Osman Balcıgil

Hal ve Gidiş: 0

Elli yıl kadar önce, karnelerimizde Hal ve Gidiş diye bir bölüm vardı.

Şimdilerde ismi ne bilmiyorum.

Belki “gerek kalmadığı” için kaldırılmıştır.

Hal ve Gidiş notu hatırladığım kadarıyla 5 üzerinden verilir ve genellikle 5 olurdu.

En azından ben, 5’in altında olanı hiç görmedim.

***

Çocukluk işte, o zamanlar Hal ve Gidiş bölümünün karnemizin en önemli yeri olduğunu bilmezdik.

Aslına bakılırsa, gözümüz hep Matematik’te, Fizik’te, Kimya’da filan olduğu için, öyle bir bölüm olduğunun farkında bile değildik.

Oysa Hal ve Gidiş, iyi ahlaklı olmak, düzgün vatandaş olmak, toplumun iyi bir parçası olmak demekti.

Ve Türkiye toplumu, işte tam da bu bölümü “es” geçti.

***

Türkçe’de karşılığı olmayan İngilizce bir terim var:  “Good Egg”

İngiltere’de, öğretmeni çocuğunuz için bu kavramı kullanırsa, sizin ufaklık iyi insan olma yolunda ilerliyor demektir.

Bizde, kavram olarak bile karşılığı yok!

(Düşündüm, bulamadım. Bulabilirseniz lütfen yazın. Dağarcığımda bulunsun. Şimdiden teşekkürler.)

***

Neden mi söylüyorum bunları?

“Türkiye’de Yolsuzluk” başlıklı bir kamuoyu araştırması okudum da ondan söylüyorum.

Yüzden fazla ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin yaptırdığı ve suratımızda tokat gibi patlayan bir araştırma bu.

Demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimimiz için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini hakim kılma amacı taşıyan bir kurum olduğu için, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nü (Transparency International- TI) önemsiyorum.

***

Örgüt, Türkiye’de şu konularda kafa yorulması gerektiğini düşünmüş:

Yolsuzluğun en yaygın olduğu kurumlar

Yolsuzluğun nedenleri

Yolsuzluk ve oy tercihleri

Yolsuzlukla ilişkili kişisel deneyimler

Yolsuzlukla mücadelede en güvenilir kurumlar

Vay, vay, vay dedirtecek cinsten, “ en baba konular” değil mi?

Hani tam da “dokunan yanıyor!” misali...

***

Kırk yıldır, memleketimin durumuyla ilgili hiç de hoş düşüncelere sahip değilim.

Böyle olunca, kötü bir şey duyduğumda/gördüğümde filan pek şaşırmamam gerekiyor değil mi?

Pek de öyle değilmiş!

Sizinle de paylaşacağım bu araştırmayı incelediğimde, başımdan aşağıya bir kazan kaynar su döküldü desem yeridir.

Ben de birçoğunuz gibi, dejenere bir toplum olduğumuzun farkındayım.

Özellikle de son on üç yıldır iyice çıkarcı, hırsız, kendine Müslüman olduğumuzu gözlerimle görüyor, iliklerimde, kemiklerimde hissediyorum.

Yine de bu kadarını beklemiyordum.

***

Sözünü edeceğim araştırmayı ciddiye almanız için, size öncelikle kim tarafından nasıl gerçekleştirildiğinden söz edeyim.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü araştırmayı Konsensus gibi güvenilir bir firmaya yaptırmış.

Araştırma 16 ile 69 yaş arasında 2000 kişi ile hanelere telefon edilerek gerçekleştirilmiş.

Hata payının artı ve eksi yüzde 2.1 olduğu düşünülüyor.

Yapıldığı tarih ise 24 Şubat ile 19 Mart 2015 aralığı.

Yani daha dumanları tütüyor.

Sıcak mı sıcak!

***

Araştırma yapılırken tutulan kayıtlardan anlıyoruz ki, konuşulan insanların yaş ortalaması 38,9. Kabaca söyleyecek olursak 40 civarı.

Sorulara cevap verenlerin yüzde 25’i ise 30 ila 39 yaş aralığında olanlar.

Yani birkaç genç çocuk, ellerine kalem kağıt alıp bir üniversite çevresinde gerçekleştirmemişler.

Araştırmacılar evlere telefon etmiş ve  belli ki mümkünse evlerin reisleriyle konuşmuşlar.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo çok önemli.

***

İsterseniz gelin, Türkiye’nin Hal ve Gidişi’ni anlamak için araştırmaya yakından bakalım.

Sorulardan biri şöyle:

“Son iki yıl içerisinde Türkiye’deki yolsuzluğun ne şekilde değiştiğini düşünüyorsunuz?”

Alınan cevap ne dersiniz?

Yüzde 56’sı çok arttı, yüzde 11’i biraz arttı diyor.

Daha da ilginci, soru sorulanlardan yüzde 52’si oyunu AKP’ye vermiş.

***

Aynı insanlara “Önümüzdeki iki yıl içerisinde Türkiye’de yolsuzluğun ne şekilde değişeceğini düşünüyorsunuz?” diye sorulduğunda, yüzde 41’i çok artacak, yüzde 13’ü biraz artacak diye cevaplamış.

“Sizce mevcut hükümetin yolsuzlukla mücadeledeki çabaları ne kadar etkili?” diye sorulduğunda, yüzde 55 etkisiz demiş.

***

“En çok yolsuzluk nerede yapılıyor?” sorusunun cevabı ise yüzde 50 ile yerel yönetimler ve siyasi partiler olmuş.

AKP’ye oy vermiş seçmenlerin yüzde 28’i yerel yönetimlerde, yüzde 29’u siyasi partilerde, yüzde 46’sı ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yolsuzluk yapıldığını düşünüyor.

CHP’de bu oran, yerel yönetimlerde yüzde 59, siyasi partilerde yüzde 61, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ise yüzde 50 şeklinde.

Düşünebiliyor musunuz, iktidar yanlısı olanların bile, üstelik çok yüksek oranda yöneticilerine ve ordusuna güvenmediği bir ülkede yaşıyoruz.

***

Ve buyurun zurnanın asıl “ZIRT” dediği noktaya!

Aynı katılımcılara “Oy verdiğiniz parti hakkındaki yolsuzluk iddiaları gelecek seçimlerde oy verirken tercihinizi ne derece etkiler” denildiğinde ne demeleri gerekir normal olarak?

Yüzde 28’in yorumu “Bir etkisi olmaz”.

Yüzde 20’si ise “Ekonomiye göre değişir” demeyi seçmiş.

Yüzde 52’si ise bunu dert edinmiş ve “Olumsuz etkiler” demiş.

Söyleyin Allah aşkına, bu olacak iş mi?

***

Hal ve Gidiş, dedim ya en başta, işte tam da bunun için söyledim.

Bir ülke düşünebiliyor musunuz ki insanlarının yüzde 30’u  bile bile, göre göre, isteye isteye yolsuzluk yaptığına inandığı yöneticileri yeniden iktidara getirsin.

Daha da fenası, yüzde 20’si, “ekonomi iyiyse mesele yok” diyebilsin.

Bir başka deyişle “Ben cebime bakarım kardeşim, gerisi fasa fiso” diyecek kadar şirazesinden çıkmış olsun.

***

Bir örnek daha vereyim.

Katılımcılara “Kamu kurumlarına işinizin düştüğü durumları düşündüğünüzde, işinizin halledilmesi için kişisel bağlantıların, tanıdıkların olması şimdiye kadar ne derece etkili oldu?” diye soruluyor.

Yüzde 33’ü çok etkili oldu, yüzde28’i biraz etkili oldu diyor.

Bu demektir ki Türkiye toplumunun yüzde 60’ı kamu kurumlarında işlerini tanıdık vasıtasıyla çözüyor.

Yahu, söyleyin gözünüzü seveyim, bu ne biçim bir memlekettir?

***

Bir örnek daha. Soru şöyle:

“Son 1 yıl içinde usulsüz ödeme yapmanız, hediye vermeniz istendiyse, bu konuda yasal bir şikayette bulundunuz mu, ihbar ettiniz mi?

Katılımcıların yüzde 88’i bu soruyu “Hayır” olarak cevaplıyor.

“Neden?” diye sorulduğunda ise yüzde 60 katılımcı “Yasal şikayette bulunmanın bir faydası olmayacaktı” diyor.

Buyurun buradan yakın!

Sizi bilmem ama ben bu cevabı, ülke nüfusunun yüzde 60’ı ülkenin adalet sistemine inanmıyor şeklinde okuyorum.

***

Hal ve Gidiş açısından, bırakın endişelenmeyi, beynimizde alarm zilleri çaldırması gereken çok özel bir durum’la karşı karşıyayız.

Türkiye, bir tek gün bile kaybetmeden, ülkede “kindar ve dindar bir nesil yetiştirme” martavalları estiren AKP yönetiminden kurtulmalı, yeniden Hal ve Gidiş’ten yüksek notlar alan çocuklar ülkesi olmalıdır.

Zamanında o hiç beğenmediğim, durmaksızın aleyhinde durduğum fabrika ayarları’na geri dönelim, söz veriyorum başka hiçbir şey istemeyeceğim.


 

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS