• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 54.810
  • Dolar
  • 1,8425
  • Euro
  • 2,3065
  • Altın
  • 619,17
  • Ankara : 10 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • İzmir : 13 °C
  • Adana : 16 °C
  • Antalya : 16 °C
  • Diyarbakır : 12 °C
Erdoğan'dan yine çok tartışılacak sözler
Memurlara maaş farkı ödeniyor !
Bu haber çocuğu Facebook kullananlar için
''Gereksiz yere sezaryen yaptırdım''
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

Esad’tan Dış Politika Dersleri..

Sonunda bu da oldu. Suriye’den diplomasi dersleri almaya başladık.

Davutoğlu’nun komşularla sıfır sorun, maksimum işbirliği ilkesine dayalı ilkesiz dış politika anlayışına yönelik en ciddi yorum Suriye’den geldi. Esad diyor ki; Türkiye - İsrail ilişkilerinin düzelmemesi halinde, Türkiye'nin bölgesel anlaşmazlıklarda rol alabilmesi mümkün olmayacak. Bu durum bölgedeki barış umutlarını azaltıp, savaş ihtimalini güçlendirecek’.

Ne kadar isabetli bir değerlendirme. 40 yıl düşünsem, Suriye’den dış politika konusunda eleştiri alacağımız aklıma gelmezdi. Esad devam ediyor; "Eğer, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişki yenilenmezse, Türkiye için bölgesel anlaşmalarda rol almak çok zor olacak"

Esad ayrıca, İsrail-Türkiye gerginliğinin bölgeye zarar verdiğini de söyledi.

Allahtan, Esad, bölgedeki gerginliğin nedeni olarak, İsrail'in Mavi Marmara baskınındaki gibi tavırlarını gösterdi. Eğer İsrail’i suçlamasaydı, bizim açımızdan çok daha vahim bir durum ortaya çıkacaktı. Bence, Türkiye ile İsrail arasındaki gerginlikte, Suriye arabulucu olmalı. Esad, durumu sağduyuyla değerlendirebildiğine göre, başarılı bir arabulucu da olabilir. Malum, Davutoğlu’nun geçen hafta yaptığı gizli arabuluculuk girişimi başarılı olamadı.

Davutoğlu’nun önceki gün, son derece sert bir üslupla ve insani vasıflarını ön plana çıkartarak, pardon, daha doğrusu tehdit ederek, İsrail’in bizden özür dilemesini talep etmesi, diplomasi tarihine örneği çok nadir görünen bir tavır olarak geçti. Davutoğlu’nun bu konudaki beyanını dinlediğimde, O’nun Boğaziçi Üniversitesinde değil de, albay Kaddafi tipi diplomasi ekolünün hakim olduğu bir Üniversitede yetişmiş olabileceğini düşündüm. Bu nedenle, Boğaziçi Üniversitesi hakkındaki olumlu önyargılarımı da gözden geçirmem gereği ortaya çıktı.

…….

Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığımıza yeni bir yerleşkes arayışında olduğu yönünde bir başka haber de medyaya düştü. Demek ki, son yıllarda başarıdan başarıya koşan Bakanlığımız, ‘yeri dar’ olduğu için daha aktif olamıyor.

Davutoğlu gibi bir teorisyenin, mekan genişletilmesi gibi konvansiyonel bir arayış yerine, diğer ülkelere de örnek olabilecek bir vizyonla Bakanlık mensuplarının bazılarını (monşer ve monşer olma katsayısı yüksek olanları) ‘home ofis’ düzenine geçirmesi daha uygun olmaz mı? Bu sayede, ilk aşamada fiziki mekan ihtiyacı ortadan kalkar. Bu stratejinin ikinci aşamasında ise, Bakanlık lağvedilerek , bir network üzerinden, ‘mobil’ timlerin yeryüzündeki olaylara daha süratli bir şekilde müdahalesi sağlanabilir. Sayın bakanın sanal görüntüsü ile aynı anda, hem Orta Doğu yeniden şekillendirilebilir hem de Balkanlardaki etkinliğimiz arttırılabilir. Davutoğlu’nun kendi ifadesiyle, beş para etmez Birleşmiş Milletlerde’de oturum yönetirken, aynı anda, Azerbaycan – Ermenistan gerginliğinde tarafsız bir dış politika izlenmesi yönünde girişimlerde bulunulabilir. Zaten komşularla sıfır sorun stratejisi bunu gerektirir. Komşular arasında mutlak tarafsız kalınmalıdır ki, her iki komşuyla sıfır sorunumuz oldun.

Ne yazık ki iki tane Davutoğlu yok. Türkiye’nin en büyük talihsizliği bu. Gelecek kuşaklara miras bırakabileceğimiz bir derin dış politika geleneğinin oluşumu sürecinde, sayın bakanı dikkatlice izleyerek anlamaya çalışmalı ve idareli kullanmamız gerekiyor.

Bu yazı toplam 1480 defa okunmuştur
    * Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
  • aynamisafir13 Temmuz 2010 Salı 20:03

    davutoğlu kesinlikle her sabah aynada kendini birkaç kez seviyordur, "ne denli stratejist derinlikli bakanım" diye. bunlar elin arabasına binip kendi mahallesinde caka satan zavallılardan başka birşey değiller. başarılı oldukları tek konu var: makarnanın gücünü keşfettiler!

    BeğendimBeğenmedim
  • Davutoğlu üzerinden okul analizi!misafir08 Temmuz 2010 Perşembe 12:01

    Yazı yazmadan araştırma yapmak herhalde basılı gazete ve gerçek gazeteci geleneğiyle ölmüş oldu. Türk Diplomasisinde Mülkiye söylemi belirleyicidir ve Ankara Siyasetiyle her zaman iç içedir. Galatasaray ve Robertli diplomatlar ara sıra kişisel yeteneklerini sergilediklerinde Monşer sıfatını yerler ama yine de çabalarlar. Her ülkede olan şahin ve güvercinler bizde de vardır ve konjonktüre göre yer değişirler. Davutoğlunun "Şahin"liğinin açıklamasını Boğaziçine yormak en diplomatik dille abestir

    BeğendimBeğenmedim
Yazarın Diğer Yazıları
MANŞETLER
Sarıgül, 2015 planını anlattı !Hacizde kredi kartlı dönem !Fazla yağlarınızdan kurtulun''Başbakan vajina bekçiliğini bıraksın''Bu haber ortalığı karıştırdı !Atiye konseri kanlı bitti !400 kilo ağırlığındaki kız evden çıkamadıAK Parti'de istifa sesleri !Molotofçu çocuk 5 lira için yanmışOrhan Boran vefat etti !
FIRSATLAR
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim