- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -2 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 7 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Erdoğan'dan '18 Mart' konuşması

GÖZE ÇARPANLAR |
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu aziz millet, en sıkıntılı, en umutsuz anlarında dahi ayaklarının üzerinde doğrulmayı, yeni başlangıçlar yapmayı, yeniden şahlanmayı başarmış bir millettir. Çanakkale destanı, bu şahlanışın abideleşmiş bir timsalidir'' dedi.
Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 95. yıl dönümü dolayısıyla Gelibolu Yarımadası'ndaki Şehitler Abidesi'nde düzenlenen törende konuştu.
Konuşmasına, ''18 Mart Şehitler Günü vesilesiyle bir kez daha tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, milletçe kendilerine tarifsiz bir minnet ve şükran içerisinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum'' diyerek başlayan Erdoğan, milletlerin de devletlerin de kendilerini var eden tarihi şuura sahip çıktıkları ölçüde gelecek tasavvuruna sahip olabileceklerini ifade etti. Erdoğan şöyle devam etti:
''Bizler de şehitlerimizin aziz hatırasından ilham alarak, bağımsızlık ve refah içinde, birlik, bütünlük ve kardeşlik anlayışı temelinde geleceği inşa etmenin mücadelesi içindeyiz. 95 yıl önce Çanakkale'de yazdığımız destanı 95 yıl boyunca olduğu gibi, bugün de tekrar tekrar okuyor, o şuuru ve ruhu her dem diri tutuyoruz. Bu milletin tarihinde yokluk, mahrumiyet, mağduriyet hiçbir zaman istiklal için bahane ve mazeret olmamıştır.
Varını yoğunu savaşlarda kaybeden, gencecik delikanlılarını siperlerde feda eden bu ülke ve bu millet, Kurtuluş Savaşımızın hemen ardından bir kez daha doğrulmuş, ayağa kalkmış ve güçlü bir devlet olarak bugünlere ulaşmıştır.''
''BİZLER UZLAŞMANIN ARAYIŞI İÇİNDEYİZ''
Çanakkale Savaşı'nı diğer savaşlardan ayıran en önemli özelliğin, savaşın kendine özgü askeri ve siyasi mantığının ötesinde, insani değerlerin ön plana çıkması olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
''Bu savaş, dünya barışı için, insani değerlerin yirminci yüzyıla taşınması için yeni bir ufuk açmıştır ve bununla yirmi birinci yüzyıla yürüdük.
İki tarafın askerleri arasında doğan saygı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ileride o gün savaştığı ülkelerle kurduğu dostluk ve işbirliğinin insani dokusunu oluşturmuştur. Bugün, Çanakkale'de bize karşı savaşan milletlerle siperden sipere uzanan bir köprü, cepheden cepheye büyüyen yeni bir dostluk kurulmuştur.
Bu dostluğun arka planında Türk milletinin barışa dayalı dünya görüşü yatmaktadır.
Türkiye bugün de gerek bölgesinde gerek dünyada sorunları çözme ve istikrar üretmeye yönelik yapıcı ve barışçı bir dış politika sürdürmektedir. Bizler, çatışmanın değil, diyaloğun, uzlaşmanın arayışı içindeyiz.
Bizler burada, Çanakkale'den tevarüs ettiğimiz şuurla bölgemizde ve dünyada barışı, adalet, istikrar ve refahı tesis etmenin mücadelesi peşindeyiz. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi olması, İslam Konferansı teşkilatında aktif roller üstlenmesi, Avrupa kurumlarında vazifeler alması, Medeniyetler İttifakı girişimine eş başkanlık yapması, bu barış ve adalet çabalarının somut göstergesidir.''
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim






































