu.
Geçmişteki üzücü günleri o parasızlık günlerini hatırlamak canınızı acıtıyor mu?
Tabii üzücü günler ama ben inançlı bir insan olduğum için, demek ki onları yaşamam gerekiyormuş diye düşünürüm, merak eden, ders çıkartmak isteyen insanlara da anlatırım. Bir nevi kader gibi görürüm, sıkıntılar da çektim, güzel günler de gördüm.
Bir üzücü anınızda var onunla yavaş yavaş sohbetimizi noktalayalım.
Evet yine böyle çalıştığımız bir lokantada bize karavana çıkıyor. Saat 16.00 da öğle yemeği yiyoruz. Patron bize ekişili köfte hazırlatmış ama suya tirit dört küçük köfte, oturduk dört kişilik masalarda bir arkadaşımız, çatalına batırdı, bir ağızda dörtköfteyi ağzına attı ve bitirdi, sonra da 1,5 porsiyon kebap söyledi, parasını ödedi ve işten ayrıldı.
Ne kadar acı bir durum değil mi. Hem o saate kadar aç çalışıyorsunuz, hem de önünüze çıkan yemek ne kadar onur kırıcı, işveren ve çalışanları arasında her zaman dikkat edilmesi gereken bir konu, insana insan gibi muamele etmek. Bu gün o günü hatırladığınızda ne söylemek istiyorsunuz?
Ebru hanım insana insan gibi değer vermek lazım. Bakın bu gün ben varım ama o insanlar artık piyasada yoklar.
Çok teşekkürler yolunuz açık olsun…..
- Bugün
- Dün
- Bu Hafta
- Bu Ay
- AK Parti'de istifa sesleri !
- Teröristler Ankara'yı havaya uçuracaktı
- Başbakan'dan özür bekliyorlar
- Prezervatif tarih mi oluyor?
- 400 kilo ağırlığındaki kız evden çıkamadı
- Cem Uzan değil mi o ?
- Fakirin kredi kartına inceleme
- Acun: Onlara bir dilim ekmek bile yok...
- Bonomo: ''Başarmazsam Azeriyim'
- Gelecek teknolojide !
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








Sporun doğru adresi
Kadinlara çok özel bir haber
Medyanın 24 saat açık kafesi











































