• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 59.662
  • Dolar
  • 1,7675
  • Euro
  • 2,3245
  • Altın
  • 653,05
  • Ankara : -2 °C
  • İstanbul : 1 °C
  • İzmir : 5 °C
  • Adana : 8 °C
  • Antalya : 7 °C
  • Diyarbakır : -1 °C
Çerkezler ve Lazlar da anadil için karar aldı
Yarın İstanbul'a kar geliyor
Bu okulda verem kol geziyor !
Şırnak'ta 15 terörist öldürüldü
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

İşte AK Parti'nin Anayasa planları

İşte AK Parti'nin Anayasa planları
AK Partili Kuzu Anaysa değişikliği için 4-5 farklı paketin olduğunu söyledi.
15 Ocak 2010 / 10:21AKP'nin anayasacı vekili Burhan Kuzu, Anayasa Mahkemesi 'türban kararı'nı iptal ettiğinde dengelerin değiştiğini söylüyor: O gün laiklik ilkesi dediler, yarın siyasi parti kapatma gündeme gelse hukuk devleti diyecekler. Dünyanın her tarafında Anayasa Mahkemesi üyelerinin en az yarısını Meclis seçiyor. Bunu getirsek diyecekler ki, hukuk devleti sıkıntıya girdi. Ellerine öyle bir yetki almışlar ki, milli iradenin bunun karşısında etkinliği yok

Prof. Burhan Kuzu, birincilikle bitirdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde uzun yıllar Anayasa Hukuku dersi verdi. Siyasete AKP'nin kurucu üyesi olarak giren Kuzu, iki dönemdir İstanbul milletvekili ve Meclis Anayasa Komisyonu'nun başkanı. AKP Anayasa değişikliklerini halkoyuna sunmak için gerekli olan 120 günlük süreyi neden
45 güne indirmek istiyor? İktidar, HSYK ile Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştirecek mi, parti kapatmayı zorlaştıracak mı? Burhan Kuzu

AKŞAM'ın sorularını yanıtladı, '4-5 tane mini Anayasa paketimiz var' dedi.

- Neden referandum süresini 120 günden 45 güne indirmek istiyorsunuz?
Bu yeni bir konu değil. 80'li yıllarda bir tek TRT vardı. Halka bu değişiklikleri anlatmak için zaman lazımdı. Bugün ise çok kolay. O yüzden süre kısaltılmalı dedik.

ANAYASAMIZI BOĞDULAR

- Gündeminizde Anayasa değişikliği var mı?

2007'de hazırladığımız yeni Anayasa'yı çıkmadan boğdular. İpe sapa gelmez yalanlarla değişmez maddelere dokunduğumuzu söylediler. Baktık o yolla bir yere varılmıyor, onun üzerine küçük paketler yaptık. Şimdi o küçük paketlerden bizde 4-5 tane var.

20 maddelik, daha az veya çok maddelik paketler. Bir mini Anayasa değişikliği olmalı diye düşünüyorum. Bu bir hazırlık olarak algılanabilir ama ille de bir paket gelir mi? Potansiyel olarak her zaman gelebilir.



Siyasi partilerin kapatılması konusu önemli. Ombudsmanlık ile yargı reformu var.

DAVUL SİYASETÇİ SIRTINDA TOKMAK BAŞKALARINDA

- Yargı reformu konusunda Adalet Bakanlığı ile yargı kurumları arasındaki görüş ayrılığı nasıl giderilecek?

Milli egemenliği paylaşmak isteyen çok ama hesabı siyasetçi veriyor. Davulu siyasetçinin sırtına koymuşlar, tokmak başkalarının elinde. Anayasa Mahkemesi milli irade üzerine, 10'uncu ve 42'nci madde kararıyla (türbanı serbest bırakan düzenlemeyi iptal kararı) ipotek koymuştur. Bu saatten sonra Meclis'te hangi siyasi oluşum olursa olsun, yapacağı değişiklikler Anayasa Mahkemesi'nce amansızca denetime tabi hale getirilmiştir. Halbuki Anayasa der ki, Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliğine sadece şekil bakımından bakar.

- Efendim, Anayasa'nın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerine karşı bir girişim söz konusu olamayacağı için denetleme şeklen yapılıyor. Ya böyle bir girişim olursa?

O gün laiklik ilkesi dediler, yarın siyasi parti kapatma gündeme gelse hukuk devleti diyecekler. Dünyanın her tarafında Anayasa Mahkemesi üyelerinin en az yarısını Meclis seçiyor. Bunu getirsek diyecekler ki, hukuk devleti sıkıntıya girdi. Ellerine öyle bir yetki almışlar ki, milli iradenin bunun karşısında etkinliği yok.

CHP ÖKÜZ ÖLDÜ ORTAKLIK BOZULDU DERSE

- CHP, Anayasa değişikliği için şart koşuyor, önce milletvekili dokunulmazlığını ve 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını engelleyen geçici 15'inci maddeyi kaldıralım diyor.

Samimi değiller. 540 dosya var gündemimizde, sadece 10-12'si yolsuzlukla alakalı. Dokunulmazlığı kaldırdık, öküz öldü ortaklık bozuldu derlerse? Elinde onları zorlayacak bir şey kalmıyor ki! Dertleri, birkaç bakan ile Başbakan'ı yargıya gönderip hırpalayabilir miyiz...

Dokunulmazlık, Türkiye'nin bugünkü şartlarında bir süre daha gerekli bir kurum. Geçici 15'inci maddeye gelince. CHP bunu söylerken 27 Mayıs'tan, 12 Mart'tan, 28 Şubat'tan hiç bahsetmiyor, 27 Nisan'a destek veriyor.

Davam YARSAV yargıcına düşerse tedirgin olurum

- İktidarın yargı üzerinde baskı kurduğu iddialarının konuşulduğu bir dönemde, yargıyla ilgili Anayasa değişikliği tartışma yaratmaz mı?

Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt 'Askeri olarak müdahalelerden bıktık, diğer kurumlar ne yapıyor?' dedi. Ardından partimiz hakkında kapatma davası açıldı. İş yargıya havale edilmiş gibi görünüyor. Hepsini kastetmiyoruz ama kimileri yargıçlık mesleğiyle bağdaşmayacak tutumla hükümetle didişmeyi seçiyor. Yargıtay, Danıştay Başkanları çıkıyor, 'Sabrımız taştı' diyorlar. Ne demek bu? Van Savcısı ile ilgili Adalet Bakanlığı uyarı verilsin dedi ama adamı meslekten attılar. (Şemdinli iddianamesinde Büyükanıt'ı da suçlayan Savcı Ferhat Sarıkaya'dan söz ediyor...) 5 hakim bir araya geldiğinde ne hükümet dinliyorlar, ne bakanlık. Yarın bir gün benim davam bu YARSAV üyelerinden birinin eline düşerse ben tedirgin olursam haksız mıyım? Zaten hukukta bu YARSAV'ın yeri yok.

- Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can da YARSAV'a karşılık Demokrat Yargı derneğini kurdu. O da mı hukuk dışı?

O da çıkıp kurar tabii. YARSAV kötü bir sınav verdi. Susurluk dönemini hatırlayın. 'Sürekli aydınlık için 1 dakika karanlık' dendi. Şimdi bakıyorsun, bir dakika aydınlık için sürekli karanlık. Susurluk aydınlansın diye çalışanlar Ergenekon kapansın diye uğraşıyorlar.

- Muhalefet iktidarın, yargı mensuplarını kendinden olanlar ve olmayanlar diye ayırdığını söylüyor. Öyle mi?

Bunun sonu Türkiye'yi hakimler ve yargıçlar devletine götürür. Hiçbir şekilde hesap vermeyen, yaptım oldu mantığıyla yaşayan bir kast sistemi oluşur.

BAŞKANLIK SİSTEMİ ŞART

- Başkanlık sistemi var mı gündeminizde?


Böyle bir hazırlığımız yok ama ben hep savunuyorum. Kuvvetler ayrımının çok net olduğu başkanlık sistemi, Türkiye'nin sorununu çözecek tek model. Bugün yaşananlar parlamenter rejimin sorunlarıdır. Cumhurbaşkanını halk yüzde 80 oyla seçerse bir koalisyonun başbakanından daha güçlü olur. Bu da Türkiye'yi yarı başkanlığa çevirebilir. Bu riske karşı ya parlamenter rejimi ıslah edeceğiz ya da başkanlık rejimine geçeceğiz. Başkanlık modelini iş dünyası, basının büyük holding babaları istemez. Devletten rantla geçinmek isteyenler koalisyonları destekler. İktidarın bu ataklarından sonra bir koalisyon gelse Türkiye'yi altı ayda batırırlar. Başkanlık modeli bütün sorunları çözümler diye söylüyorum bunu.

'Tek adam' suçlaması vicdansızlık

- Bir yargıç sanığın hayat görüşünü paylaşmak zorunda mı doğru karar vermek için?
Ben yargının tarafsız ve bağımsız kalmasını istiyorum. Keşke onlar da bizim kadar hassas olsa.

- Partinizle ilgili 'tek adam diktatörlüğü' yorumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Vicdansızlık bu. Söyleyenlere bakıyorsun, yargının yargıçlar devleti kurmasına, askeri darbeye hak veriyorlar. Oysa onları götürecek hiçbir güç yok önlerinde. Siyasi iktidarın ise önüne koyarsın sandığı, beğenilmiyorsa gider.

Akşam / Özlem Çelik
1548
 
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim