• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 54.810
  • Dolar
  • 1,8425
  • Euro
  • 2,3065
  • Altın
  • 619,17
  • Ankara : 13 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • İzmir : 13 °C
  • Adana : 16 °C
  • Antalya : 15 °C
  • Diyarbakır : 13 °C
Erdoğan'dan yine çok tartışılacak sözler
Bu karar Türkiye’de bir ilk !
Bu sözcükler takibe alınıyor !
ATM’ye dokunan yanıyor
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

Kemalizm ve ‘Çocukluk Hastalığı!..’

O cümleyi okuduğumda, İşte yalın gerçek bu dedim..

- Sen devrimini tamamlayamazsan, sana karşı devrim yaparlar!

Doğu Perinçekin pazartesi günü Aydınlık gazetesindeki yazısının başlığıydı o cümle... Ve Mustafa Kemal sonrası Cumhuriyet tarihinin trajedisini yalnızca yedi sözcükle gayet açık, gayet net biçimde anlatıyordu!..

Perinçek, Prof. Dr. Cahit Tanın, devrimle karşıdevrimin çatışması ekseninde Cumhuriyet tarihini incelediği Cumhuriyet Devrimi ve Öngörülemeyen Bugünü başlıklı kitabının özeti olarak kurmuştu bu cümleyi..

- Ve çok ama çok haklıydı

***

Bugün yaşadıklarımız, Cumhuriyetin ve de cumhurun yani halkın trajedisidir aslında

İki yıl kadar önce kaleme aldığım, Cumhurun Trajedisi - Karşıdevrimin Kısa Tarihi isimli kitabımda ben de tam olarak bunu anlatmaya çalışmıştım. O kitapta yer alan bir anekdot, Mustafa Kemalle arkadaşlarının, hatta en yakınında yer alan İsmet İnönünün arasında dahi ne denli büyük uçurumlar bulunduğunu gösteriyordu:

- Yıl 1929... Yer Atatürk Orman Çiftliği... Yoğun, yorucu bir günün ardından Mustafa Kemal ve İnönü yürüyüşe çıkmıştır... Sohbet ederek yürürlerken, büyük devrimci aniden durur, arkadaşına döner ve içten bir samimiyetle şöyle der: Yahu İsmet, sen olmasaydın ben bu devrimleri nasıl başarırdım? İnönünün yanıtı tarihidir: Aman Paşam, siz olmasaydınız, biz bunları düşünemezdik bile!..

Tamı tamına da öyle oldu!.. Düşünemeyen, hayal dahi edemeyen kadrolar sayesinde, Mustafa Kemalin ölümünden sonra Aydınlanma Devrimi önce durağanlaştı, İkinci Dünya Savaşının ardından gerileme sürecine girdi ve DP iktidarı ile birlikte karşıdevrim süreci başladı

- Cumhuriyetin bugünleri, o günlerden yazılmaya başlanmıştı, kısacası...

***

Cumhuriyet, yarım yüzyılı aşkın süre sürekli kan kaybetti

Karşıdevrimciler ise sürekli güçlendi... Ahrar Partisinin, Hürriyet ve İtilaf zihniyetinin devamı olan sağ partilerin yarım kalmış Aydınlanma Devrimini tamamlamaları beklenemezdi doğal olarak!.. Onlar, ABD önderliğinde o zamanın yeni dünya düzeninde kendilerine verilen Kemalist devrimi çökertme, elde edilen kazanımları yok etme görevini başarıyla yerine getirdiler

Bu devrimi tamamlayacak olan biricik güç SOLdu!.. CHPsiyle, onun solundaki partileriyle, devrimci hareketleriyle bütün SOL... Ama o yarım yüzyıllık süreç hep aynı kısır, aynı hastalıklı, aynı aptalca tartışmayla geçti:

- Kemalizm ve sol bir arada olabilir mi?.. Kemalizm solun önünde engel mi?..

Cumhuriyetin antiemperyalist kuruluş felsefesini, Aydınlanma devriminin içeriğini ve hedefini biraz anlayabilseler, Köy Enstitülerini, Halkevlerini biraz inceleseler bu soruların hiçbir anlam ifade etmediğini kolaylıkla görebileceklerdi... Denizlerin idam sehpasındaki haykırışları bile solun önemli bölümünü sarsmaya, uyandırmaya yetmedi ne yazık ki Ve sürekli bir bölünme, sürekli bir kavgayla geçti yarım yüzyıl!.. Bugün, seçim sonrası aynı amip sendromu vakit kaybetmeksizin piyasaya sürüldü!.. Solun geleneksel çocukluk hastalığı bu kez eski solcu yeni liberal döneklerin engin desteğinde sloganlaştırıldı:

- Kemalizmden kurtulmadan olmaz!..

Her türden bilimsel analizden vazgeçtim; yalnızca bu söylemi kimlerin kullandığına baksalar tuzağı anlayacaklar!.. Kemalizmden vazgeçmenin, parçalanmayı, köleliği getireceğini, Ortadoğu girdabında boğulmaktan başka hiçbir şeye yaramayacağını görecekler... Yalnızca Türkiye dışındaki İslam ülkelerinin içler acısı hallerine baksalar, bize dayatılan Kemalizmden, laiklikten vazgeçin, İslamla Batı arasında köprü olun, Osmanlıyı yeniden ihya edin türü CIA malı telkinlerin ne denli alçakça, ne denli köleci olduğunun ayırdına varacaklar...

- Fakat heyhat, solun çocukluk hastalığı kolay bitmiyor!..

Bir Yurtsevere Mektup(113)

Sevgili kardeşim Balbay, bu satırları yazarken saat çarşamba günü 15.45i gösteriyor... Tahliyeniz konusunda hâlâ bir karar yok ve yazımın gazeteye yetişmesi gerekiyor... Dün İzmirde sevgili İlhan Abiyi andık. Bugün sizlerle ilgili kararı bekliyoruz... Yaşamın diyalektiğine bak; yüreğimizin bir yarısı sizler için çırpınıyor, diğer yarısı tutsak yurtseverlerle hücrede

Tüm yurtseverleri sevgi ve saygıyla kucaklıyorum 

Bu yazı toplam 1939 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları
MANŞETLER
İzmir'de sapık baba dehşetiİsveç'in adayı muhaliflerle görüşünce...Bu polis Twitter'ı salladı !Savarona’da fuhuş partisi !İsrail'den Türkiye'ye One MinuteEn düşük maaş 1.757 TL olacakEurovision'da Türkiye üzüldü, sevinen İsveç oldu !Bir efsane sona erdi...Milliler uzatmada yıkıldı !Sarıgül, 2015 planını anlattı !
FIRSATLAR
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim