- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -2 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : -1 °C
Hanefi Avcı tanık olarak dinlenecek

Birinci "Ergenekon" davasında mahkeme heyeti, Danıştay saldırısıyla ilgili dava dosyasının ayrılması yönündeki taleplerin reddine hükmetti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları
Yerleşkesindeki salonda görülen duruşmada verilen aranın ardından alınan ara
kararlar açıklandı.
Mahkeme heyeti, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel’in talebine
ilişkin, Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın yanı sıra Mustafa Ülven, Faruk
Güler ve Ali Satı’nın, Danıştay olayıyla ilgili tüm tanıklar dinlendikten sonra
tanık olarak dinlenilmesi hususunda karar verilmesine hükmetti.
Yargıtay ve Danıştay Başkanlığına ayrı ayrı yazı yazılarak, Mayıs 2006’da
işadamları Turgay Ciner ve Dinç Bilgin ile Kentbank’ın taraf olduğu duruşmalı
dosya olup olmadığının sorulmasına karar veren mahkeme heyeti, AK Parti
hakkındaki kapatma davasına ilişkin dosyanın gelmesi durumunda bir örneğinin dava
dosyasına konulmasını kararlaştırdı.
Mahkeme heyeti, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğüne yazı
yazılarak, "Danıştay saldırısını yapan Alparslan Arslan’ın azmettiricisinin,
Maslak’ta oturan bir şeyh olduğu ve bu şeyhin yanında istihbaratçıların
bulunduğu" yönündeki bazı beyanların yer aldığı iddia edilen televizyon
programlarının CD ortamına aktarılarak gönderilmesinin istenmesine karar verdi.
Tutuklu sanıklardan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in bugünkü
duruşmada heyete karşı söylediği sözlerle ilgili olarak Silivri Cumhuriyet
Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar veren mahkeme heyeti,
dosyadaki belge ve beyanlarda adı geçen Aykut Metin Şükre ve arkadaşları hakkında
Danıştay olayında kullanıldığı söylenen silahlara ilişkin açılan dosyanın
akıbetinin araştırılarak mahkemeye gönderilmesinin istenmesini kararlaştırdı.
Mahkeme heyeti, Danıştay saldırısıyla ilgili dava dosyasının ayrılması
yönündeki taleplerin de reddine hükmetti.
Hakkında halen soruşturma devam eden, hazırlık evrakı içinde bulunan ve
mahkeme dosyasıyla irtibatlı olan belge asıllarının istenmesine karar veren
mahkeme heyeti, Tuncay Güney hakkında yapılan soruşturma sonuçlandığında en kısa
sürede mahkemeye bilgi verilmesinin istenmesine hükmetti.
Heyet, Hürriyet gazetesine yazı yazılarak, Amerika’da yaşadığı belirtilen
Mehmet Özbay ile yapılan telefon röportajına ilişkin gazete kupürleri ve varsa
ses kaydının istenmesine karar verdi.
Duruşma 20 Eylül Pazartesi gününe ertelendi.
SAVCI PEKGÜZEL’İN TALEPLERİ
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel,
Hayrettin Ertekin’in mahkemeye sunduğu dilekçede, Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi
Avcı’nın yazdığı bir kitap nedeniyle tanık olarak dinlenmesini istediğini
hatırlatarak, basına yansıdığı kadarıyla Avcı’nın, Danıştay saldırısı olayı başta
olmak üzere, mahkemece yürütülen dava dosyası hakkında kesin hüküm ifade edecek
bilgiye sahip bulunduğundan mahkemece uygun görülecek bir tarihte tanık olarak
çağrılmasını talep etti.
Sanık Kemal Kerinçsiz’in, "Neden Tuncay Güney hakkında yakalama kararı
istenmemiştir" şeklinde soru yönelttiğini hatırlatan savcı Pekgüzel, şu
açıklamayı yaptı:
"Tuncay Güney soruşturma başlangıcında bilinmemektedir ve şüpheli olarak
yer almamıştır. 2001 yılında başka bir suçtan yakalanan Güney’in evinde arama
yapılarak ’Ergenekon’ belgelerinin bulunduğu, bunun üzerine kendisiyle ses
kaydına alınan mülakat yapıldığı ve bu mülakatta Güney’in, ’Ergenekon’
örgütünden, örgüt belgelerinin kimler tarafından ve nasıl yazıldığından, örgütle
ilişkili kişilerden bahsettiği anlaşılmıştır. Bundan sonra Tuncay Güney’in
İstanbul’daki evi aranmış ve diğer soruşturma işlemlerine girişilmiştir. Yapılan
soruşturmada Tuncay Güney’in 2001 yılından sonra da örgütle ilişkisini devam
ettirdiğine dair delil bulunamamış, ayrıca 2001 yılındaki anlatımlarından dolayı,
örgütle ilgili bilgi verdiği ve bu şekliyle pişmanlık ya da kanuni indirimlerin
uygulanma ihtimali bulunduğu değerlendirildiğinden, Güney hakkında yakalama
kararı istenilmesi düşünülmüştür."
Savcı Pekgüzel, Tuncay Güney mülakatıyla ilgili olarak bir talepleri
bulunduğunu ifade ederek, Güney’in mülakatta "Drej Ali" lakaplı Ali Yasak’tan,
Yasak’ın Veli Küçük ve ’Ergenekon’ örgütüyle ilişkisinden bahsettiğini, bu
nedenle Yasak’a duruşmada Güney ile ilişkisinin sorulduğunu, Yasak’ın Güney’i
tanımadığını söylediğini anlattı.
Pekgüzel, şöyle devam etti:"Yine Tuncay Güney bu mülakatta, daha önce ABD’ye gittiğinde görüştüğü Mehmet Özbay adlı kişiye Veli Küçük’ün bir mesajını ilettiğinden bahsetmektedir.
Adı geçen Mehmet Özbay, sanık Veli Küçük’ün bugün yapılan duruşmadaki beyanında
geçen, Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı’nın kimlik bilgilerini kullandığı
gerçek kişidir. Hürriyet gazetesinde bu konuyla ilgili bir dizi haber
yayınlanmıştır. Haberde Mehmet Özbay adlı kişiye ulaşıldığı, telefonla röportaj
yapıldığı, Tuncay Güney’in sorulduğu, onun da Güney’i kendisine Ali Yasak’ın
gönderdiğini söylediği belirtilmiştir. Tuncay Güney’in ihbar niteliğindeki bu
röportaja ilişkin gazete nüshaları ve varsa ses kayıtlarının mahkemeye
gönderilmesinin istenmesini talep eriyoruz."
Bir önceki duruşmada tanık Teoman Ekşioğlu’nun ifadelerinden, duruşmaya
sanıklardan Zeki Yurdakul Çağman ile birlikte geldiğinin anlaşıldığını belirten
savcı Pekgüzel, bundan sonra mahkemeye çağrılacak tanıkların kolluk kuvvetleri
tarafından hazır edilmesini istedi.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim






































