- IMKB

- 54.810
- Dolar

- 1,8425
- Euro

- 2,3065
- Altın

- 619,17
- Ankara : 11 °C
- İstanbul : 13 °C
- İzmir : 12 °C
- Adana : 15 °C
- Antalya : 15 °C
- Diyarbakır : 12 °C
İslami Stk'lardan İçkale'de Çıkan Kemiklerle İlgili Açıklama
Diyarbakır'da İçkale'de kazılar sırasında bulunan kemikler nedeniyle bir araya gelen İslami STK'lar basın açıklamasında bulundu.
Diyarbakır'daki 46 STK temsilcisi, İçkale'de bir araya gelerek, ortaya çıkan faili meçhul cinayetlerle ilgili açıklama yaptı. Sivil toplum kuruluşları adına tepkilerini dile getiren Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Aziz Aslan, "İçkale bulunan ve geçmişte Jandarma Merkez Komutanlığı, 7. Kolordu Komutanlığı daha sonra cezaevi, adliye ve en son olarak da JİTEM karargahı olarak kullanıldı. Şimdi bu bölgede sürdürülen kazı çalışmalarında insana ait, 28 kafatasına ulaşıldı. Batıdaki kazılardan çıkan lav
silahlarının nasıl bir vahşete yol açtığının ortaya çıkan kafataslarından anlaşılıyor. Türkiye'de 17 bini aşkın insan masum bir şekilde öldürüldü. Masum insanlar beraat ettiği halde adliye kapılarının çıkışında beyaz Toroslara bindirilip nasıl faili meçhul cinayetlere kurban gittiği bilinmektedir. Bunlardan bir kısmının asit kuyularına atıldığı, bazılarının toplu mezarlara gömüldüğünü itirafçıların, itiraflarından anlıyoruz. Bugüne kadar 12 toplu mezar kazısı yapıldı. Bu kazılarda, toplam 162 kişinin cesedi
çıkarıldı ve teşhis edildi. Türkiye'de halen hakkında başvuru yapılan ve kazılması istenen 255 toplu mezar gerçeği var. Bu mezarlarda ise 3 bin 274 kişinin olduğu ifade ediliyor. İçkale'de bulunan 28 kişiye ait kafatası ve kemiklerin Adli Tıp'a gönderildiği açıklandı. Birçok olay, bu kurumun bürokratik işleyişinde kaybolabilmektedir" dedi.
Kemiklerin bir iki hafta içerisinde kimlere ait olduğunun ortaya çıkarılabileceğini savunan Aslan, haftalar geçmesine rağmen ortada henüz bir raporun olmamasının kaygı verdiğini belirterek, "Gizlilik kararı, aramalara kayıp yakınlarının dahil edilmemesi ve aramaların yavaş yapılması bizi kaygılandırıyor. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında değerlendirilmesi gereken zorla kaybedilme Türkiye'de, yakın geçmişe kadar da sıkça başvurulan bir yöntem oldu. Bu yöntemin en fütursuzca uygulandığı yer
yıllarca OHAL koşullarında yönetilen Kürt illeri, uygulayanlar ise JİTEM oldu. Son iskeletlerin JİTEM karargahında çıkmış olması bölge insanının karşı karşıya kaldığı vahameti gözler önüne sermektedir" şeklinde konuştu.
Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerde görev yapan komutanların sıkıyönetim ve OHAL şartlarından dolayı geniş yetkilerle donatıldıklarını kaydeden Aslan, her türlü hukuksuzluğu bizzat yönettiklerini söyledi. JİTEM'in infaz timlerindeki itirafçı, korucu gibi sivil unsurların sorumlular arasında olduğunu dile getiren Aslan, sayısı 10 bin rakamlara ulaşan kayıpların sorumluları arasında zikredildiklerini belirtti. Bunlardan bazılarının itiraflarda bulunduğunu anlatan Aslan, sözlerine şöyle devam etti:
"İtilaflarda bulunuyor, gösteriyor, isim veriyor, faaliyetlerin devam ettiği gerçeğini haykırıyor. JİTEM'in bir başka versiyonu olan Ergenekon konusunda operasyonlar yapıldı. Bu yapıyla bağlantılı olarak yerlerden adeta silahlar fışkırdı ve bulunan silahlarla eşzamanlı olarak çok sayıda kişi tutuklandı. Oysaki Ergenekon'un asıl ürediği ve meşruiyet bulduğu yapı JİTEM olmuştur. Bu gerçeğe rağmen itirafçıların itiraflarına da yansıdığı üzere 150 kişi olarak da 'ifade edilen bu kişilerin birçoğu aktif
olarak hala görevlerinin başında bulunmaktadırlar. Bu gerçeğe rağmen Ergenekon'da olduğu gibi bu kanlı yapının üzerine neden gidilmedi. Ergenekon'un Fırat'ın doğusundaki ayağı olan JİTEM'in cinayetlerinin üzerine gidilmemesi halinde bu günaha ortak olmayacağız. Bu vebali işleyenlerden hesap sorulması gerekiyor. Biz hep hesap soracağız."
Mecliste kurulacak bir komisyonla tüm faili meçhullerin aydınlatılması gerektiğini anlatan Aslan, hükümetin bu vahşetlere ortak olmak istemiyorsa JİTEM bataklığını bir an önce kurutması tavsiyesinde bulundu. Yıllardır kayıp çocukların bulunmasını isteyen annelerin yüreğine su serpilmesi gerektiğine vurgu yapan Aslan, "İnsanlık onuru için tarifte yüzleşmek adına bu vahşetlerin ifşası ve sonraki nesillere ibret teşkil etmesi için TBMM'ce geniş yetkilerle donatılmış bir komisyon oluşturulmalı. Bu komisyon
tam yetkili kılınarak geçmişteki karanlık olayların aydınlatılması için imkan tanınmalıdır" şeklinde konuştu.
Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan basın açıklamasının ardından kalabalık grup sessiz bir şekilde dağıldı.
- Bugün
- Dün
- Bu Hafta
- Bu Ay
- Eurovision'da Türkiye üzüldü, sevinen İsveç oldu !
- AK Parti'de istifa sesleri !
- 400 kilo ağırlığındaki kız evden çıkamadı
- Prezervatif tarih mi oluyor?
- Başbakan'dan özür bekliyorlar
- Memurlara maaş farkı ödeniyor !
- Cem Uzan değil mi o ?
- Teröristler Ankara'yı havaya uçuracaktı
- Fakirin kredi kartına inceleme
- Acun: Onlara bir dilim ekmek bile yok...
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








Sporun doğru adresi
Kadinlara çok özel bir haber
Medyanın 24 saat açık kafesi












































Bu habere ilk yorum yapan siz olun.