Osman Balcıgil

Karayip Macerası: 1. Gün; Ver elini Tortola

1. GÜN
VER ELİNİ TORTOLLA...

Yazı: Osman Balcıgil

Fotoğraflar: Onur Özdemir, Melike Pirinççioğlu

Nedense, keşfedilmemiş coğrafyalar, ilgimi keşfedilmişlerden daha fazla çekiyor.

Otuz yıl kadar önce Peru, Bolivya, Kolombiya, Ekvator gibi ülkeleri keşfettiğimde, bu ülkeler henüz Türkiye’den gezginleri ağırlamaya başlamamışlardı. Şimdi öyle değil. Türkiye de, dünya da çok değişti. Bu zorlu ülkelere bile, hem ülkemizden hem de dünyanın her yerinden akın akın gezginler gidiyor.

Geçen sene Küba’yı “keşfettiğimde”, “aklını seyahat ile bozmuş” Türkiye gezginlerinin beni çoktan geride bırakmış olduklarını anladım ve itiraf etmeliyim ki kendime epey kızdım.

Titreyip kendime dönmeli, “gezgin milleti”nin beni geride bırakmasına asla izin vermemeliydim!

* * * * *

Bir kardeşim var, adı Nejat.

Soyadını söylediğimde, özellikle otomobil sporlarıyla ilgilenenler hemen tanıyacaklar.

On küsur yıldır alan değiştirdi sevgili Nejat Avcı. Yeni alanı yelken.

Otomobil sporu yaptığı yirmi beş yıl içinde, Nejat’ın yakaladığı en önemli başarı, Avrupa Şampiyonu olmasıydı.

Anlayacağınız, bugün bile geride bırakılması çok zor bir “iş” başardı değerli kardeşim.

Hemen söyleyeyim, Nejat Avcı kardeşim  “Avrupa Şampiyonu” unvanına sahip tek Türk ralli pilotu.

Sonra, on yıl kadar önce yelken sporuna merak sardı, Marmara’nın, Ege’nin ve Akdeniz’in altını üstüne getirdi ve sonunda dünyayı dolaşmaya karar verdi.

Melike ile birlikte...

Bugün bana “Dünyanın en iyi kalpli kadını kim?” diye sorsalar, kuşkusuz ve tereddütsüz Melike Pirinççioğlu derim. Böyle söylemem için milyon tane nedenim var. Neden böyle düşündüğümü, yeri geldiğinde söyleyeceğim.

Nejat ve Melike, bir başka deyişle “North Ekibi” dünya seyahatine19 Mayıs 2014’de Bodrum’dan başladılar. North ismini koydukları tekneleri 43 feet boyunda ve Hallberg Rassy yapımı.

Yelkene aşina olanlar Hallberg Rassy lafını duyduklarında, derhal şapka çıkartırlar... Açık denizlere çok dayanıklı, bu nedenle de maddi değeri Benateau, Jeanneau gibi popüler teknelerden üç beş kat daha pahalıdır.

Aşağıdaki fotoğrafta, Nejat ve Melike’yi, “güzel kız North” ile birlikte Bodrum’dan dünya turuna çıkarlarken görüyorsunuz.

screenshot_1-127.jpg 

* * * * *

Evet, gelelim şimdi de Nejat ve Melike’den neden bu kadar ayrıntılı bahsettiğime:

Dört beş ay kadar önce, yine bir yelkenci olan sevgili kardeşim Garo’nun sahibi olduğu Yeşilköy’deki Ogün Restoran’da, geniş bir gurup, Nejat ve Melike’nin, Kasırga Sezonu nedeniyle İstanbul’a dönmelerini kutluyorduk.

Onlar maceralarını anlatıyor, Nejat ve Melike’nin yanında fazlasıyla amatör sayılacak biz öteki yelkenciler de kendimizi dostlarımızın yerine koyup onlarla birlikte engin sulara yelken açıyorduk.

Sonra birden Nejat “Siz de kaçıp gelsenize bir ara” dedi. Olurdu olmazdı filan derken “Karayip Macerası” ciddiye bindi.

Üzerlerinde 9 Mart 2017 tarihi bulunan biletler alındı ve Özdemir’ler ile Balcıgil’ler Karayip Denizi’nin yolunu tuttu...

* * * * *

Leyla ve Onur Özdemir’le, Atatürk Hava Limanı’nda, Miami üzerinden Karayip Macerası’na başlamak üzere uçağa yürürken, sahiden çok heyecanlıydık.

Evde eşim Georgina ile aylardır bu konuyu konuştuk, gideceğimiz sıra dışı yerler hakkında bilgi edinmeye çalıştık, haritaları, fotoğrafları inceledik. Yine de uçak pistten burnunu kaldırana kadar, “ters bir şey olur da gidemezsek” fikrine mümkün olduğunca yakın durmaya çalıştık.

Ve işte şimdi... Uçak İstanbul üzerinde yükseliyor... Gidiş ve dönüşte üç gün süreyle uğranacak Miami konaklaması da dahil olmak üzere, on günlük yolculuğumuz başlamış bulunuyor...

Miami’de bir gece

ABD’nin Karayip Denizi’ne ulaşmaya en müsait noktası olan Miami’ye akşam varıp, geceyi dinlenerek geçirdikten sonra, sabah 07.00’de kalkacak ve bizi bu suların incileri olan British Virgin Island’a götürecek uçağı yakalıyoruz...

Bu, üzerinden altı ay bile geçmeden, Meksika Körfezi’ne ikinci yukarıdan bakışım. Küba seyahatinden farklı olarak, şimdi güney doğuya doğru yol alıyorum.

Altımda Bahamalar ve sonra Turks and Caicos Islands...

Daha Dominic Cumhuriyeti’ni geride bırakmadan iyice alçalmış durumdayız... Üç buçuk saat sürecek bir yolculuk tamamlanmak üzere... Yukarıdan görünen, teneke mahalleler, yoksulluk ve sefalet...

Puerto Rico üzerinde durum biraz farklılaşıyor... İlk durağımız Puerto Rico’nun başkenti San Juan olacak.

screenshot_2-069.jpg

Puerto Rico, içişlerinde bağımsız da olsa ABD’ye bağlı bir ülke. Bu da tabii ekonomisini Dominic Cumhuriyeti’ne nazaran olumlu etkiliyor.

San Juan’da fazla oyalanmıyoruz. Seaborn havayollarına ait otuz kişilik pervaneli bir uçakla, rotamızı bu kez iyice batıya çeviriyor ve British Virgin Islands’ın hava sahasına giriyoruz.

screenshot_3-047.jpg

Evdeki hesap çarşıya uymazsa...

Sağımızda irice Isla de Culebra ve Charlotte Amelie gibi Amerikan Virgin Islands’a bağlı adaları ve birçok küçük adayı bıraktıktan sonra British Virgin Islands’ın en büyük adası ve aynı zamanda başşehri olan Tortolla’ya ulaşıyoruz.

Havaalanında çoğunluğu pırpır uçaklar var. Birkaç tane de küçük jet sağda solda tembellik ediyor.

Uçağın merdivenlerinden iner inmez, British Virgin Islands’da zika virüsünün olmadığına dair bilgilendiriyoruz ve pasaportlarımız elimizde kuyruğa giriyoruz...

Az sonra da acı gerçekle kucaklaşıyoruz...

Pasaport memurunun önündeki ekran “blink, bilink, bilink” diyerek kırmızı işaret veriyor.

“Vize almadan bu ülkeye giremezsiniz!” diyor gümrük memuru...

“Etmeyin, tutmayın, bize siz gerek yok...” dediniz filan diyoruz. Böyle olunca, vize işlerinden sorumlu olan müdürün odasına alınıyoruz...

Diyoruz ki “Biz gelmeden önce sizin ülkenizi telefonla aradık, otuz gün için vize uygulanmıyor dediler. Ayrıca bizim ülkemizdeki bir sürü tur şirketinin sayfalarında da böyle yazılmış...”

Müdür sağı solu arıyor ve mesele anlaşılıyor!

Meğerse, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (bir başka şekilde söylenecek olursa Kıbrıs Türk Kesimi) vizesiz ülkeler arasında yer alıyor ama Türkiye Cumhuriyeti almıyor. Sonradan anlıyoruz ki, bu tür hatalar daha önce de yapılmış...

Nihayet, pasaportlarımız damgalanıyor ve birer “oh” çekiyoruz.

Siz siz olun, British Virgin Islans’a gidecekseniz mutlaka İngiliz Konsolosluğu’na uğrayın ve vize işlemlerinizi yapın.

* * * * *

Bizim küçük kentlerin havaalanları ile ancak karşılaştırılabilecek büyüklükteki havaalanından çıkar çıkmaz bir taksici ile anlaşıyor, Tortolla’nın öteki ucunda bulunan Nanny Cay’a doğru yola çıkıyoruz.

screenshot_4-037.jpg

Nanny Cay, yatçıların rağbet ettiği, içinde lokantası, oteli de olan bir yerleşim. Nejat ve Melike ile orada buluşacağız.

Daha havaalanından çıkar çıkmaz bir İngiliz kolonisinde olduğumuzu anlıyoruz. Trafik İngiliz işi tersten çalışıyor. Ada son derece bakımlı. Okullar, iş yerleri, kiliseler göz dolduruyor. Okullarından çıkan çocuklar da tıpkı İngiliz usulü giyinmişler.

Bütün resmi binalarda da köşeye çekilmiş İngiliz bayrağının yanına iliştirilmiş, elinde kandil taşıyan ve altında “Vigilate” yazan bir figür var. Vigilate latince bir tabir ve ülkenin insanlarına uyanık, ihtiyatlı, tetikte olmasını tavsiye ediyor.

screenshot_5-022.jpg

screenshot_6-021.jpgYol boyu şoförümüzle ahbaplık ediyoruz. Adalardan oluşan ülkenin nüfusunun toplamda otuz bine yakın olduğunu, Tortolla’da ise beş bin kişinin yaşadığını söylüyor.

“Ne üretiyorsunuz, ne alıp satıyorsunuz?” diye sorunca şu cevabı veriyor:

“Hiçbir şey üretmiyoruz. Her şeyimiz dışarıdan geliyor. Yaptığımız tek iş turizm. En çok da yat turizminden para kazanıyoruz.”

Günler ilerledikçe taksi şoförümüzün ne demek istediğini gayet iyi anlayacağız.

British Virgin Islands tam bir yatçılık, yelkencilik cenneti. Kendi tekneleriyle olsun, kiralık yat ya da katamaranlarla olsun dünyanın her yerinden yelken sevenler akın akın British Virgin Islands’a geliyor, denizin ve rüzgarın keyfini çıkartıyorlar.

Anlaşılan biz de öyle yapacağız.

* * * * *

DEVAMI VAR:

2. Gün.  Nanny Kay
3. Gün. Norman Island
4. Gün Cooper Island
5. Gün Virgin Gorda
6. Gün Peter Island
7. Gün Tortolla

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS