- IMKB

- 54.810
- Dolar

- 1,8425
- Euro

- 2,3065
- Altın

- 619,17
- Ankara : 10 °C
- İstanbul : 15 °C
- İzmir : 13 °C
- Adana : 15 °C
- Antalya : 15 °C
- Diyarbakır : 11 °C
Hayatta kalanlar da kaybetti !

Hayatta kalanları önce İspanyol nezlesi, ardından diğer bölgesel savaşlar, ekonomik kriz ve daha sonra II. Dünya Savaşı bekliyordu. 93 yıl önce, tıpkı bugün gibi bir kasım ayında yaşanan olayları ve sonuçlarını, NTV Tarih Dergisi ele aldı...
Bundan tam 93 yıl önce, 1918’in onbirinci ayının onbirinci gününün onbirinci saatinde, Batı cephesindeki silahlar sustu ve Birinci Dünya Savaşı sona erdi. Birkaç saat önce, Alman hükümetinin temsilcileri, İtilaf Kuvvetleri’nin başkomutanı Fransız Mareşal Ferdinand Foch’un mütareke koşullarını kabul etmişlerdi. Elbette silahlar her yerde susmamıştı.
Rusya’da, İtilaf Devletleri’nin desteklediği çarlık yanlısı güçlerle komünistler arasındaki çarpışmalar sürüyordu. Birkaç ay içinde galipler isteklerini yerli halklara dayatmaya kalkınca Anadolu, Irak ve Afganistan’da da savaş yeniden başlayacaktı. Ama çoğu insan için silah sesleri, uzak yankılardı artık. Buna rağmen ne ölüm ne acı son buldu. Milyonlarca asker dört yıl dört ay süren mücadelede hayatını kaybetmiş, milyonlarcası hem bedenen hem ruhen yara almıştı. 1914-1918 yıllarında yaşanan I. Dünya Savaşı, ulusların ulusları yenmek için bütün güç kaynaklarını seferber etmesine, yani ‘topyekun savaş’ kavramının doğmasına yol açmıştı.
Savaş, küçük profesyonel orduların sonu olmuş, milyonlarca sivil, ülkelerinin seferberlik çağrısına uyarak silah altına alınmış, yüzbinlercesi Ağustos 1914’te savaş ilanıyla orduya katılmıştı. Dört yıl sonra, savaşın o ilk günlerinde üniforma giymiş insanların çoğu ya ölmüş ya da en az bir kere yaralanmıştı. Topyekun savaş, sivil halkların da sıkıntılara ve acılara, eskiye oranla çok daha geniş çapta maruz kalması demekti. Çoğu madde kuponla satılıyordu, savaşın sonunda gıda ve diğer tüketim ürünlerindeki sıkıntı had safhadaydı. Britanya ve Fransa gibi deniz ötesinden ithalat yapabilen ülkelerde bile nüfusun çoğunluğu kısıtlı bir diyete talim ediyordu. Türkiye, Almanya, Avusturya-Macaristan gibi kıyıları itilaf donanmaları tarafından ablukaya alınmış ülkeler için durum çok daha kötüylü.
Sivil halk 1918’de açlık sınırında, hatta altında yaşıyordu. Savaş bitti ama ölümler sürdü. Genel olarak zayıf düşen dünya nüfusu, 1918’de patlayan İspanyol nezlesi salgınına kurban gitti. Salgın iki yıl sonra kendiliğinden sona erdiğinde, en az 50 milyon insan ölmüştü. Bu rakam 1914-1918’in savaş alanlarında ölenlerin beş katından fazlaydı. Savaş biteli 93 yıl oldu ama maliyetinin ödenmesi günümüze kadar sarktı. Almanya, 1919 Versailles Antlaşması’nda kararlaştırılan savaş tazminatının (tamamı bugünün değeriyle yaklaşık 440 milyar dolar) son bölümünü Ekim 2010’da ödedi. İlk global çatışmada ölenlerin hatıraları kitaplarda, mektuplarda, günlüklerde, belgesellerde, filmlerde, fedakarlıkları için dikilmiş anıtlarda yaşıyor. Savaşın hayatta kalanlarda yarattığı travma ise hiç geçmedi. Eve dönebilen askerler belki de ölenlerden daha şanssızdı. Onbinlercesi ne evini ne ailesini bıraktığı yerde bulabildi. Zaten kendileri de 1914’teki kendileri değildi. Savaşın getirdiği ekonomik kayıplar da olağanüstü boyutlardaydı. Savaş için yapılan harcamalar, üretim kayıpları, dolaysız-dolaylı tüm kayıpların toplamı 337.980.579 dolar olarak hesaplanıyor.
OSMANLI DEVLETİ/TEĞMEN HASAN DURSUN (....-....)
KOLUNU ÇANAKKALE’DE BIRAKTI
Ocak 1916 başında Çanakkale muharebeleri zaferle sonuçlanmıştı. Ama kanlı siperlerden artakalan trajedi, yeni yeni ortaya çıkıyordu. Kolunu, bacağını kaybeden, gözlerini Gelibolu’da bırakan, sargılar içindeki yaralılar, gündelik hayatın parçasıydı. Teğmen Hasan Dursun gibi... Hasan Dursun, 2-3 Mayıs 1915 gecesi Alçıtepe- Seddülbahir’e yapılan süngü hücumuna katılmış, top mermisinin parçaladığı sol kolunu kaybetmişti.
Öyküsü Almanya’da devam etti. Kahramanlıkları tescillenmiş yaralı subaylar protez ameliyatları için Almanya ve Avusturya’daki gelişmiş sağlık merkezlerine gönderilecekti. Teğmen Hasan Dursun da Wiesbaden’deki St Joseph’de tedavi oldu. Vatan için kolunu veren Hasan Dursun Efendi, soyadı yasasından sonra Yurdakol soyadını aldı. Takma bacak, takma kol takılan ya da yaşamları boyunca ortopedik özel ayakkabı giymeye mecbur kalan subaylar, hayatlarını büyük zorluklarla sürdürebildi.
AVUSTRALYA/HUGO THROSELL (1884-1933)
Savaştan sağ çıktı, intihar etti
“Uyuyamıyorum. Kafam ya dörtnala koşuyor ya da pat diye duruyor. Hiç kimse için iyi değil bu...” Bu kelimeleri yazdıktan birkaç dakika sonra, Avustralya’nın I. Dünya Savaşı kahramanlarından sosyalist ve pasifist Hugo Throsell tabancasıyla intihar etti. Önce Çanakkale’de sonra Filistin’de savaşan Throsell, umudun yenilişinin ve savaşın çarpışmalar bittikten sonra bile öldürmeye nasıl devam ettiğinin simgesiydi. 7 Ağustos’ta Kılıçbayırı’nda sadece 30 metre ötedeki Türk hatlarına saldırdıktan birkaç dakika sonra alayının tamamı ölür veya yaralanırken o sağ kurtulmuştu. Birkaç hafta sonra, 29 ve 30 Ağustos 1915’de Bombatepe’de iki yara aldı.
Throsell, ancak 1917’de birliğine geri dönebildi. Birkaç ay sonra, Filistin’de Gazze civarında yeniden yara aldı. Savaştan sonra yaraları, sinir bozukluğu ve hastalıklarla ülkesine döndü, ünlü yazar Katherine Pritchard ile evlendi. Ama savaş, Ağustos 1914’te koşarak orduya katılan genç adamı değiştirmişti. Sosyalist mitinglere katılıyor, savaşı eleştiren konuşmalar yapıyordu. Öyle ki karıkoca Avustralya gizli polisinin dikkatini çekti. 1921 tarihli bir raporda ‘her an delirebileceği’ belirtiliyordu. 1930’ların başında Throsell beş parasızdı, işsizdi, sosyalist faaliyetleri ve bozuk sağlığı nedeniyle iş bulması da mümkün değildi. Bir vasiyetname yazarak her şeyini karısına bıraktı. Belgenin arkasına bir not yazdı: “1914-1918’de yaşadıklarımı hiç atlatamadım. Bu nedenle devletin, karıma ve çocuğuma gereken savaş emeklilik maaşının bağlanmasını talep ediyorum.” Bu notu yazdıktan iki gün sonra 9 Kasım 1933’te kendini öldürdü. Savaşa katılan çoğu asker gibi, yaptığı fedakarlık boşunaydı. Yıllar sonra karısı Katherine hâlâ emeklilik maaşı bağlanması için yetkililerle boğuşuyordu. (Posta)
- Bugün
- Dün
- Bu Hafta
- Bu Ay
- Eurovision'da Türkiye üzüldü, sevinen İsveç oldu !
- AK Parti'de istifa sesleri !
- 400 kilo ağırlığındaki kız evden çıkamadı
- Başbakan'dan özür bekliyorlar
- Prezervatif tarih mi oluyor?
- Memurlara maaş farkı ödeniyor !
- Cem Uzan değil mi o ?
- Teröristler Ankara'yı havaya uçuracaktı
- Fakirin kredi kartına inceleme
- Acun: Onlara bir dilim ekmek bile yok...
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








Sporun doğru adresi
Kadinlara çok özel bir haber
Medyanın 24 saat açık kafesi












































Bu habere ilk yorum yapan siz olun.