• Bakan'dan kıdem tazminatı açıklaması
  • TSK PKK'ya bomba yağdırdı
  • Antalya'da Milli zafer !
  • ''Cinci hoca'' insaları böyle kandırdı !
  • Seçmenler sınırı yürüyerek geçmeye başladı
Serdar Durat

Fikri olmayanlardan korkulur mu ?

Değerli düşünür dostlarım,
Ülke gündemine ilişkin meselelere kafa yoran, milli sorun stoklarımızın eritilmesine karınca kararınca katkı sağlamaya ve çözüm önerileri üretmeye çalışan amatör bir düşünür olarak yazılarımda Başbakan Erdoğan'ın sözlerine odaklanmak aslında hiç te arzu etmediğim ve hoşuma gitmeyen bir durum. Ancak neylersiniz ki sevsem de sevmesem de, beğensem de beğenmesem de Başbakanın iki çift kelamı ile Türkiye'de yepyeni bir gündem oluşuyor/oluşturuluyor. Duymazdan gelmek ve yorum yapmamak mümkün değil.
Nitekim Bu hafta içinde yine o muhteşem belagatı ile yapmış olduğu konuşmalarından dikkatimi ve ilgimi çekenler var.

İstanbul'un fethinin 561. yıl dönümü nedeniyle Birlik Vakfı ve Milli Türk Talebe Birliği'nce düzenlenen Fetih Ruhu, Fatih ve Gençlik Kompozisyon Yarışması'nın Sinan Erdem Spor Salonu'ndaki ödül törenine katılan Erdoğan'ın burada yaptığı konuşmasından çarpıcı bölümleri aşağıda özetle sundum.

 "Millet olarak tarihimizle aramıza set çekmek istediler. Fetih işgal değildir, gasbetmek değildir, zorla ele geçirmek değildir. Fetih, köhnemiş kilitleri açmak, pas tutmuş kapıları aralamak, kalplere, gönüllere giriş yapabilmektir. Fetih, zalime 'dur' diyebilmek, zulme itiraz edebilmektir. Fetih, mazlumların elinden tutmak, gariplerin, yolda kalmışların, yoksulların yüreğine su serpebilmektir. Fetih, zulmün egemen olduğu o diyarlara, adaleti, hoşgörüyü taşımaktır. Karanlık çağlara mühür vurup, aydınlık bir istikbali inşa edebilmektir."
"Tarihinizden utanmayacaksınız, tarihinizden çekinmeyeceksiniz, siz tarihinize sırtınızı dönmeyeceksiniz" , "Biz ne diyoruz; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz ve böyle yürüyoruz. Arkalarında bir medeniyetin toprak üzerindeki tezahürleri olarak muhteşem kubbeler, kervansaraylar, sebiller, her biri birer mimarlık dehası camiler bıraktılar. Bizim ecdadımız arkasında dünya bilimine, sanatına, devlet yönetimine, siyasetine yön verecek eşsiz bir birikim bıraktı. Sizler bu mirası hem tanımak, hem anlamak, hem de o mirasa yeni eserler eklemek zorunda olan bir gençliksiniz. Onun için ne diyorum. Ecdadımız Fatih gemileri karadan yürüttü, biz de Marmaray'ı denizin altından yürütüyoruz.
"Unutmayın, inancına güvenen inanç hürriyetinden korkmaz. Düşüncesine güvenen düşünce hürriyetinden korkmaz. Siz güçlüsünüz. Ben size inanıyorum. Medeniyetimizin temel ilkelerine, milli ve manevi değerlerimize sımsıkı sahip çıktığınız sürece farklı olan sizi rahatsız etmeyecektir. Unutmayın, fikrin bittiği yerde şiddet başlar. Düşüncenin yetersiz kaldığı, fikirlerin konuşulamadığı yerde silahlar, taşlar, sopalar konuşur.

İşte bu Geziciler var ya Geziciler; işte onlar fikri olmayanlardır. Onlar düşüncesi olmayanlardır. Onlar dikili bir ağacı olmayanlardır. İşte siz öyle bir gençlik olmayacaksınız. Siz kalemle konuşacaksınız. Siz, bilgisayarlarınızla konuşacaksınız. Tarihinizden, kültürünüzden aldığınız o güçle konuşacaksınız. Onunla yazacaksınız. Onun için size çok inanıyorum. Size çok güveniyorum."
"Bir yıl önce bunun provasını İstanbul'da yaptılar. Büyük Türkiye'yi durdurmak için gençleri kullandılar. Türkiye ekonomisine zarar vermek için gençleri kullandılar. Türkiye'nin yurt dışındaki imajını sarsmak için sokaklarda gençleri kullandılar. Mısır'daki gençleri de tahrik ettiler. Ülkeyi ne hale getirdiklerini görüyorsunuz. Esmamızı böyle şehit ettiler. İşte Ukrayna'da gençleri istismar ederek onları da sokağa döktüler. Ülkeyi ne hale getirdiler görüyorsunuz. Türkiyemizde bunu başaramadılar ve başaramayacaklar çünkü Türkiye'de 1453'e sahip çıkan bir gençlik var. Türkiye'de 1071'e sahip çıkan bir gençlik var. Türkiye'de fetih ruhuna, Fatih Sultan Mehmet'e sahip çıkan bir gençlik var. Türkiye'de, bayrağına aşık, vatanına aşık, istiklaline ve istikbaline aşık bir gençlik var. İşte o gençliğin sabrı, tahammülü, dirayeti, 1 yıl önceki o tuzağı bozdu, dağıttı, darmadağın etti."

"Bugünlerde aynı tuzağı yeniden canlandırmak istiyorlar. Türkiye'ye yeni ölümler, yeni acılar yaşatma heveslileri bir kez daha sahneye çıkmak istiyorlar. Artist görünümünde, sanatçı görünümünde birtakım müsveddeler, yeni yıkımlar, yeni acılar, yeni ölümler yaşansın diye isyan çağrıları yapıyorlar ama bu gençlik, bu çağrılara asla kulak asmayacak. Bu gençlik, bayrağının tekrar yakılmasına asla izin vermeyecek. Bu gençlik, büyük Türkiye'ye yönelik bu alçakça saldırılara inanıyorum ki boyun eğmeyecek ama bu ülkenin gençliği, onlar gibi sokağa çıkmayacak. Eline taş, sapan, molotofkokteyli, silah almayacak. Siz kitaplarınızla bu ülkeye sahip çıkacaksınız. Siz, sizlere dağıttığımız bilgisayarlarla, bilgisayar tabletlerle okuyarak, öğrenerek, anlayarak, kendinizi iyi yetiştirerek istiklalimize sahip çıkacaksınız. Siz tahriklere gelmeyeceksiniz. Çatışma senaryolarına boyun eğmeyecek, inşallah, tüm o tuzakları bir kez daha boşa çıkaracaksınız. Onlar, ayırmaya, bölmeye çalışsa da siz, birleştirmenin mücadelesini vereceksiniz. Onlar şiddet dese de siz, fikirlerinizle cevap vereceksiniz. Onlar, kendileri dışındaki herkese, her şeyi aşağılayarak baksa da siz, 'yaratılanı yaratandan ötürü severiz' diyerek bu yola devam edeceksiniz."
"Bize kitabımız Kur'an-ı Kerim yeter. Başka kaynak aramaya gerek yok"
Unutmayın, bize Allahımız yeter. Unutmayın, bize Peygamberimiz yeter. Unutmayın, bize kitabımız Kur'an-ı Kerim yeter.

Sevgili okurlar,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Sultangazi Belediyesi’nin hizmet binası açılışında yaptığı diğer konuşmasında da aşağıda belirtilen sözlere yer verdi

Tüm halkıma sesleniyorum. Burada Taksim’i anıtlaştırma konusunda attığımız ve anlatacağımız adamları engelleme yöntemi vardır. Paralel yargı da bunlarla birlikte hareket ediyor. Eğer buraya gelme gibi bir duruma gelirseniz kusura bakmayın güvenlik güçleri kesin talimat almıştır gereği neyse a’dan z’ye yapılacaktır. Geçen Gezi olaylarında olduğu gibi oralara gelemeyeceksiniz. Yasalara uymak zorundasınız uymuyorsan devlet güvenlik için gereğini yapacaktır. İstediğim yerde istediğim gibi yaparım yok burası yol geçen hanı değil. Normal hayatın akışı devam edecek sen de gelip hakkını kullanacaksın.

Başbakan Partisinin grup toplantısındaki konuşmasında ise Diyarbakır’da çocukları için oturma eylemi yapan aileleri selamladı. “15 yaşındaki çocukları dağa kaçırılan anne babaların feryatlarını tüm Türkiye’nin görmesini istiyorum” diyen Başbakan, HDP ve BDP’ye seslenerek, “Ey HDP neredesin. Gidin alın gelin o evlatları. Alıp gelmediğiniz takdirde bizim de B planımız devreye girecek” diye konuştu.

Değerli okurlar,
Bütün bu konuşmalar , gördüğünüz gibi içinden onlarca manşet çıkabilecek ve mevcut gündemi bir anda değiştirebilecek düşünceleri ve inançları barındıryor.
Dikkatli bir analiz yapıldığında ise ; satır aralarında gizlenmiş mesajlar, empozeler ,örtülü tehditler ile baskı yaratma ve caydırma hevesleri, farklı düşüncelere ve demokratik eleştirilere tahammülsüzlük, Din disiplinini modern müspet bilime egemen kılmak tutkusu ( Lütfen bkz; Bize Kur'an yeter başka kaynağa gerek yok) ön plana çıkmaktadır.

 Biz de en azından ülke nüfusunun Başbakan Erdoğan ve AKP zihniyetine duygusal ve düşünsel manada uzak duran  diğer %50 si adına sormak isteriz ,

1. Fikirleri olmayan kitleler ne yaptıklarını ve neden yaptıklarını bilmeden , kollarına kan gruplarını yazıp ,canları pahasına özgürlükleri ve en doğal insan hakları için her türlü şiddete rağmen topyekün direniş sergileyebilirler mi ? Fikirlerinin olmadığını düşünüyorsanız bilgilerinin de olmadığına inanıyorsunuz demektir. O halde Gezi'nin yıldönümü münasabeti ile meydana gelmesi olası gösterilerin önünü kesmek için bu ne telaş? bu ne aşırı tedbir ?

2. Bu ülkenin gençlerini bir birinden uzaklaştırmanın ve kamplara ayırmanın geleceğimiz için ne büyük tehlikler arz ettiği aşikar iken sadece din ve tarih disiplinleri ile kategorize ettiğiniz AKP ye müzayir gençleri teşvik ve motive etmek gayretleriniz, diğer % 50 lik kesimin gençlerini yok saymanız milli menfaatlerimize hizmet eder mi ?

3.  Alfabenin muhtelif harfleri ile kodladığınız alternatif planlarınız nelerdir ve Emniyet güçlerinin A dan Z Ye neler yapmasını beklemektesiniz ?

4. Cumhurbaşkanlığı seçimleri arefesinde HDP ve BDP den destek talebiniz var mıdır ? Eğer dağa kaçırılan çocukları buyurduğunuz şekilde bu partiler geri getirmezlerse bahsettiğiniz alternatif B- C Planlarınızı seçimden önce uygulamaya sokacakmısınız ?

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS