- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : 0 °C
- İstanbul : 2 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Euro 2016'yı kaybedebiliriz!

GÖZE ÇARPANLAR |
Aslında Türk futbolunun son aylardaki durumuna uzaktan bakıldığında ilk etapta tablo çok etkileyici görünüyor. Öncelikle yeni yapılan yayın ihalesi ile beklenenin çok üzerinde bir gelir elde edilerek bu alanda Avrupa'da sayılı ülkelerden biri olma konumuna gelindi. Ardından muhteşem bir prezentasyon ile 2016 Avrupa Şampiyonası adaylığı açıklandı. Guus Hiddink gibi bir ismin milli takım hocalığına ikna edilmesini de bu olumlu maddelere eklemek mümkün.
Ancak bu maddeler ne kadar çoğalırsa çoğalsın biraz daha yakından bakıldığında Türk futbolu için iyi yönetiliyor demek imkansız. Sadece son 15 gün içerisinde Diyarbakır, Eskişehir, Atatürk Olimpiyat ve Ali Sami Yen statlarında yaşanan olaylar bile futbolumuzun ne denli derin sorunlarla karşı karşıya olduğunu seriyor gözler önüne. Sahaya yağan taşlar, soyunma odasına kadar kovalanan futbolcular, tribünden önce dövülüp sonra aşağıya atılan taraftar, deplasmana gelen taraftarların otobüslerinin taşlanması... Standardı bir türlü tutmayan kural uygulamaları, cezalar ve buna bağlı olarak futbolu yönetenlere yönelik güvensizlik...
Diğer yandan içeride durum bu iken dışarıya karşı verdiğimiz mesajlar da hiç iç açıcı değil. Örneğin, mart ayının başında Bodrum'da düzenlenen 19 yaş altı düzeyindeki Türkiye, Rusya ve Hırvatistan'ın katıldığı turnuvada çıkan kavganın 2016'yı alma şansımızı ne denli olumsuz etkileyeceğini görmemek mümkün mü? Dahası o organizasyondaki tribün, soyunma odaları ve saha koşulları gibi medyaya pek de yansımayan fiziki yetersizliklerin görmezden gelinebileceğini düşünmek ne derece doğru?
Dün gazetelere yansıyan bir haber ise futboldaki sorunlarımızın ne denli ciddi olduğunu göstermeye yetecek taze bir örnek sadece: "Süper Lig'in İspanya'daki yayıncısı Canal Digital'in, son haftalarda yaşanan şiddet olayları nedeniyle Türkiye Ligi'ni gelecek sezonki yayın takviminden çıkarmayı düşündükleri ifade edildi." Sorunların kökenine inmek yerine geçici çözümler, vaziyeti idare etme temeline dayalı kararlar ve son olarak aman kimse duymasın gayretleri...
Şimdi gözler 28 Mayıs'ta yapılacak ve 2016'ya ev sahipliği yapacak ülkenin belirleneceği toplantıya çevrildi. Yıllık 321 milyon dolarlık bedelle Turkcell Süper Lig'in yayın haklarını satan Türkiye Futbol Federasyonu, ülke futbolunun marka değerini artırmak için acilen hamleler yapmak zorunda. Aksi halde hem futbol geriye gidecek hem de 2016'nın ev sahipliği yüzde 100'lük hükümet desteğine rağmen rafa kalkacak.
Diyarbakırspor, Federasyon'un kararını bekliyor
Diyarbakırspor yönetimi, Futbol Fe-derasyonu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı hakkında vereceği kararını bekliyor. Bursaspor'a hükmen mağlup olan Diyarbakırspor'un düşüncesi Belediye karşılaşmasının 1-0 tescil edilmesi yönünde. Federasyon, bu konuyu yarın görüşecek. Bu arada Diyarbakırspor'da istifa eden Sportif Direktör Mehmet Budakın ile yardımcı antrenör Kemal Zeydan tartışması sürüyor. Teknik Direktör Güvenç Kurtar'la tartıştığı için kadro dışı bırakılan kaleci Gökhan'a destek veren futbolcular önceki akşam antrenmana çıkmamıştı. Mehmet Budakın ile Kemal Zeydan da, Gökhan'a verilen cezaya karşı çıkıp istifa etmişlerdi. Yöneticilerin istifası kabul edilmezken futbolcular dün sabah antrenmana çıktı. Öte yandan Diyarbakırspor'a verilen "tarafsız sahada ve seyircisiz oynama" cezasının uygulanacağı ilk maç olan Diyarbakırspor-Antalyaspor müsabakası, Kocaeli İsmetpaşa Stadı'nda oynanacak. 20 Mart 2010 günü yapılacak karşılaşma saat 14.00'te başlayacak. İSMAİL AVCI Diyarbakır
Ergun Gürsoy eski G.Saray yöneticisi
Olaylar, otorite boşluğundan çıkıyor
Türk futbolunda yaşanan son olaylar konusunda kimsenin gözünün yaşına bakmamak lazım. Bence otorite noksanlığı var. Kulüplerin istihdamındaki özel güvenlik elemanları bu işi halledemiyor. Bence devletin güvenlik güçlerinin müdahalesi gerekir. Doğrusu Futbol Federasyonu'nun yerinde olmak istemezdim. İşleri çok zor. Ancak Avrupalıların bu olaylarla ilgileneceklerini zannetmiyorum. Dünyanın her yerinde insanlar sahaya atlıyor. Ancak hiçbir yerde bu derece politik sahaya atlanmıyor. Sonuç olarak çıkan olaylarda önemli bir yaralanma vakası olmamış. O yüzden Euro 2016 adaylığımızın zarar göreceğini düşünmüyorum.
ATA AKSU ESKİ TFF ASBAŞKANI
Tribün terörü 2016 adaylığımıza zarar verebilir
Bu olayların önlenmesinin tek bir yolu var. Bir defa futbolu yönetenler, kulüpler de dahil federasyon ve medya samimi olmalı. Kuralların yansız ve herkese uygulanması gerekir. Mevcut yasalar kâfidir. Mühim olan, kuralları hiçbir gerekçeye bakmadan yansız uygulayabilmektir. Bu kurallar uygulanırsa hiçbir itiraz kalmaz. Şiddet olayları Euro 2016 adaylığımıza zarar verebilir. Bunlar rakiplerimizin eline koz olarak geçebilir. Türkiye'de tribün terörü olduğu görüntüsü verebilir. Medya yayınlarını zaten izliyorlar. Çatıdan adam atılıyor aşağıya. Sahaya insanlar giriyor. Yani bu Avrupa'nın alışık olmadığı bir sistem.
İBRAHİM ALTINSAY SPOR YAZARI
Her maçı kaygı ile seyrediyoruz
Futbola yön verenler, olayların önünden değil de arkasından gidiyor. Her maçı keyifle seyretmek yerine artık bütün müsabakaları kaygı içinde seyreder duruma geldik. Belirsiz bir ortam söz konusu. Sonumuz hayır olsun demekten başka bir kelime bulamıyorum. Bu olaylar sadece Diyarbakır'la bağlantılı değil. Birçok ilimizde futbola yakışmayan sahneler yaşanıyor. Bunun sorumlusu futbolun başında olan isimler ve kulüpleri yönetenlerdir. Euro 2016'ya ev sahipliği yapmamızı istemeyenler bütün bu olumsuzlukları aleyhimize rahatlıkla kullanabilir. Milli Takım ise İsviçre maçındaki olaylardan sonra benim için sempatisini kaybetti.
Erdal Hoş/Zaman
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim







































