• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 54.810
  • Dolar
  • 1,8425
  • Euro
  • 2,3065
  • Altın
  • 619,17
  • Ankara : 11 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • İzmir : 12 °C
  • Adana : 15 °C
  • Antalya : 15 °C
  • Diyarbakır : 12 °C
Erdoğan'dan yine çok tartışılacak sözler
Eurovision'da Türkiye üzüldü, sevinen İsveç oldu !
Memurlara maaş farkı ödeniyor !
Bu haber çocuğu Facebook kullananlar için
Diyarbakır HaberleriDiğer İller
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

İslami Stk'lardan İçkale'de Çıkan Kemiklerle İlgili Açıklama

04.02.2012 00:07

Diyarbakır'da İçkale'de kazılar sırasında bulunan kemikler nedeniyle bir araya gelen İslami STK'lar basın açıklamasında bulundu.

Diyarbakır'daki 46 STK temsilcisi, İçkale'de bir araya gelerek, ortaya çıkan faili meçhul cinayetlerle ilgili açıklama yaptı. Sivil toplum kuruluşları adına tepkilerini dile getiren Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Aziz Aslan, "İçkale bulunan ve geçmişte Jandarma Merkez Komutanlığı, 7. Kolordu Komutanlığı daha sonra cezaevi, adliye ve en son olarak da JİTEM karargahı olarak kullanıldı. Şimdi bu bölgede sürdürülen kazı çalışmalarında insana ait, 28 kafatasına ulaşıldı. Batıdaki kazılardan çıkan lav

silahlarının nasıl bir vahşete yol açtığının ortaya çıkan kafataslarından anlaşılıyor. Türkiye'de 17 bini aşkın insan masum bir şekilde öldürüldü. Masum insanlar beraat ettiği halde adliye kapılarının çıkışında beyaz Toroslara bindirilip nasıl faili meçhul cinayetlere kurban gittiği bilinmektedir. Bunlardan bir kısmının asit kuyularına atıldığı, bazılarının toplu mezarlara gömüldüğünü itirafçıların, itiraflarından anlıyoruz. Bugüne kadar 12 toplu mezar kazısı yapıldı. Bu kazılarda, toplam 162 kişinin cesedi

çıkarıldı ve teşhis edildi. Türkiye'de halen hakkında başvuru yapılan ve kazılması istenen 255 toplu mezar gerçeği var. Bu mezarlarda ise 3 bin 274 kişinin olduğu ifade ediliyor. İçkale'de bulunan 28 kişiye ait kafatası ve kemiklerin Adli Tıp'a gönderildiği açıklandı. Birçok olay, bu kurumun bürokratik işleyişinde kaybolabilmektedir" dedi.

Kemiklerin bir iki hafta içerisinde kimlere ait olduğunun ortaya çıkarılabileceğini savunan Aslan, haftalar geçmesine rağmen ortada henüz bir raporun olmamasının kaygı verdiğini belirterek, "Gizlilik kararı, aramalara kayıp yakınlarının dahil edilmemesi ve aramaların yavaş yapılması bizi kaygılandırıyor. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında değerlendirilmesi gereken zorla kaybedilme Türkiye'de, yakın geçmişe kadar da sıkça başvurulan bir yöntem oldu. Bu yöntemin en fütursuzca uygulandığı yer

yıllarca OHAL koşullarında yönetilen Kürt illeri, uygulayanlar ise JİTEM oldu. Son iskeletlerin JİTEM karargahında çıkmış olması bölge insanının karşı karşıya kaldığı vahameti gözler önüne sermektedir" şeklinde konuştu.

Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerde görev yapan komutanların sıkıyönetim ve OHAL şartlarından dolayı geniş yetkilerle donatıldıklarını kaydeden Aslan, her türlü hukuksuzluğu bizzat yönettiklerini söyledi. JİTEM'in infaz timlerindeki itirafçı, korucu gibi sivil unsurların sorumlular arasında olduğunu dile getiren Aslan, sayısı 10 bin rakamlara ulaşan kayıpların sorumluları arasında zikredildiklerini belirtti. Bunlardan bazılarının itiraflarda bulunduğunu anlatan Aslan, sözlerine şöyle devam etti:

"İtilaflarda bulunuyor, gösteriyor, isim veriyor, faaliyetlerin devam ettiği gerçeğini haykırıyor. JİTEM'in bir başka versiyonu olan Ergenekon konusunda operasyonlar yapıldı. Bu yapıyla bağlantılı olarak yerlerden adeta silahlar fışkırdı ve bulunan silahlarla eşzamanlı olarak çok sayıda kişi tutuklandı. Oysaki Ergenekon'un asıl ürediği ve meşruiyet bulduğu yapı JİTEM olmuştur. Bu gerçeğe rağmen itirafçıların itiraflarına da yansıdığı üzere 150 kişi olarak da 'ifade edilen bu kişilerin birçoğu aktif

olarak hala görevlerinin başında bulunmaktadırlar. Bu gerçeğe rağmen Ergenekon'da olduğu gibi bu kanlı yapının üzerine neden gidilmedi. Ergenekon'un Fırat'ın doğusundaki ayağı olan JİTEM'in cinayetlerinin üzerine gidilmemesi halinde bu günaha ortak olmayacağız. Bu vebali işleyenlerden hesap sorulması gerekiyor. Biz hep hesap soracağız."

Mecliste kurulacak bir komisyonla tüm faili meçhullerin aydınlatılması gerektiğini anlatan Aslan, hükümetin bu vahşetlere ortak olmak istemiyorsa JİTEM bataklığını bir an önce kurutması tavsiyesinde bulundu. Yıllardır kayıp çocukların bulunmasını isteyen annelerin yüreğine su serpilmesi gerektiğine vurgu yapan Aslan, "İnsanlık onuru için tarifte yüzleşmek adına bu vahşetlerin ifşası ve sonraki nesillere ibret teşkil etmesi için TBMM'ce geniş yetkilerle donatılmış bir komisyon oluşturulmalı. Bu komisyon

tam yetkili kılınarak geçmişteki karanlık olayların aydınlatılması için imkan tanınmalıdır" şeklinde konuştu.

Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan basın açıklamasının ardından kalabalık grup sessiz bir şekilde dağıldı.

107
    * Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
MANŞETLER
Bir efsane sona erdi...Milliler uzatmada yıkıldı !Sarıgül, 2015 planını anlattı !Hacizde kredi kartlı dönem !''Başbakan vajina bekçiliğini bıraksın''Bu haber ortalığı karıştırdı !Atiye konseri kanlı bitti !400 kilo ağırlığındaki kız evden çıkamadıAK Parti'de istifa sesleri !Molotofçu çocuk 5 lira için yanmış
FIRSATLAR
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim