Serdar Durat

Kocatepe'den Uludere'ye ve Uludere'den Çağlayan'a İstihbarat Zafiyetimiz

Değerli Düşünür Dostlarım,

Yaklaşık 41 yıl önce Kıbrıs barış harekatı kapsamında Kocatepe muhribimizin Türk savaş uçaklarının taaruzlarına maruz kalması ve bu asimetrik güçler arasındaki çatışmalar neticesinde batırılması yakın tarihimizin acı ve hicap duyduğumuz bir olayıdır.

Muhtelif kaynaklarda bu elim olayın nedenleri arasında komuta kontrol ve koordinasyon hataları olduğu belirtilse de kök neden yanlış  istihbarattır.

Kocatepe'den 37 yıl sonra 28 Aralık 2011 tarihinde kaynağı meçhul bir istihbarata dayanarak Uludere'de 34 vatandaşımız terörist olarak değerlendirilmiş ve yapılan hava bombardımanları neticesinde katledilmişlerdir.

Uludere faciasından yaklaşık dört yıl sonra 31 Mart 2015 günü Çağlayan Adliye Sarayındaki makam odasında iki terörist tarafından rehin alınan Savcı Mehmet Selim Kiraz, kurtarma operasyonu sırasında polis ve teröristler arasındaki silahlı çatışmada henüz tam olarak anlaşılamayan bir şekilde vurularak görevi başında Şehit düşmüştür.

Sevgili okurlar,

Her bilgi haber değildir ve her haber de istihbarat olamaz. Ham bilgiler toplanır, değerlendirilir, analiz edilir, kaynaklarının güvenilirlik dereceleri incelenir, farklı kaynaklarla teyidine gayret edilir,istatistik mukayaselere tabi tutulur ve en nihayet gerekli  güven oluştuğu takdirde uzmanlar tarafından karar mercilerine sunulacak istihbarat kalitesine ve niteliğine getirilir.

Yaşanan bu üç trajedi de göstermiştir ki Türkiye İstihbarat gibi hayati önemi haiz bir konuda halen yeterince gelişme sağlayamamış olup gerek dış kaynaklı istihbarata muhtaç olma hali ve gerekse mevcut istihbarata karşı önleyici tedbirlerin alınması noktasındaki zafiyetleri sürmektedir.

Değerli düşünürler,

Bahis konusu zafiyetimize ilişkin olarak göze çarpan en önemli husus Türkiye'de istihbarat kaynaklarının organizasyon yapısı ve işbirliği konularındaki kopukluklar, kurumlar arasındaki nüfuz mücadelesi ve güven sorunudur. Konu milli güvenlik ve beka ise gerisi teferruat olmalı ve tüm istihbarat yeteneklerimiz birleştirilerek merkezi bir komuta yapısı altında karar ve icra makamlarının hizmetine sunulmalıdır.

Böylece gelecekte yanlış istihbarat ve gecikmiş/yetersiz karşı tedbirler nedeni ile benzer faciaların yaşanması engellenebilir .

Saygılarımla
Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS