- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -2 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 7 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Erdoğan'dan ilginç darbe iması !

HABER3.COM
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da AK Parti "Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı"nda Özal'ın sözünü hatırlattı ve "Allah'ın verdiği canı sadece Allah'ın alabileceğini" söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan darbe planı iddialarını değerlendirdi ve 'kimsenin ülkeye korku salmaya hakkı yok' dedi...
MENDERES VE ÖZAL'I HATIRLATTI
Haftalardır "tek parti" iddiasının ortada dolaştığını söyleyen Erdoğan, "Merhum Menderes ve Özal'a karşı gösterilen bu kampanya niye yine ısıtıldı? Biz kendi iktidarımızı kökleştirmenin değil, halkın iktidarını, milletin egemenliği kökleştirmenin gayreti içindeyiz" dedi.
"Bugün varız, yarın yokuz" diyen Başbakan, "Gelen emaneti alır, biz de baş göz üstüne eder, emaneti sahibine teslim ederiz" ifadesini kullandı.
Bu noktada özeleştiriden kaçmadıklarını söyleyen Erdoğan, "İlk zamanlar bizi tanımayıp anlamayanlar olabilir. Kendimizi tam anlamıyla anlatamamış olabiliriz. Ama 7 yıl geçti. Türkiye'nin geldiği seviye ortada. Biz, sadece bize oy verenlerin değil, 72 milyonun hükümetiyiz. Her birinin emanetini taşıyoruz. Her bir vatandaşın yaşama tarzı, huzuru, emniyeti bizim sorumluluğumuz altında" diye konuştu.
"Kimse korku salmaya ve yapay korku yayarak siyasi rant elde etmeye kalkışmasın" diyen Erdoğan, "Türkiye'de seçimler 5 yılda bir yapılıyordu. Bunu 5'ten 4'e indirdik. Daha seri seri olarak milletin huzuruna çıkalım diye. Cumhurbaşkanını parlamento seçiyordu, biz ne yaptık? Millete seçtirdik" şeklinde konuştu.
BAHÇELİ'Yİ ELEŞTİRDİ
Erdoğan, konuşmasında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kendisine randevu vermemesiyle ilgili olarak, "Ben senin ayağına gelecektim. Ama sen kaçıyorsun" dedi.
BAYKAL ÇETELERİN AVUKATI
Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal'a yönelik olarak da "çetelerin avukatı" söylemini yineledi ve Baykal'ı Menderes dönemindeki tavrını takınmış olmakla eleştirdi.
TÜRKİYE TARİH SAHNESİNDEKİ HAKLI YERİ ALDI
Erdoğan, Türkiye'nin büyük, güçlü, yürekli bir devlet olarak tarih sahnesindeki haklı yerini aldığını vurgulayarak, "Türkiye hiç çekinmeden, korkmadan, eğilmeden, bükülmeden Haiti'de insanlığı, Gazze'de vicdanı, Gürcistan'da hukuku, Afganistan'da huzuru, Irak'ta istikrarı, Avrupa'da medeniyetler ittifakını, Birleşmiş Milletler'de küresel barışı savunuyor. Bizim farkımız bu"dedi.
Erdoğan, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneğinden "Dünya Barışına Katkı" ödülü ile Orta Doğu'nun Nobeli olarak bilinen Kral Faysal ödülüne layık görüldüğünü anımsatarak, "Her iki ödül de şahsımdan çok ülkeme, milletime verilmiştir; demokrasi için, özgürlük için, barış, huzur ve istikrar için yılmadan gayret gösteren ekibime ve teşkilatıma verilmiştir" dedi.
"KİRLİ SENARYOLARA BOYNUMUZU BÜKMEYECEĞİZ"
AK Parti'nin siyasi gerilimin içine girmeyeceğini, barışta, sevgide ve hizmette var olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bizi dedikoduların, söylentilerin, iftiraların, ithamların, karanlık ve kirli senaryoların peşine takılıp gidenlerin arasında bulamazsınız. Bizi millete efendi olmak değil, hizmetkar olmak yolunda bulabilirsiniz.
Biz Elmadağ'da ölüm virajlarına neşter vuruyoruz, Sakarya'da yollar inşa ediyoruz. Yolları hayatla buluşturuyoruz. İstanbul'u kültürün başkenti yapıyoruz. Biz okul açıyoruz, hastaneler inşa ediyoruz, yurtlar bina ediyoruz, konutlar üretiyoruz, milletin derdine çare bulmak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz.
Biz, Ankara'nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bizi, millete hiçbir faydası olmayan senaryolarına ortak etmek istiyorlar. Bizi, gerilim siyasetlerine alet etmek istiyorlar. Biz bunlarda yokuz ve olmayacağız. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz.
LAİKLİK VE HUKUK VURGUSU
7 yıl boyunca aziz milletimizin bize yüklediği emanete gölge düşürmek isteyenlere fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Ülke adına, gelecek adına, demokrasi ve özgürlük adına her türlü senaryo ve girişimin karşısında dimdik durduk, bundan sonra da aynı şekilde dimdik durmaya da devam edeceğiz. Anlamak ya da kavramak istemeyen herkese bir kez daha sesleniyorum: Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Demokrasilerde iktidarlar seçimle gelir, seçimle gider. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur, olamaz. Kendisini TBMM ve millet iradesinin üzerinde görenler, kendisinde böyle bir yetkiyi vehmedenler apaçık gaflet ve dalalet içinde olurlar.
(Bugün nasıl olsa benim elimde güç var...) Unutma; yarın bu güç elinden gidebilir. Bu güç elinden gittiği zaman halk nezdinde nasıl yargılanacaksın, bunun hesabını şimdiden yap. Bu hepimiz için geçerlidir.
Hükümet olarak, AK Parti olarak, millet iradesine el uzatanlar karşısında hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğimizi, bu uğurda her türlü sıkıntıyı göğüsleyeceğimizi buradan açık açık ifade ediyorum.
ÖZAL'IN O SÖZÜNÜ HATIRLATTI
Merhum Özal'a suikast girişiminde bulundular. Birkaç dakika sonra yaralı haliyle kürsüye çıktı ve şu tarihi sözü söyledi: 'Allah'ın verdiği ömrü ondan başka alacak yoktur'. Biz de O'na teslim olduk. Mesele budur."
YANDAŞ MEDYA MUHALEFETİN YANINDA
Hani hep yandaş medya diyorlar ya.. Yandaş medya muhalefetin yanında. Yazmıyorlar yaptıklarımızı.. Olumsuzluk nerede varsa onu yazıp çiziyorlar.
100 tane olayın içinde 10 tane olumsuz olabilir. Niye? Çünkü hayatları olumsuzluk üzerine kurulu..
ERKEN SEÇİM YANITI
Her ikisi de bir seçim türküsü tutturmuş.. Gereken cevabı verdim. Yenilen pehlivan güreşe doymaz diyor. Ama onlar seçim de seçim diyor. Zamanında yapılmayan her seçim bu ülke ekonomisinin zararı var.
BAYKAL TARİHE GEÇTİ
Baykal, muhalefetteyken oyunu düşüren parti lideri olarak tarihe geçti. Seçimden sonra da çıktı, rakamları eğip bükerek ne kadar başarılı olduğunu anlattı. Sayın Baykal'a çağrım; çarpım tablosunu ve dört işlemi yeniden gözden geçir.
MUHALEFET ALIŞSIN
Türkiye seçimleri normal zamanında gerçekleştirecektir.. Artık G20 ülkeleri içinde yerini alan bir Türkiye var. Muhalefet de artık bu demokratik kültüre alışmak zorundadır.
Tam gün yasasına karşı çıkanlar buna ideolojinin deli gömleğini giydirmesin.. Kim karşı çıkıyor bunlara? Sosyal demokratım diyen ana muhalefet.. Milliyetçiyim diyen MHP.
TEKEL İŞÇİSİ OLMAYANLAR
Erdoğan, partisinin, genel merkezde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Tekel işçilerine seslendi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Muhalefetin bu çirkin oyununa gelmeyin. Bu ülkede hiçbir zaman ülkenin aydınlık geleceğini düşünmeyen, o marjinal örgütlerin tuzağına düşmeyin. Kışkırtmaların, istismarın aleti olmayın. Devletin hazinesinde sadece sizin değil, 72 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı var. Yetimin, öksüzün o hazinede hakkı var, ülkenin şartlarını düşünün, işsizleri düşünün, hükümet olarak bizim gösterdiğimiz iyi niyete, bizim attığımız adıma siz de iyi niyetle yaklaşın. Siz de bir adım atın, bu eylemleri lütfen sona erdirin. Bugüne kadar alışılmış olan şuydu: 'Devletin malı deniz, yemeyen domuz'... Mantık buydu. 'Devletin kapısına bir adımımı atayım da ne olursa olsun...' Hayat bu değil. Kimse kaydıhayat şartıyla buralara girme anlayışına sahip olmamalı. Bir insan hakikaten girdiği yerde faydalı olursa, oradaki yönetim onu hiçbir zaman çıkarmayı düşünmez.Tekel işçilerinin gösterilerini yapanlar arasında Tekel işçisi olmayanlar da var. Tekel işçisi 4C'yi istemiyormuş.. Diğer 4C'liler bu ülkenin evladı değil mi?"
"Şu anda özel sektörde çalışmayanı, özel sektör tutar mı?" diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Hemen tazminatını öder, 'kusura bakma kardeşim' der, gönderir ama devlette böyle bir şey var mı? Onun için de zaten devlette verimlilik yok. Depolarda duruyorlar, aydan aya maaşı alıyorlar. Ne üretim, ne şu, ne bu. Böyle bir şey yok. Böyle mi sürecek bu kardeşim. Bu ülke, bu devlet ayda Tekel işçilerine 40 trilyon maaş ödüyor ve biz bu maaşla en az 3-4 kat işçiyi istihdam edebiliriz. Bu imkanı bekleyen benim vatandaşım var ama biz ne dedik? Devlet artık bu işlerden çekilecek, özel sektör bu alana girecek."
"BUNLARLA SİZ NASIL MASAYA OTURURSUNUZ..."
Başbakan Erdoğan, bunların hepsini milletle paylaşacaklarını belirterek, AK Parti'yi kurdukları andan itibaren her adımlarını millet için ve milletle beraber attıklarını söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Tekel işçilerimize sesleniyorum: O yanınıza gelip gidenler, bizim düşündüğümüz, sevdiğimiz kadar sizi sevmiyorlar. Onlar, onların istismarını yapıyorlar, bunu da açık söylüyorum. Onların üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışıyorlar. Ne devşirirlerse devşirsinler, biz gerçeğin dışına çıkmayacağız, çıkamayız. Bundan sonra da yolumuz, istikametimiz bu olacak.
Akşam Tekgıda-İş'in Başkanı 'Biz gerekirse hükümet deviririz' diyor, şu ifadeye bak. 'Şu anda diyor, dün yaptığımız görüşmede genel grev kararı almadık, genel eylem kararı aldık, genel grev kararı alırsak hükümet devrilir...' Şimdi bu ifadeye ne denir? Bu mantıkta olan bir sendikacının bu ülkenin istikbalini, aydınlık yarınlarını düşünme diye bir derdi olabilir mi? Bunlarla siz nasıl masaya oturursunuz? Neymiş, 'Hükümet devirirmiş'. Sen avucunu yalarsın, avucunu. Neyi deviriyorsun sen? Bunlar ülkeyi sadece kendilerinden ibaret zannediyorlar. Bu AK Parti 15 milyon vatan evladının, seçmeninin oyunu alarak iş başına geldi. 15 milyonluk temsilcisi olan AK Parti hükümetini devireceksin. Senin kaç tane üyen var ya, sen ne ile konuşuyorsun ve bizi, bu kadar işçisine, memuruna yakın bir iktidar olan AK Parti hükümetini bununla tehdit edeceksin. Önce haddini bil. Haddini bil ve bizi söylemeyi düşünmediğimiz ifadeleri kullanmaya mecbur etmesinler."
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim







































