Elvan Göknel Karaçay

Komik kız Bendeniz Elvo

Benim kesinlikle, el becerim yoktur. Bununla övünüyor muyum, hayır asla. Sadece, kendimin bu özelliğini kabullendim. Zaten, aşırı sakarım. Hafifte telaşlıyım, bunları birleştirince, acayip komik şeyler başıma geliyor. Tek üzüldüğüm nokta ise, etrafımı az biraz yoruyorum. Ama, onlar da benimsedi bu halimi.

İlkokuldayken elişi derslerinde, mutlaka bir bahane yaratır, kaçardım. Ya elişi dolabını toplardım, ya da dolabı temizlemeye girişirdim. Düğme bile dikemem, ha dikerim ama, Allah ne verdiyse. Çok sağlam dikerim, o ayrı.

Birtek evin salonunda ki katlı perdeleri söküp takabiliyorum. İçinde demir çubuklar var, düğümlü ipler var. Yani, sökmesi dert, takmasıysa ayrı dert. Onu nasıl yapabiliyorum, hala Murat bile anlayabilmiş değil.

Misal, yemek yapıyorum diyelim ne soğanı, ne domatesi, ne sebzeyi, ne de biberi düzgün doğrayamam. Haa, lezzeti nefis olur.

Fakat, dekorasyondan, sofra süslemesinden anlarım. Her türlü kumaştan, masa örtüsü - peçete, yaptırabilirim.

Döşemelik kumaş, perde kumaşı hiç fark etmez. Aklınıza gelmeyecek malzemeleri bir araya getirip, şahane bir sofra kurarım.

Uydurma yemekler yapmayı çok severim. Misal, geçen gün kırmızı mercimek çorbası yapacağım, evde maydonoz kalmamış. Çorbalara, pirinç - yağ - patates - havuç koymam. Ama, kereviz yaprağı, mutlaka eklerim. Kuru naneden hiç şaşmam, kırmızı soğan varsa onu tercih ederim. Baktım, buzdolabında iki tane çarliston biber var. Yemeklik soğanı, ve biberi attım içine, amanın bir güzel oldu. İçmelere doyamadık.

Deneyin, pişman olmazsınız.

Uzun lafın kısası, herşeyde biraz kural dışıyım. Varsın, bu da böyle olsun diyenlerdenim. Hayat zaten yeteri kadar zor, onu renklendirmekte bizlere düşüyor.

* * * * *

KOCAMAN MASALAR

Büyük masaları severim ben, diktörgen uçsuz bucaksız olanlarından hani. Nasıl da güzel sofralar kurulur, şölen misali. Kalabalıkları sever böyle masalar, eş, dost, akraba, bir uçtan diğer uca, avaz, avaz konuşursunuz. Hani, İtalyan filmlerinde, o masa etrafında yaşanan yemek sahneleri vardır ya, işte bahsettiğim, tam da böyle bir şey. Yeri gelir yalnız da oturursunuz, ama o sesler hep kulaktadır, yıllar gecer, yutar bütün sırları. Ah bir dile gelse de konuşsa, kimbilir neler anlatır neler. Kâh gözyaşlarıyla ıslanmıştır, kâh kahkahalarla çınlamıştır.

Hele ki, mutfağınız böylesi masayı alabilecek kadar büyükse, kaparsınız oklavayı hamur açarsınız, dolma sarasınız, ımmm ne şahane yemekler yapılır üzerinde. Sabah kahvesi, ve dedikodu için de çok uygundur.

Gün gelir, eskidi atsam mı der sonra vazgeçersiniz, evde herşey değişir ama o masa asla. Tamir olur, bakıma yollarsınız, masa yıllarca, öylece durur yerli yerinde.

Evinizde, böyle bir masa varsa, sakın kıymayın, dursun yerli yerinde yaşasın sizinle, yaşayabildiği kadar.

******************

LÜGAT 365
"BAZI KELİMELER ÇOK GÜZEL" ..
.

Uzun zamandır herkesin dilinde bu kitap var. Kesinlikle tavsiye ediyorum, bu kitabı. İsminden de anlaşılacağı gibi, her güne bir kelime var bu kitapta. Aralarda da, kitaplardan kısa alıntılar...

Bugün ilk kelimeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Haftaya da ikincisini paylaşmak niyetindeyim.

"Teşebbüs"

Kolları sıvamak. Açık bir niyetle bir işe girişmek. Dilimize Arapçadan geçmiştir. Bazı kaynaklarda yapışıp tutma, bırakmama anlamlarına geldiği de rivayet edilmektedir.

* * * * * 

Bugün, keyfimizi hiç kimselerin bozamayacağı, güzel bir sabah, ve de gün diliyorum, Sevgili Evrenden hepimize .

Haftanın ortasından komacan günaydınlar hepimize.

Pazartesiye kadar hoş kalın, hoşça kalın.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS