Değişik alanlardan başarılı isimler ile internet üzerine söyleşiler devam ediyor.
Sıradaki konuğum ünlü koreograf Erez Eğilmez.

Eklemek istediğim bir şey var. Bazı insanlar vardır, onlar farklıdır. Dolayısı ile ne yaparsanız yapın standartlar onlara hitap etmez, onları tatmin etmez.
Onlar farklı doğmuştur, hep farklı olmuştur.
Erez Eğilmez de öyle biri olduğu için farklı bir konsept içinde röportajı yaptık.
Çokta güzel oldu..
Ben sorularımı sordum ve toplu bir biçimde Sayın Eğilmez de toplu bir biçimde yanıtladı.
İşte o mini sohbet..
"Karanlık çöktüğünde maskeler takılır yüze ve gün ışıyınca ikinci bir yüze."
bir yazınızdan böyle bir ibareyi anımsıyorum.Bu pırıltılı yaşam olduğu sürece sonsuz başarıların içindeki gerçek 'Ere 'kimdir?Neler yapar?
İnternetle arası nasıldır? İnternetin en çok beğendiğiniz ve en çok itici gelen yönü nedir?
Facebook,Twitter gibi sosyal ağları kullanıyor musunuz? Sizinle iletişim kurmak isteyenler için hangi yolu tercih ediyorsunuz.
Bir "Koreograf" için internet ne anlama gelmektedir? Bu mesleğe ilgi duyanlar için yeterince kaynak var mıdır?
Zamanı "internetten önce" ve "internetten sonra" diye ikiye ayırırsak neler değişmiştir magazin dünyasındaki insanların hayatlarında ne değişmiştir ?
Magazin üzerine yayın yapan Türk internet siteleri yurtdışındaki sitelere göre ne durumdadırlar.Kıyaslar isek ne yapmaları gerekmektedir ?
İnternet üzerinde yer alan yazılarınız ve şiirlerinizin ilgi gördüğünü görüyoruz.Bunlar ile ilgili geri dönüşler sizin için nasıl bir anlam ifade ediyor ?
Benim sormak istediklerim bu kadar,sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Ve cevaplar..
"Karanlık çöktüğünde maskeler takılır yüze ve gün ışıyınca ikinci bir yüze." Evet bu benim kullandığım ve en sevdiğim vecizem.
Hayat denen olgu gözümüzü açıp ta kapayıncaya kadar çabucak geçen belki yaptıklarımızın farkına, belki de farkına varmadan akıp giden bir berrak berrak olduğu kadar bazen kızıla boyanan bir akarsudur... Zaman o kadar çabuk ilerliyor ki EREZ EĞİLMEZ 'İN yaşı kırka geldi :=) Bundan yaklaşık 20 sene önceki olgular kavramlar sevgiler aşklar dostluklar ve arkadaşlıklar var mı diye bakıyorum, bunun cevabını ben değil esasında tüm insanlık iyi biliyor. Cevap içimizde saklı maskeli yüzlerde saklı korkan kalplerde saklı dostluğu ve arkadaşlığı üç kuruşa satanlarda saklı, hep ben olgusunda saklı ve korkularda gizlenen güzelliklerde saklı..
YAŞAMIM BOYUNCA yolum sevgi varacağım yer ise hala varamadım ama inanıyorum bir gün varacağım o kayıp cennette saklı kim ki bu yolu korkmadan yürüyebilir benle birlikte, işte o kişilerinde yüreğinde saklı...

Erez Eğilmez İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları ve Opera Bölümünü Master derecesiyle bitirmiş,piano çalan, resim yapan beste yapan şiirler yazan ve 2010 yılında Aynadaki Maskeli Yüzler adlı romanını çıkarmaya hazırlanan özel koreograf showlar ve defileler düzenleyen bir adam.Yaklaşık 50 ödüle sahip.Bunların yarısın da devlet kurumlarından almış onur ödülü sahip bir adam…
Hayatın tüm zorluklarına karşı kürek çeken ne olursa olsun yüzümden gülümsemeyi eksik etmeyen bir EREZ EĞİLMEZ. Belki sizde duydunuz dostlarımın bana çocuk EREZ yada KÜÇÜK PRENS lakaplı, bugüne kadar kendisinden çok arkadaşları ve dostlarını düşünen bir adam. Sevgili Buğra AYAN sizin bu sorularınıza verdiğim cevabı EREZ EĞİLMEZ den değil herkes gibi tüm insanlarla eşit bir kişiden alıyorsunuz benim yaptıklarım yapacaklarım ve mücadelesini verdiğim sevgi yolunun bir ürünüdür bu cevaplar. Ben esasında sorulara hele benle ilgili olanlara pek cevap vermesini sevmem başkaları beni anlasın bilsin eğer benden yazdıklarımdan veyahut benle tanışıp ta benden aldıkları saklı kalmış anılarında beni anlarlarsa ben işte o zaman soruların cevabı EREZ EĞİLMZ im.
Birçok kişi benim magazin ve medya yönümü bilir renkli hayatlarda dediğim oradandır esasında o renkli hayatlar gerçek yaşamın içine sıkışmış kendisini karanlıktan aydınlığa çıkaramayan sonu olmayan bir filimdir... Bense o renkli hayatlarda bir yağmur damlacığıyım bazen kar tanesi bazen de yeryüzüne düşen sert bir dolu...
İnternet e gelince uzay ve bilgi çağında dünyayı globalleştiren uzakları yakın bilgileri anında önümüze getiren saklı ve gizlinin sır olduğu bir teknolojik olgu herkes gibi doğal olarak bende internet kullanıcısıyım. Doğru yönde kullanıldığında bilgiyi ve güzelliği işlerin pratikte kolaylaşmasını sağlayan ve milyonlarca kişiye aynı anda bilgi veren bir teknolojik harika... Yanlış yönleri o yönleri var mı varsa herkesin bakış açısına göre değişir Tanrı insanları aynı yaratmış fakat onları yönlendirmeyi kendi akıllarında saklı kılmıştır . Eğer insanın içinde kötülük varsa interneti de kötü yönde kullanır... Herkes gibi bende Facebook kullanıyorum insanlarla iletişime geçmeyi yaptıklarımı paylaşmayı ve ortak olguları anlamaya çalışıyorum...
Dünyada binlerce meslek vardır ve bu mesleklerin hepsi kutsal emek sarf edilen ve karşılığı alınması gereken çalışma ürünüdür.
Bir koreograf olarak her meslekte olduğu gibi internetten tabii ki yararlanabilirsiniz dünyanın diğer ucunda yapılan defileleri bir tıklamayla izleyebilir, yeni manken ve modeller keşfedebilir, eski veya yeni modacıların yaptığı koleksiyonları görebilirsiniz . Bizim meslek yaratıcılık ister çünkü gerçek de yaptığımız bir sanattır. Kıyafetler sunulur ve bizden bu kıyafetlerin nasıl görselliğe dönüşüleceği istenir buda doğru seçilen modellerle , yapılan koleksiyona,seçilen müziğe ,saç makyaj ve sahne dekorlarının birbirine uyumuna ve izleyicinin beğenisine sunumuma bağlıdır. Bunun içindir ki her ne kadar bir yerlerden esinlensen de her bir defilede yenilik yapmak bizlerin yaratıcı ruhuna bağlıdır...
Başarılı bir koreograf olmak için öncelikle sanatçı bir ruha ardından yeteneğe ve eğitime günümüzde muhakkak gereksinim vardır.
İnternet aracılığıyla meslek hakkında gerekli bilgilere ulaşılabilir ama önemli olan gerçekte bu bilgileri uygulamaktadır..
Zamanı internetten önce ve sonrası diye ayırsak ben hep şöyle diyorum MİLATTAN ÖNCE VE MİLATTAN SONRA. Bana sorarsanız her şeyi kararı kararınca kullanırsa insan başarılı ve bir o kadarda doğru adımlarla yürümüş olur. Tabii ki teknoloji çağı birçok örf ve adetin yerine insanları nerdeyse robotlaşma yoluna doğru itmeye bağladı. Ama eğer mantıklı düşünürsek yapacak pek te bir şey yok Roma imparatorluğu zamanındaki Jül Sezarla Kolpatra’nın Aşkları ve Yaşadıkları yılındaki o yaşananları film yapan bir teknoloji işde aradaki fark... Sanırım dünya döndükçe daha ne farklar görülecek..
Evet bir başka konuya daha doğrusu sorduğunuz sorunun cevabına gelince ‘Magazin magazindir.’ yurt dışında da ve yurt içinde de dönen ve yaşananlar aynıdır ama yurt dışında özel hayata saygı sanırım bizim özel hayata saygıya bakış açısına göre biraz daha farklı.Bazı şeyler kanunlarla sınırlı bizde olduğu gibi herkes herkesin o an ne yaptığını pek bilmiyor uzun yıllar yurt dışında bulundum ve yaşadım dikkat ettiğim en büyük şey bizdeki gibi nerdeyse bizde herkesi magazin içine sokuyorlar orda öle değil magazin programları bile farklı .Ünlülerin özel hayatlarının dışında magazin programlarında yurtdışında onların yaptıkları işler ve başarıları yada gündemde gerçek ne varsa onlar işleniyor. Simdi EREZ bey magazin basınını bizde farklı buldu demeyin farklılık magazinde değil işleyen sistemin içinde saklı diyip gülümsüyorum..
EVET yazılarım ve şiirlerim ve yaptıklarım internet üzerinde yayınlanan haberlerim genelde çok ama çok olumlu görüşler ve beni sevindirici cevaplar ve yazılar alıyorum ama eleştiriye de açık bir insanım eğer insan kendisinin eleştirilmesini istemezse başarı yolunda tırmandığı basamaklar zorlu olur her zaman...

Sorularınıza cevap vermek beni mutlu kıldı.Eklemek istediğim bir şey var.Güzel bir şiirimi armağan ediyorum size ve kalpleri sevgiyle atan tüm dostlarım sevgi ve sağlıcakla kalın.
Yollar şiiri için tıklayın.
Buğra AYAN - efenmeder@hotmail.com