- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -3 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : -2 °C
Hüseyin Çelik, Baykal'ı kınadı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ülkedeki tüm kurumların ve bu kurumların başındaki kişilerin ahenkli bir devlet yönetme anlayışı içinde olduklarını belirterek, ''Sayın Baykal kendince bu ahengi bozmaya çalışmaktadır. Ama boşuna bir gayret içindedir, bu olmayacaktır'' dedi.
Çelik, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın son dönemlerde, ''AK Parti'nin yargıyı kuşattığı'' yönünde açıklamalarda bulunduğunu ve bir konuşmasında da ''Bu iktidar yargıya tecavüz ederken suçüstü yapılmıştır'' ifadesini kullandığını öne sürerek, ''Bir muhalefet liderinin ağzına yakışmayan bir sözdür. Bu ifadelerinden dolayı Sayın Baykal'ı kınıyorum'' diye konuştu.
Yargının herkesin üzerine titremesi, bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunması gereken bir erk olduğunun altını çizen Çelik, ''AK Parti iktidarından önce yargımız bağımsız olmaktan ziyade bakımsız vaziyetteydi. Yargının fiziki alt yapısıyla ilgili olarak hükümetimiz döneminde yapılan çalışmalar geçmişle mukayese edilemeyecek kadar önemlidir ve etkilidir'' dedi.
Yargının yalnızca fiziğinde değil kimyasında da iyileştirmeler yapılması gerektiğini dile getiren Çelik, geciken adaletin adalet olmadığını, bunun bütün davalar için geçerli olduğunu ifade etti. ''Yargıya müdahale etmek, yargıyı kendi siyasi emellerimiz doğrultusunda maniple etmek niyetimiz hiçbir zaman olmadı, olmayacaktır'' diyen Çelik, bunun AK Parti'nin üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri olduğunu söyledi.
CHP Genel Başkanı Baykal'ın Deniz Feneri davasına ilişkin sözlerini de eleştiren Çelik, ''Sayın Baykal halkın gözünün içine baka baka, üzülerek ifade edeyim, yalan söylüyor demek istemiyorum ama doğru konuşmuyor'' dedi.
Hüseyin Çelik, bir Almanya'da yürüyen Deniz Feneri davası bir de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Deniz Feneri soruşturması olduğunu hatırlatarak, ikisinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini kaydetti. Almanya'da yürüyen davayla ilgili olarak Alman makamlarının Türkiye'ye yardım konusunda müracaat ettiklerini ve bu taleplerinin Adalet Bakanlığı'nca en seri şekilde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletildiğini söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, şöyle devam etti:
''Sayın Baykal'ın son söylediği tebligat meselesine gelince, Almanya'dan iki türlü tebligat talebi gelmiştir. Dört kişiyle ilgili tebligat talebi gelmiştir. Birisi duruşma günü tebligatı talebidir ve 12 Ağustos 2009'da üç kişiye duruşma günü tebligatı yapılmıştır, bir kişiye de 23 Şubat 2010'da tebligat yapılmıştır. Dolayısıyla duruşma günü tebligatı yapılmayan kişi bulunmamaktadır. Alman adliyesi tarafından yapılan ikinci tebligat talebi de iddianamenin tebliğiyle ilgilidir. Bunun için de Adalet Bakanlığı Ankara, Bakırköy, Sarıyer ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılıklarına yetki yazışmaları yapmıştır. Meseleyi onlara havale etmiştir.
Takdir edersiniz ki bu, adalet mekanizması, yargı tarafından yürütülen bir süreçtir. Adalet Bakanlığı sadece iki ülke arasında siyasi muhatap olarak yer almaktadır.
Bunlardan bir kişiye yine özellikle iddianamenin tebligatı, bir kişiye 5 Şubat 2010'da, iki kişiye 23 Şubat 2010'da ve son bir kişiye de en son yapılmış olan da Adalet Bakanlığı'nın elinde. Böylelikle iddianamenin tebliğ edilmediği sanık da bulunmamaktadır. Sayın Baykal, 6 aydan beri tebligat yapılmadığını sadece bir kişiye yapıldığını söylüyor ve doğru söylemiyor. Hiç kimseye AK Parti iktidarları kendi yetki alanı içerisinde bulunan konularda korumacılık yapmaz.
Sayın Baykal'ın bunları bilmemesi mümkün değildir ama halkı yanıltmaya bir ana muhalefet partisi liderinin kesinlikle hakkı yoktur.''
TSK BAYKAL'A AİT DEĞİL
Baykal'ın hükümete her fırsatta ''Silahlı Kuvvetlerden elinizi çekiniz'' çağrısında bulunduğunu ifade eden Hüseyin Çelik, şöyle konuştu:
''Türk Silahlı Kuvvetleri Sayın Baykal'a ait bir müessese, CHP'ye ait, bağlı bir müessese değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri sadece CHP'yi korumakla mükellef olan bir güç de değildir. Ülkeyi dış düşmanlara karşı korumakla mükellef olan bir saygın kuruluştur. 'Türk Silahlı kuvvetlerinden elinizi çekin' ifadesi sanki kendisine ait olan bir şeye birileri müdahale ediyormuş gibi bir çağrışım yapar, 72.5 milyon insanın evlatları Türk Silahlı Kuvvetlerinin mensuplarıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri bu ülkenin önem verdiği bir müessesedir. Eğer kamuoyunda cuntacılarla ilgili bir tartışma, cunta heveslileriyle ilgili bir tartışma veya bir itiraz varsa bu Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik değildir, olmamalıdır. Darbe özlemleri ve söylentileri Türkiye'ye yakışmamaktadır. Eğer darbe heveslisi, darbe senaryoları hazırlayan, rüyaları gören birileri varsa onlar Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüzel kişiliğini bağlamaz. Onlarla ilgili yargı, hukuk sistemi gerekeni yapacaktır.
Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve ülkedeki diğer bütün kurumlar, kurumların başındaki insanlar arasında ahenkli bir devlet yönetme anlayışı vardır. Özellikle sayın Baykal kendince bu ahengi bozmaya çalışmaktadır. Ama boşuna bir gayret içindedir bu olmayacaktır.''
''TAŞ ATAN ÇOCUKLAR'' AÇIKLAMASI
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' ile ilgili düzenleme olarak bilinen yasa tasarısına ilişkin, muhalefetin çekincelerinin haklı bir zemine dayanmadığını belirterek, ''Ama yeni bir tartışma çıkmaması için o sözü edilen maddeler tasarıdan çıkarılıyor. Abdullah Öcalan ile ilgili yargılama süreci ve prosedürü iç ve dış hukuk tüketilerek sonuçlanmıştır. Bu saatten sonra bunun geri dönüşüyle ilgili bir şey olması mümkün değildir'' dedi.
Çelik, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında eleştirdiği CHP ve MHP'nin, ülkede demokratik standartların yükseltilmesine ilişkin hiçbir söylemleri olmadığını savundu.
Gerçek anlamda demokratik bir ortamda CHP'nin statükocu, MHP'nin de şoven tavrıyla prim yapmasının mümkün olmadığını ifade eden Çelik, ''Demokratik açılım süreci, tasarlandığı ve planlandığı şekilde hedefine ulaşırsa MHP de BDP de birer işçi partisi olur. Marjinal birer parti olur'' dedi.
Milletin, hür iradesiyle CHP'yi hiçbir zaman iktidar yapmadığını, bundan sonra da yapma niyetinde olmadığını öne süren Çelik, ''1960 darbesinden sonra 1961 seçimlerinde zorla İsmet Paşa başbakan yapıldı. Silah zoruyla yapıldı ama tutmadı'' şeklinde konuştu.
MHP'nin tarzının, içeride düşman üreterek, dışarıda düşman göstererek siyaset yapmak olduğunu iddia eden Çelik, ''MHP'nin genetik kodlarında düşman üretme vardır'' dedi. Bahçeli'nin fikir atası olduğunu söylediği Nihal Atsız'ın oğlu Yağmur Atsız'a bıraktığı vasiyetnameyi okuyan Çelik, ''Sayın Bahçeli'nin fikir kodlarında bu geçmiş vardır'' dedi.
''AK PARTİ İÇİNDE SEVGİSİZLİK İKLİMİ YOKTUR''
Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Kaçak Ermenilerle'' ilgili sözlerinin nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruyu yanıtlarken de Erdoğan'ın sözleriyle Türkiye'nin bu konudaki iyi niyetini ve attığı olumlu adımları ifade ettiğini, kapalı bir durum da olmadığını söyledi.
Hüseyin Çelik, ''Kimse boşuna sevinmesin, AK Parti içinde bir CHP'li milletvekilinin CHP için söylediği sevgisizlik iklimi yoktur. Bizde sevgi ve saygı esastır. Bizde böyle bir şey olmaz. Böyle bir beklenti içinde olanlar avucunu yalarlar'' dedi.
Çelik, anayasa değişikliği konusundaki soruyu yanıtlarken de sürecin sürdüğünü, ortak akıl ve paydada buluşulacağına inandığını söyledi.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim






































